Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2015 Pazartesi

Dizi Günlüğü (Kısa Kısa #13)


Nedense son zamanlarda Umut'la yeni keşfettiğimiz ve şahane başlangıç yaptığını düşündüğümüz hemen hemen tüm dizilerden birkaç bölüm sonra sıkılıyor ve izlemeyi bırakıyoruz (örneğin: pek bir övülen Mr Robot ve Daredevil). Aynı durum halihazırda takip ettiğimiz dizilerin bir kısmının yeni sezonları için de geçerli. Televizyon dizileri altın çağını, ülkemiz de son yılların herhalde en karanlık çağını yaşarken, dizilere ve güzel kaçışlara her zamankinden çok ihtiyaç duymamıza rağmen çoğu yapıma burun kıvırıp kurak bir dönem geçirdiğimiz şu günlerde, bu yazıda tanıtacağım diziler ilaç gibi geldi bize. Gerçi bilmem ki bunları alıştığımız dizilerle aynı kefeye koymak ne kadar doğru olur - biri mini dizi, diğeri çizgi dizi, öbürü gizli kamera şakası programı. Olsun. Bu dörtlüye ayrı ayrı bayıldık, bayılıyoruz. İzleyecek yeni bir şeyler arayışındaysanız buyrun:

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Film Günlüğü (Kısa Kısa #12)

Son zamanlarda blog tutmaktan koptukça koptuk. Ne kadar süre uzak kalırsanız o kadar çok uzaklaşıyorsunuz, dönmek gitgide daha zor geliyor. Zaten bir heves olarak başlıyor, epeyce bir zaman yiyen bir eylem olduğu için de o heves gelip geçiyor, yerine başka şeyler koyuyorsunuz, çünkü hayatta yapacak şey her zaman çok, ama onları yapacak zaman bulmak hep güç. En azından Umut'la bize böyle oldu. Tabii artık devrin bir hayli değiştiği, uzun blog yazılarının hiç okunmadığı, eğer görsel ağırlıklı değilse blogların bir çoğunun tarihe karıştığı gerçeği de var. Sonuç olarak, Kediler ve Kitaplar'ı istemeyerek de olsa çok ihmal ettik sevgili okurlar (tabii hâlâ varsanız). Bu bir dönüş yazısı mı bilemiyorum, büyük ihtimalle değil, ama işte, burayı tamamen terk etmedik, kırk yılda bir de olsa güncelliyoruz bakın, deme şeklimiz belki.



The Truth About Emanuel, Jessica Biel, Kaya Scodelario ile Alfred Molina'nın başrollerini paylaştığı etkileiyci gizem/gerilim filmi. Babası ve üvey annesiyle yaşayan, 18'ine girmek üzere olan Emanuel'in annesi, onu doğururken ölmüştür. Yanlarındaki eve yeni taşınan, annesine de epeyce benzeyen bekar anne Linda'ya uzaktan hayranlık besleyip, onu belki biraz da sağlıksız ölçüde ölmüş annesinin yerine koyan kahramanımız, boş zamanlarında Linda'nın bebeğine bakıcılık yapmayı teklif eder. Bu iş başlarda çok kolaydır çünkü bebek telsizinden gelen seslere göre bebek uykusundan uyanmadığı sürece Emanuel'in onun odasına girmesine gerek bile yoktur. Fakat en sonunda Linda'nın bebeğiyle tanışması gerektiğinde, işler çok tuhaf ve şaşırtıcı bir hal alır.

28 Ağustos 2013 Çarşamba

Before Sunrise, Sunset & Midnight


20'li yaşlardaki Amerikalı Jesse (Ethan Hawke), uzun bir Avrupa yolculuğunun son durağında, bir Eurail treninde, Fransız öğrenci Celine (Julie Delpy) ile tanışır ve sohbete koyulur. Tren Viyana'da durduğunda Jesse, Celine'e Paris'e devam etmek yerine onunla birlikte trenden inmesi, ertesi günkü uçağının kalkış saatine kadar ona arkadaşlık etmesi teklifinde bulunur, Celine de kabul eder. Birlikte Viyana sokaklarında hayatları boyunca unutamayacaları bir gece geçirirler.

1995 yılında çekilmiş filmin büyük kısmı, Celine ve Jesse arasındaki -bir kısmı doğaçlama havası veren- konuşmalarla geçiyor. Filmin yazar ve yönetmeni Tape, Dazed and Confused ve Waking Life gibi filmlerin yönetmeni Richard Linklater olunca, iki karakter arasında geçen güçlü diyalogların doğallığı ve gerçekçiliğine şaşmamak lazım. İkili politikadan, tarihten, aşktan ve cinsellikten bahsede bahsede sokakları arşınlarken birbirlerine aşık oluyorlar, biz de hem gezindikleri şehre, hem de tüm kusurlarına rağmen onlara aşık oluyoruz.

23 Kasım 2012 Cuma

Kısa Kısa #11 (Kitap Fuarı Özel)

İlk defa okuduğum değil de okuyacağım kitaplar hakkında bir yazı yazacağım burada, nasıl olacak acaba? Bunlar Tüyap'tan aldığım ve önümüzdeki haftalarda büyük bir hevesle okuyacağım kitaplar oluyor -bu arada fuara son gelişimiz birkaç sene önceydi ve Umut orada karşılaştığı çileli müşteriler üzerine şu linkte bir hayli eğitici ve güldürücü bir yazı yazmış idi. Onu geçemeyeceğimi bildiğimden, kendi yazımı minik kitap tanıtımlarıyla sınırlı tutmaya karar verdim. Bir de çocuk kitapları yayımlayan dini yayınevlerinin ne kadar ama ne kadar artmış olduğuna ve hafta içi fuara sınıflarını olduğu gibi gönderen okullar sayesinde Tüyap'ın çığlıklarla dolu adım atılmaz bir çocuk bahçesine döndüğüne dair gözlemimi sıkıştırayım araya.  Sevgili Judy'nin yöntemini izleyerek (zaten bu yazıya da ondan özendim) aldığım kitapları yayınevlerine göre grupluyorum. Kitapların adlarına tıklayınca, yayınevinin web sitesine, ilgili kitabın sayfasına gidiliyor. Buyrunuz, iş bu seneki fuarın ganimetleri:

YKY

31 Temmuz 2012 Salı

Film/Kitap Günlüğü (Kısa Kısa #10)

(La Belle Personne, Les Chansons D'Amour, 47 Numaralı Kamara, The Squid and the Whale, The Avengers, Secretary, The Cabin in the Woods, Atonement)


23 Temmuz 2012 Pazartesi

Film/Kitap Günlüğü (Kısa Kısa #9)

(Ne Le Dis A Personne, Another Earth, A Dangerous Method, Ils, Karanlık Fotoğraf, Bayan Kimble, Zaman Çarkı, Mektup Aşkları)


16 Temmuz 2012 Pazartesi

Dizi Günlüğü (Kısa Kısa #8)


13 bölümlük ilk sezonunun ardından düşük reytingler nedeniyle iptal edilen Awake, çok kısa sürmüş olsa da kaliteli dizi yokluğunda bize hoş zaman geçirtti, bundan sonra kadrosunda Jason Isaacs olduğu sürece her şeyi izlemeye hazırım artık zaten (bakınız bir sonraki paragraf). Konusu kısaca şöyle: Dedektif Michael Britten, bir gece karısı ve oğlunun da içinde olduğu bir araba kazası geçirir ve bu kazayla birlikte gerçeklik algısı ikiye ayrılır: birinde karısının öldüğü ve oğlunun sağ kaldığı, diğerinde ise oğlunun hayatını kaybedip karısının yaşadığı iki farklı gerçeklikte yaşamaya başlar Britten ve bu dünyaların hangisinin gerçek, hangisinin rüya olduğunu bilemez, bilmek de istemez. Derken iki tarafta da uğraştığı suç vakaları içiçe geçmeye başlar, ve tabii olaylar gelişir. Son derece haksız iptal kararı nedeniyle dizi finaliyle değil sezon finaliyle biten Awake yine de izlenebilir bence, gayet başarılı final bölümü sayesinde seyircide bir tatmin hissi oluşturarak bitiyor.

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Kitap Günlüğü (Kısa Kısa #7)


Biri çocuk yaşta zorla bir tarikat şeyhinin oğluyla evlendirilen, biri de annesi ölü, babası hapiste kimsesiz bir mezarlık çocuğu olmak üzere iki farklı Derda'yla ilgili ve Hakan Günday'ın alıştığımız tarzından da bir hayli uzak olan Az, yılın en iyileri anketimizde birinci olmuştu. Okurların verdiği ödüllerin galiplerine film, dizi ve oyun alanlarında katılsam da edebiyatta pek katılamadım; sadece bizim ankette değil medyada da "yılın en iyi kitabı" gibi ödüllere layık görülen Az, benim için okuması keyifli, bilhassa ilk yarısı çok ilginç ve sürükleyici bir kitap oldu son kertede, hepsi bu. O kadar ciddiye alınacak bir eser gibi göremedim kendisini. Kitabın kopardığı tantanadan da, Hakan Günday'ın kaleminin geçirdiği değişimden de çok haz ettiğimi söyleyemeyeceğim. Ekşi Sözlük'te pinup isimli kullanıcı "Bence edebiyatımıza bir tane Elif Şafak yeter, daha da artmasın." diye bir yorum yapmış, al benden de o kadar.

10 Temmuz 2012 Salı

Film Günlüğü (Kısa Kısa #6)

(Miss Bala, The Awakening, Hugo, Last Night, Life in a Day, Submarine)


9 Temmuz 2012 Pazartesi

Film/Kitap Günlüğü (Kısa Kısa #5)

(22/11/63, Cafe de Flore, Öptüm Seni, Life's Too Short, Şahane Hatalar: Talihkuşu, Darbareye Elly, Kancık, Botanicula)