İngiliz Dizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiliz Dizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2012 Salı

Effy Stonem

Tüm zamanların en karizmatik, en "cool" tv karakteri olabilir Effy Stonem. Gerçi daha Skins'in 3. sezonundayım, Effy'nin jenerasyonu yeni başladı, artık sadece arada bir görünen kızkardeş olmayacağı için el mahkum konuşmak zorunda kalacak ve o gizemli, esrarengiz havasından bir şeyler yitirecek diye tahmin ediyorum. Olsun. Ne olursa olsun benim için gelmiş geçmiş en havalı dizi karakteri olarak kalacak. (Görsellerin tümü hareketli olduğundan tam yüklenmeleri için biraz beklemeniz gerekebilir.)


20 Şubat 2011 Pazar

Misfits


Bafta ödüllü İngiliz dizisi Misfits, son yıllarda izlediğim en komik, en orijinal, en eğlenceli dizi. Bu şahane yapımın sadece iki sezon ve 13 bölüm olması koca bir şaka gibi. Neyse ki devam ediyor ve 2011'in sonbaharında üçüncü sezonla hayatlarımızı güzelleştirmeye devam edecek. O zamana kadar da mümkün olduğunca çok insanı Misfits'ten haberdar etmeyi kutsal bir görev haline getiriyor ve ilk adımı bu yazıyla atıyorum!

Pek de ağır olmayan suçlar işlemiş ve sonuç olarak hapisten yırtmış, ama birkaç ay boyunca kamu hizmeti cezasına çarptırılmış beş gencimiz var. Kamu hizmetlerinin ilk gününde tuhaf bir fırtına çıkıyor ve beşine birden yıldırım çarpıyor, bunun üzerine de zamanı geriye alabilmek, insanların aklından geçen düşünceleri okuyabilmek, görünmez olabilmek ve dokunduğu kişileri şehvetten deliye döndürebilmek gibi doğaüstü güçlere sahip oluyor genç suçlularımız. Böyle bir konuyla karşılaşınca, ABD yapımı fantastik dizilerdeki aşırı steril, yapay, heroic karakterlerle büyümüş bir gençliğin gururlu üyeleri olarak aklımızdan bu insanların kötülüklere savaş açıp dünyayı kurtarmaya girişeceği geçiyor hemen. Ama hayır, Misfits'teki karakterlerin hiç böyle bir dertleri yok. Nitekim Nathan'ın pilot bölümün sonunda söylediği gibi, "Öyle şeyler Amerika'da olur". Bizim misfitler İngiliz, ve benzer dizilerin çekildiği Amerikan yapımlarındaki karakterlere göre çok daha komik, çirkin, pis ve çok daha az karikatürize, kahramanvari ve "ahlaklı"lar. Yani çok daha gerçekçiler, çok daha insan gibiler. Dünyayı kurtarmaya girişmek yerine, her gün turuncu tulumlarını giyip, çöpleri toplamaktan parklardaki bankları boyamaya çeşit çeşit, keyif keyif görevler içeren işlerini yapmaya devam ediyor, o arada da hayatlarını sürdürebilmeye çalışıyorlar. Hepsi bu.