İptal Olmuş Diziler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İptal Olmuş Diziler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Eylül 2013 Pazar

The Borgias


Rönesans döneminde papa olmak nasıl bir şey merak etmiş miydiniz? Kabul ediyorum, bu kadar spesifik sorunca evet cevabı veren çok olmayabilir ama soru sorulduktan sonra bence merak etmemek mümkün değil. Hem sıradan bir papanın değil, tarihe geçmiş belki de en tartışmalı papa olarak bilinen Alexander VI, yani gerçek adıyla Rodrigo Borgia ve onunla birlikte ismi cinayet, hırsızlık, tecavüz, rüşvet ve ensest gibi kavramlarla anılan ailesinin hikayesi bu.

18 Şubat 2012 Cumartesi

Party Down


Dizi, Los Angeles'taki bir catering şirketinin çalışanlarının üzerine yoğunlaşıyor. Bu çalışanların tümü de para kazanmak için bu işi zorunluluktan yapan, aslında birer oyuncu/senarist/komedyen olmaya çalışan, genelde Hollywood film ve dizilerinde figüran ya da ceset rolünden öte iş bulamayan, bulduklarında da düşüşleri yükselişlerinden çok daha hızlı gerçekleşen başarısız bir avuç insan. Her bölüm, şirketin yemeklerini hazırladığı bir başka etkinlikte geçiyor, bölüm adları da o etkinlikler üzerine: James Ellison'ın Cenazesi, Taylor Stiltskin'in 16. Yaşünü, Stennheiser-Pong Nikah Daveti, Nick DiCintio'nun Orji Gecesi, James Rolf Lisesi'nin 20. Yıl Buluşması gibi. Tabii hiçbir etkinlik pürüzsüzce geçip gitmiyor, her zaman renkli karakterlerden oluşan konuklar, halihazırda zaten rengarenk karakterlere sahip oyuncu/garsonlarımızın hayatlarına ucundan kıyısından değince bir hayli komik diyalog ve olaylar çıkıyor ortaya.

15 Şubat 2012 Çarşamba

Wonderfalls


Bugünkü "iptal edilerek harcanan" dizi, 2004 yılında yayınlanan ve tek sezonda fişi çekilen komedi/dram Wonderfalls. Kahramanı, birkaç yıl önce prestijli bir üniversitenin felsefe bölümünden mezun olmuş, ama şu an bir hediyelik eşya dükkanında tezgahtarlık yapan, bir karavanda yaşayan, her türlü sorumluluktan bucak bucak kaçan, sevgilisiz, hobisiz, amaçsız, kayıtsız, duyarsız, suratsız ve aksi hatun kişi Jaye (Caroline Dhavernas). Derken bir gün, oyuncak hayvanlar Jaye'le konuşmaya ve garip şeyler yapmasını söylemeye başlıyorlar. Bunlar, Jaye'i o an için zor duruma sokan saçmasapan hareketler gibi görünse de, her bölümün sonunda parçalar birleşiyor ve oyuncakların direktiflerine uyduğunda Jaye'in dünyanın "daha iyi" bir yer olmasını sağladığı ortaya çıkıyor. Tabii aynı zamanda bu emirleri dinlemek, Jaye'i ve her bir üyesi birbirinden çatlak ailesini, en yakın arkadaşını ve hoşlandığı barmen çocuğu da absürd ve komik durumlara sokuyor.

13 Şubat 2012 Pazartesi

Pushing Daisies


Bir ya da iki sezon çekildikten sonra yayınlandığı kanal tarafından anlaşılmaz nedenlerle iptal edilen, iptal edilince de fena halde ziyan olan 10 dizi listesi yapmıştım iki yıl önce. O zamandan beri, çekimlerine son verilmemiş olsa şahane birer diziye dönüşme potansiyeli taşıyan, hatta bu yarım kalmış halleriyle bile uzadıkça uzayan pek çok tv dizisinden çok daha nitelikli birer yapım olan üç dizi daha keşfettim. Blogda bu haftayı tümünü hararetle önerdiğim bu dizilere ayırıyorum, yazarlarına konuları toparlama fırsatı verilmeden yayından kaldırıldıklarını bile bile izlemek buruk olsa da harcadığım zamana değdi çünkü – kısa sürmüş de olsalar çok eğlenceli diziler hepsi. İlk yazıda aralarında en bilindik, en popüler olan, 2007'de yayın hayatına başlayıp ikinci sezonunda sonlandırılan Pushing Daisies var.

31 Ekim 2011 Pazartesi

Veronica Mars'ı Neden Seviyorum

Gelmiş geçmiş en iyi dizilerden biri olan Veronica Mars'ı hâlâ izlemediyseniz, işte başlamak için birbirinden geçerli 15 neden:

1- Sıkıcı mı sıkıcı NCIS ve CSI'lardan geçilmeyen bir dünyada dedektifliği hem inandırıcı, hem karizmatik hem de eğlenceli gösteren, çok ama çok zekice bir dedektif dizisi olması
2- Mükemmel müzikleri
3- Pek bir hızlı akan olağanüstü komik diyalogları
4- Üç boyutlu, asla tamamen iyi ya da tamamen kötü olmayan, feci gerçekçi karakterleri
5- Süper kastı yetmezmiş gibi tadından yenmeyen konuk oyuncuları — Amanda Seyfried'den Alyson Hannigan'a, Charisma Carpenter'dan Lucy Lawless'a, Leighton Meester'dan Jane Lynch'e kimler kimler.


30 Nisan 2010 Cuma

In Treatment



Israil yapımı bir diziden uyarlanan In Treatment, alıştığımız dizilerden çok farklı. İki sezonu da (şu an ara vermiş durumda, üçüncü sezonu önümüzdeki yıl yayınlanacak) haftanın beş günü, her gece yarım saatlik bölümler halinde HBO’da yayınlanmış. İlk sezon 43, ikinci sezon 35 bölümden oluşuyor. Her bölüm, bir psikoterapist olan Paul’ün (Gabriel Byrne) hastalarıyla yaptığı seanslardan ibaret. Her sezona dört farklı hasta düşüyor. Pazartesi günü biri, ertesi gün bir diğeri şeklinde cumaya kadar onları izliyoruz, cuma günü ise hasta koltuğunda bu sefer Paul’ün oturduğu bir başka seans izliyoruz. Evet, sadece tek bir mekanda ve inanılmaz sınırlı sayıda karakterle geçiyor In Treatment. Sadece konuşuyorlar. Ve ben "2000’lerin En İyi 20 Dizisi" yazısındaki dizileri keşke bu diziyi keşfettikten sonra oluştursaymışım, diye hayıflanıyorum. O listeye tepelerden bir yerden girerdi, kesin.

Başroldeki Paul’ü, Usual Suspects filminden anımsayabileceğiniz İrlandalı aktör Gabriel Byrne canlandırıyor, ki kendisi benim çocukken video kasetini kiralayıp her nedense onlarca kez keyiften dört köşe olarak izlediğim Gothic isimli korku filminin başrollerinden birindeydi, bir nevi çocukluk kahramanım haline gelmişti o karakterle ve o aksanla. In Treatment’ta olağanüstü bir performans sergiliyor, nitekim geçtiğimiz yıl Altın Küre’yi götürmüş dizideki oyunculuğuyla.

13 Aralık 2009 Pazar

İptal Edilerek Harcanmış 10 Dizi

Bu yazıda bahsedeceğim diziler, yayınlandıkları kanal tarafından uyduruk bir nedenden iptal edilene kadar, hızla birer cevher olmaya gidiyorlardı... Uzatmaları oynayan diziler cephesi ise dolup taşıyor; Ghost Whisperer ve Smallville örneğin, biri 5., diğeri 9. sezonunda. Charmed denen kıytırık cadı dizisi ise tam 8 sezon çekildi. Bu aptal dizilere seyirci ve para -ki hepsinin bütçesi birbirinden yüksek olmalı çünkü büyülü, hayaletli, bol efektli diziler- bulunuyor da, Firefly'a örneğin, 1 sezon bile şans verilmiyor. Tek bir sebebi olabilir bunun: seyirci salak. Salak olduğu için de Charmed ya da Ghost Whisperer gibi senaryo yoksunu bol efekt ve göğüs+bacakla dolu dizileri ağzı bir karış açık izlerken, Veronica Mars'a yetişemiyor, ne yapsın, kafası basmıyor... O kadar ayrıntı, karışık olaylar, hızla akan ve içindeki her cümlenin bir başka anlama sahip olduğu diyaloglar, özenle oluşturulmuş bir kurgu, allah aşkınıza nasıl yetişebilir ki zavallı izleyici bunların tümüne birden aynı anda?!

Böyle deyip bırakmak çok rahatlatıcı olurdu, ama yapamıyorum, çünkü bazı diziler için geçerli olsa da bu, çoğu için değil... Eğer seyircinin kafası House'a basıyorsa V. Mars'a da basmalı, eh, House'ın reytingleri ortada, demek şu dünyada IQ'su bir hipopotamınkinden yüksek olan insanlar da televizyon izliyor. Öyleyse bu dizilere ne oldu? Ne? Örneğin Angel tam da reytinglerinin en yüksek olduğu sezonundayken niçin iptal edildi? Üstelik bir Freaks and Geeks'ten farklı olarak mainstream bir dizi sayılmaz mıydı? Bilmiyorum. Kanalların başındaki adamların aptallığına verebiliyorum sadece, başka sebep bulamıyorum. Önemli olan tek şey şu: bu diziler ilk ya da ikinci sezonlarında iptal edilmek yerine rahat bırakılmış olmalıydılar. Buyrun listeye geçelim.

1. Firefly

8 Aralık 2009 Salı

Battlestar Galactica'nın Prequel'i: Caprica

Bilmeyenler için, Battlestar Galactica: 1970'lerde de aynı adla çekilip yayınlanmış bilimkurgu dizisinin 2003'teki yeniden çevrimi. Mini-dizi olarak başladı, 4 sezon sürdü, geçtiğimiz sene bitti. Gelmiş geçmiş en iyi TV dizilerinden. Caprica: Bu dizinin prequel'i, yani bu diziden doğan, BSG'nin bir nevi spin-off'u olan ama BSG'den önceki olayları anlatan dizi. Battlestar'ın 60 yaşındaki amirali Adama, Caprica'da 10 yaşlarında bir çocuk.

Caprica'nın pilotunun DVD'si geçtiğimiz yıl, yanılmıyorsam Ocak ayında çıktı (BSG'nin finalinden hemen sonra). Asıl sezon 2010 Ocak ya da Şubat'ta başlayacak. Dizinin pilotuyla diğer bölümleri arasına uzun bir zaman aralığı girmesin diye sabredip izlememiştim ilk bölümü; geçtiğimiz haftasonu artık dayanamadım ve izledim, ne de olsa 1 ay gibi bir zaman kaldı başlamasına. İlginç olan şu ki, izlediğim 90 dakikalık bölüm aslında dizinin ilk bölümü değil, sadece DVD için çekilen film versiyonuymuş. Bu versiyon TV'de hiç yayınlanmayacak, DVD'nin alacağı (aldığı) tepkilere göre pilot bir anlamda baştan çekilecek, ya da belki bazı sahneler çıkacak, bazıları eklenecekmiş.

Caprica, anasından çok farklı bir dizi olacağa benziyor. Battlestar Galactica'nın başlangıcındaki olayların 60 sene öncesinde geçen dizi, iki ailenin yaşamı üzerinden ilk Cylon'ların yaratılışını konu alıyor. Bölümün başlarında bu iki ailenin gündelik hayatını görüyoruz: Graystone ve Adams ailesi. Joseph Adams (ya da Adama) BSG'de duyduğumuz büyük insan hakları avukatı olmaktan çok uzak (Çok uzak da ne peki? I-ıh, spoiler vermemeye çok kararlıyım). Daniel Graystone ise (ki bu karakteri canlandıran amca oyunculuk babında aşmış) zengin bir bilgisayar dahisi, karısı ve kızıyla birlikte yaşıyor -ki bu kız da babası gibi bir dahi. Dizi bu iki aileyle ilgili gibi görünüyor ama aslında konu olarak yapay zeka, sanal gerçeklikler, dinci bağnazlar ve suç şebekelerini merkeze alıyor.