Pis Oyunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pis Oyunlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ocak 2012 Çarşamba

Skyrim'in İncileri


The Elder Scrolls V: Skyrim, piyasaya çıkalı daha iki ay olmasına rağmen inanılmaz popüler olmuş, deli gibi yayılmış bir rpg. Sanki bilmeyen kalmış gibi burada ona künye hazırlayıp tanıtımını ya da incelemesini yapmak tuhaf olacaktı, detaylara dair farklı bir dosya hazırlamaya karar verdim bu nedenle. Bizim yıl sonu anketimizde birinci oldu bu oyun, ki bana da sorsalar, bu yıl oynadığım oyunlar arasında en iyisi seçerim kendisini. Yazıda kullandığım görsellerin tamamı kendi oyunumdan elcağızımla aldığım capture'lar, tıklayıp büyük boyutta görüntüleyebilirsiniz. Hızımı alamayıp bir de güzel manzaralar postası hazırladım, o da bugün Pek Güzel Şeyler'de.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Online Oyunlar 6: İğrenç Oyunlar

Bu anormal yazın katlanılmaz sıcağı altında girişle falan uğraşmadan hemen konuya geçelim: Bu yazıda kanlı sidikli kusmuklu oyunlar bulacaksınız. Tabii ki birçok oyunda özellikle kan ve şiddete rastlamak zor değil, fakat bu yazıda özellikle grotesk öğelerin merkezde olduğu oyunları seçmeye çalıştım. Seçtiğim her oyunun bana hitap ettiğini söyleyemem, bazı oyunları kendi zevkimden çok başlığa uygunluklarını düşünerek seçtim, konunun iğrençlik olduğu göz önüne alınırsa bu da normal olsa gerek :) Buna rağmen buradaki birçok oyunu grafik anlamda iğrenç bulmayabilirsiniz açıkçası, bazıları konularını normalde iğrenç kabul ettiğimiz şeyler üstüne kurmuş olsalar da cartoony çizgi stilleriyle daha çok Nickelodeon'dan fırlamış gibi duruyorlar ("Aaah!! Real Monsters'ı" hatırlayan var mı? İnsanların ayak tırnakları para sayılıyordu canavarların dünyasında). "Neden insanlar böyle şeylerden eğlenir" ve "neden birisi yellenince güleriz?" gibi soruların cevaplarını en iyi sosyal bilimlerle uğraşan insanlar verecektir herhalde. Tabii ki, serinin diğer yazılarında olduğu gibi, bu konuyu işlemenin temel amacının insanları iğrendirecek şeyleri değil eğlendirecek şeyleri paylaşmak olduğunu, bütün bunların gerçek olmadığını ve oyun olduğunu, basit anlamda eğlence sunmak için yapıldıklarını akılda tutmakta fayda var. Standart uyarıyı geçeyim; eğer belli bir yaşı aşmamışsanız (18?) veya bu tarz içerikten rahatsız olacak bir karaktere sahipseniz veya kalp rahatsızlığı gibi şikayetleriniz varsa bu oyunlara göz atmayın. Eğer bu oyunlara bakıp eğlence amaçlı olduğunu idrak edemeyecek kapasitedeyseniz, içeriklerini çok ciddiye alıp gerçek hayatta uygulamayı falan düşünecek kadar uçmuşsanız, içinde bulunduğunuz sağlıksız ruh durumunun yarattığı sonuçlardan dolayı hiçbir sorumluluk kabul etmiyoruz.

The Last Stand 2


4 Aralık 2009 Cuma

Call of Duty : Modern Warfare 2

İnceleyecek bir sürü oyun dururken MW2'yi seçmenin çok iyi bir karar olmadığının farkındayım, keza:

1) Bu tarz oyunlarla ilgili olan zaten bu oyunu çoktan oynamıştır.
2) Şu zamana kadar ilgisiz olan adam da, bu saatten sonra "aa bu neymiş" deyip bakmaz.

Kısacayı bu yazıyı da kendimi eğlendirmek için yazmaktayım sevgili okuyucu. Öte yandan nihayet popüler ve güncel bir oyunla ilgili yazı yazıyor olmanın verdiği ferahlık da yok değil. Yine de 2. maddeye dahil edilebilecek olanlar için not düşeyim, bu önünüze çıkan çoğu şeyi vurmaya çalıştığınız oyunlardan. İşin ilginci ben hangi gruba dahilim bilmiyorum, FPS severim ama uzun süredir oynamamıştım (yaşlanma belirtileri), bu da ilk oynadığım COD oyunu açıkcası. [Kısaltmalardan sıkılanlar için, Modern Warfare 2 (MW2), Call of Duty (COD) serisinin 6. oyunu]

Modern Warfare 2'nin şimdiye kadar çıkmış en iyi FPS (First Person Shooter) olduğu çoğu yerde konuşulmakta zaten. Muhteşem grafikler ve Hans Zimmer'ın müzikleri eşliğinde sinematik (bu lafa da yapıştım, farkındayım) deneyim denen şeyin dibine vurmuş adamlar. Single player oynanan kısmı inanılmaz kısa olmuş, toplam saatini saymadım ama kasarsanız toplam bir gecede bitirilebileceğiniz bir oyun çıkmış. Ama special-ops opsiyonu bu deneyimi uzatıyor, farklı zorluk seviyelerinde stand-alone görevleri oynayabiliyoruz. Multiplayer oynama şansım olmadı ama deli gibi eğlenceli olduğunu tahmin etmek zor değil.

17 Kasım 2009 Salı

En Çok Bağımlılık Yaratan Bilgisayar Oyunları

Sadece 5 oyunluk bir liste bu, ama bu 5 oyunun başında toplam olarak net 1000 saatten fazla harcadım, demek mühim oyunlar bunlar. Ya da belki uzak durulması, bucak bucak kaçılması, önceden bilinmiyorsa hiç başlanmaması gereken oyunlar... Tiryaki oluyorsunuz aksi takdirde. Hıh, pis zaman yiyici şeyler. [Bu arada bu listeyi objektif olmaya çalışarak yapmadım, gayet kişiseldir. WoW'a da asla bir şans vermiycem, hayır.]

Vampire: The Masquerade - Bloodlines
Anlamadığım bir şey var: Eğer bir oyun CM ya da Sims gibi teoride sonsuza dek sürebilirse, oyuncu da onu yıllar boyu oynayabilir. Ama bir başı bir de sonu olan bir oyun tekrar tekrar, baştan sona, hiçbir görevi atlamayarak, alınan haz hiç mi hiç eksilmeden oynanabilir mi? Bloodlines'sa söz konusu oyun, oynanıyor. Çıktığından beri hiç sıkılmadan her sene baştan başlıyor, tamamlamadan bırakmıyorum, 5 kez oynamış olmalıyım bu oyunu ki bilen bilir, hiç mi hiç kısa bir oyun değildir. Hatta ilk oynayışımda hikaye sonlara yaklaştığında, haritada çok fazla yeni yer açıldığında ve zaten o zamana göre bilgisayardan çok şey isteyen bu oyunun yükleme ekranları bir şarkı uzunluğunda sürmeye, yağmurlu havada sokaklarda koşan Malkavian'ınız zıplamak yerine yavaş çekim yürümeye başladığında, sadece Bloodlines'ı rahat rahat oynayabilmek için makinemi yenilediğimi hatırlıyorum. Evet artık vakti gelmişti, gene de yeni bilgisayar almamın asıl nedeninin bir oyun olması biraz acı.