
Belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Belgesel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18 Kasım 2010 Perşembe
17 Kasım 2010 Çarşamba
16 Kasım 2010 Salı
15 Kasım 2010 Pazartesi
Mağaralar ve Sığ Denizler
Yeryüzü belgeselinin görüntülerinden oluşan dosyaya pek ilgi gelmeyince kalan bölümleri tek tek hazırlamakla uğraşmayalım demiştik Umut'la, ama görsel açıdan o kadar çarpıcı bir dizi ki Planet Earth, izlerken deli gibi screenshot almayı bırakamadık. Almışken yayınlamamak da olmaz, hem arşiv arşivdir :) Başta planladığımız gibi daha uzun bir zamana yaymak yerine arka arkaya yayınlayarak bu hafta içinde hemencecik bitirmeyi, bir de her bölüme ayrı bir yazı ayırmak yerine tek kayda iki bölümü sığdırmayı kararlaştırdık. Bugünkü görseller Mağaralar (Caves) ve Sığ Denizler (Shallow Seas) adlı bölümlerden.


4 Kasım 2010 Perşembe
28 Ekim 2010 Perşembe
Dağlar
Bu görüntüler, Planet Earth'ün ikinci bölümü Mountains/Dağlar'dan. Eğer kaçırdıysanız, ilk bölüme ait görseller ve Çavlan'ın giriş yazısı: Bir Kutuptan Diğerine


26 Ekim 2010 Salı
Bir Kutuptan Diğerine
From Pole to Pole yani Bir Kutuptan Diğerine, Planet Earth/Yeryüzü belgeseli serisinin ilk bölümünün adı. Bu yapımın tagline'ı "Dünyayı daha önce hiç böyle görmediniz" imiş, gerçekten de görmemişiz. Şimdiye dek televizyon belgeselciliğinde hiç kullanılmamış bir teknolojiyle ve inanılmaz bir bütçeyle çekilen belgesel, dünyadaki olağanüstü mekanlar, bitki örtüsü ve vahşi yaşama, daha önce hiç görülmemiş hayvan davranışlarına ve kamerayla ilk kez bu kadar yaklaşılan yerler/canlılara dair görüntüleriyle destansı bir yapım olmuş.
Bu bölüm dünyaya genel olarak bakan, bir kutuptan diğerine giderken yolda karşılaştığı olağanüstü güzellikleri, insan elinin hiç değmediği yerleri, soyu tükenmekte olan hayvanları ve vahşi yaşamı (balı seyircinin ağzına bir parmak çalıp kaçırmak suretiyle) şöyle bir gösterek, seyircinin diğer bölümler için geri gelmesini sağlayan bir nevi giriş bölümü olmuş. En yüksek dağlardan en sığ sulara, buzullardan ovalara, ormanlardan çöllere, en derin okyanuslardan en karanlık mağaralara kadar gezegendeki her şeyin, birbiriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.

Bu bölüm dünyaya genel olarak bakan, bir kutuptan diğerine giderken yolda karşılaştığı olağanüstü güzellikleri, insan elinin hiç değmediği yerleri, soyu tükenmekte olan hayvanları ve vahşi yaşamı (balı seyircinin ağzına bir parmak çalıp kaçırmak suretiyle) şöyle bir gösterek, seyircinin diğer bölümler için geri gelmesini sağlayan bir nevi giriş bölümü olmuş. En yüksek dağlardan en sığ sulara, buzullardan ovalara, ormanlardan çöllere, en derin okyanuslardan en karanlık mağaralara kadar gezegendeki her şeyin, birbiriyle bağlantılı olduğunu gösteriyor.

8 Ağustos 2010 Pazar
Human Planet
BBC'nin Planet Earth'den sonra yeni ağır topu olan Human Planet'in odağında canlılar arasında en ilgi çekici olan tür, insan var. İnsanoğlunun içinde yaşanması çok zor habitatlarda ne olursa olsun hayatta kalabilme başarısı üzerine olan seri, insanların su ve yiyecek bulabilmek için biz rahata alışmış büyük şehir insanlarına akıl dışı gelebilecek mücadeleleri üzerine inanması zor, olağanüstü hikayeler anlatıyor. Sekiz bölümlük belgeseli seslendiren sanatçı John Hurt, bölümlerin adları: Okyanuslar, Çöller, Kutuplar, Ormanlar, Dağlar, Otlaklar, Nehirler ve Kentler. Her bölümün sonunda, seyircinin aklındaki "bunu nasıl çekmişler acaba?" gibi soruların cevaplandığı 10'ar dakikalık bir kamera-arkası kısmı var. Human Planet bu tür antropolojik belgeseller için öyle yüksek bir standart belirliyor ve çıtayı o kadar yukarı çıkarıyor ki, yakın zamanda herhangi bir rakibinin olmayacağı kesin gibi. Mutlaka, mutlaka, mutlaka izlenmeli.


































