Fuar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fuar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2010 Salı

E3 2010: Favori Oyunlarım



Yazıya başlamadan hemen söyleyeyim, hayır E3'e gitmedim (bilmeyenler için, E3 dünyanın en büyük bilgisayar oyunu fuarı). E3'te neler olmuş diye takip etmek de hiçbir zaman huyum olmadı, ama burada uzun süredir oyun yazılarını ihmal ettiğimi düşünerek bu senekine internetten göz atıp gelecek oyunlara dair yazmanın eğlenceli olacağını düşündüm. Fuara dair birçok bilgi nete dağılmış durumda tabii ki birçok sitede, ama derli toplu tüm gösterilen oyunların trailer'larına ulaşmak isterseniz şuraya göz atabilirsiniz. (Gerçi editörlerin yaptığı 'En iyiler' seçmelerinin neredeyse hepsinde Rage'in birinci gelmiş olması fazlasıyla reklam kokuyor, sırf John Carmack'ın yeni oyunu diye midir nedir, ben hiçbir ekstra olayını göremedim oyunun.)

Esasında fuarda yer alacak oyunların çoğunun beni heyecanlandırmayacağını biliyordum, sonuçta tüm büyük oyunların konsollara kaydığı bu dönemde ben hala PC'de oyun oynamayı seviyorum. Bir tarafta Microsoft ve Sony'nin konsollarıyla başı çektiği Triple-A tabir edilen, çoğunluğunu FPS'lerin oluşturduğu süper grafikli oyunlar (işin komiği FPS oynamak PC'de daha eğlenceli) ve diğer tarafta Nintendo'nun bana hitap etmeyen casual oyunları arasında kendimi eskimiş hissediyorum. Bir sürü insanın çalıştığı ve beklentinin çok yüksek olduğu bu projelerden çok risk alan farklı şeyler beklemiyorum açıkçası, hani "aman da hiç yaratıcılık yok" diye uzun uzun yazmak niyetinde değilim. Beklentiler böyle olunca, bu açıdan çok hayal kırıklığına uğramadım da diyebilirim.

25 Kasım 2009 Çarşamba

Mim


Umut'un kaleminden:
Iıı merhaba, bu postu nasıl sınıflandırırız bilmiyorum. Bence Çavlan açıklasın. Evet evet, söz Çavlan'da.

Çavlan'ın klavyesinden:
Mimlendik mirim. Ben mimlenmenin ne olduğunu bile bilmiyordum, Umut açıkladı. Bir blogcu kendisine de aynı şekilde gelen soruları yanıtladıktan sonra seni mimliyormuş, sana düşen de o soruları cevaplamak, sonra mimleyecek bir başka blog bulmakmış. Mimleyen şahıs Umut'un ablası olduğundan ve bu mimleme işini çok güzel bir kitap fuarı yazısının sonlarında gerçekleştirdiğinden, ayrıca gene o yazıda bizim reklamımızı yaptığından, üstüne üstlük söz konusu yazıda benden pek bir tatlı bahsettiğinden, her ne kadar Umut sallamaya meyilli olsa da bu oto-röportajı gerçekleştirmeyi boynumun borcu biliyor, üstelik soruları müstesna blogumuzun iki yazarına da cevaplatıyorum (kendime de, evet. ilginç). Ve fakat blog camiasına çok yabancı (ya da 'yeni' mi desek) olduğumdan bunu paslayacak blog bulamıyorum. Mimlenme tamam da mimleme eksik kalıyor. Kalıversin.