Açlık Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Açlık Oyunları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mart 2012 Pazartesi

The Hunger Games

Yönetmen: Gary Ross
Yazar: Gary Ross, Billy Ray ve Suzanne Collins (senaryo), Suzanne Collins (roman)
Oyuncular: Jennifer Lawrence, Josh Hutcherson, Woody Harrelson, Lenny Kravitz, Liam Hemsworth, Stanley Tucci, Donald Sutherland
Tür: Aksiyon|Dram|Bilim Kurgu
Yapım yılı: 2012
Süre: 142 dk.
Ülke: ABD
Dil: İngilizce
IMDb puanı: 8.1/10
Çavlan'ın puanı: 7/10
Umut'un puanı: 7.5/10


Gösterime girdiği haftasonunda 155 milyon dolarla hasılat rekoru kırarak Harry Potter'ın son filmiyle Dark Knight'ın açılışlarından sonra dünya rekorunda üçüncü sıraya kurulan The Hunger Games'i duymayan kalmış mıdır bilinmez ama, aşina olmayanlar için konusunu kısaca anlatmakla başlayayım yazıya. Kahramanımız, Katniss adında, karnını doyurabilmek ve ailesine bakabilmek için girmesi yasak olan ormana sızarak avcılık yapan, on altı yaşında bir kız. Açlık Oyunları isimli bir "reality show"a katılacaklar için çekilen kuradan küçük kızkardeşinin ismi çıkınca, turnuvaya onun yerine katılmaya gönüllü oluyor Katniss. Turnuvaya geçmeden önce, Katniss'in içinde yaşadığı toplumu biraz olsun anlatmak gerek: Panem isimli bir ülkenin 12. mıntıkasında, tüm mıntıka halkı gibi inanılmaz bir fakirlik içinde yaşıyor kahramanımız, bunun gibi on bir mıntıka daha var ve insanlar buralarda elektrikli çitlerle çevrili bölgelerinde dışarı çıkma izinleri olmadan, açlıktan ölmemek için savaş vererek yaşarken, diğer tarafta mıntıkaları kontrol eden başkent Capitol'de dünyadan habersiz, estetik ameliyatlar ve magazin programlarıyla kafayı bozmuş, ziyafetlerde daha fazla yiyebilmek için yediklerini kusarak büyük bir zenginlik içinde yaşayan insanlar var.

23 Eylül 2010 Perşembe

Alaycı Kuş

Alaycı Kuş, Açlık Oyunları serisinin üçüncü ve son kitabı. Eğer ilk iki kitabı okumadıysanız bu incelemeyi okumanızı önermem, hatta sizi ilk kitapla ilgili yazıya yollarım: Açlık Oyunları. Serinin ilk iki kitabını biliyorsanız ama Alaycı Kuş'u henüz okumadıysanız, bu yazıyı rahatlıkla okuyabilirsiniz. Sonlarda spoiler vereceğim bir yer olacak ama büyük puntolarla uyaracağım spoiler diye, içiniz rahat olsun o yüzden.

Anımsayacağımız gibi Katniss Ateşi Yakalamak'ın sonunda Açlık Oyunları'ndan ikinci kez sağ kurtulabilmiş, ama Peeta'nın Capitol'ün elinde olduğu, ayaklanmaların yayıldığı ve 12. mıntıkanın yanıp kül olduğu haberini almış, daha önce var olduğunu bilmediği 13. mıntıkaya gitmek üzere Haymitch, Gale ve diğerleriyle birlikte yola çıkmıştı. Alaycı Kuş'sa, kızımız 12. mıntıkanın kalıntıları (ki bu kalıntılara yanan insanların külleri de dahil) arasında dolaşırken başlıyor. Mıntıka halkının yüzde doksanı yaşamını yitirmiş, sağ kalanlar, halkın yetmiş beş yıl önceki savaşta Capitol tarafından yok edildiğini zannettiği ama aslında yeraltında koskoca bir toplumu barındıran 13. Mıntıka'ya yerleştirilmiş. 13'ün halkı Capitol'den bağımsız; savaşta Capitol'e karşı ayaklanmış ve nükleer güçleri nedeniyle kazanmışlar, şimdi de diğer mıntıkaların birleşip ayaklanması asıl planları. Panem'de bir iç savaş başlamak üzere.

Alaycı Kuş yavaş başlıyor; 26 bölümlük kitabın ilk 9 bölümü yani üçte biri tempoyu tutturamamış, fazla ağır gibi gelebilir bazı okuyuculara. Ama bir toparladı mı pir toparlıyor, Collins'in başlarda hantal kalan dili, karakterlerimizin acıları derinleştikçe ve keskinleştikçe gitgide daha iyiye gidiyor ve Alaycı Kuş, kalanını soluk almak için bile duraklamaktan korkarak okuyacağınız bir romana dönüşüyor.

27 Mart 2010 Cumartesi

Açlık Oyunları

Distopik bilim kurgu türüne dahil edebileceğimiz Açlık Oyunları, aynı adlı üçlemenin ilk kitabı (ikincisi Ateşi Yakalamak, üçüncüsü olan Alaycı Kuş ise ağustosta çıkacak). Belki ilk kitabın konusuna pek orijinal diyemeyiz (hatta Battle Royale, The Running Man, Bin Dokuz Yüz Seksen Dört ve Survivor kırması diyebiliriz), ama kurgu o kadar başarılı ki, ilk bölümü okuduktan sonra herhangi bir orijinallik derdinizin kalmayacağını, sadece ve sadece kitabı bitirmeye odaklanacağınızı şahsen garanti ediyorum. Üstelik istediği kadar şundan bundan "etkilenmeler" taşıyor olsun, hikaye süper bence. Herkesin bir zaafı, özel merakı vardır, benimki de distopyalar ve Survivor tarzı yarışmalar, ikisi birleşince tadından yenmez bir şey oluyor benim için.

Belirsiz bir gelecekte, coğrafi olarak günümüzdeki Kuzey Amerika'nın bulunduğu yerde Capitol denilen büyük bir kent ve bu kente bağlı sömürgeler halinde yaşayan toplulukların bulunduğu mıntıkalar var. Teknoloji inanılmaz ilerlemiş, ama halkın büyük bölümü inanılmaz ölçüde fakirleşmiş. Capitol'deki her şeyden habersiz, kafaları pek bir şeye basmayan, magazin meraklısı estetik ameliyat delisi insanlar bir yana, mıntıkalarda yaşayan asıl halk açlıktan ölmeme savaşı veriyor. Bölgeleri elektrikli çitlerle çevrili ve bulundukları yeri terk etme izinleri yok. Aslında hiçbir şeye izinleri yok, Capitol yönetimine ters düşen bir düşünceyi ağızlarından kaçırırlarsa örneğin, kendilerine "Barış Muhafızları" diyen askerler gelip kafalarına bir kurşun sıkabilir.