29 Ocak 2010 Cuma

Survivor: Heroes vs. Villains

Umut'la ben birer Survivor manyağıyız. Öyle böyle değil ama. House'tan, Lost'tan, Dexter'dan falan daha fazla heyecanlandırıyor bizi, eski sezonları ilk kez izleyeceksek maraton yapıp koskoca sezonu birkaç günde bitiriyoruz, her hafta heyecan içinde yeni bölümü indirip 45 dakikalık bölümü 90 dakikada izliyoruz çünkü ikide bir durdurup yarışmacılara bağırıyoruz, küfrediyoruz, aramızda strateji konuşmaları yapıyoruz falan. Futbol takımı tutan adamlarınkine benzer hisler içindeyiz Survivor yarışmacılarına karşı. Öyle bir taraftar hali var üzerimizde, öyle bir fanatiklik... Coach'tan nefret ettiğim kadar Galatasaray'dan nefret etmemişimdir mesela, Beşiktaş şampiyon olduğunda da Russell hidden immunity idol'ı ipucu olmadan bulduğunda sevindiğim kadar sevinmemişimdir. Biraz acınası bir durum aslında, sonuçta bu bir reality show. "Guilty pleasure" denen şey bu olsa gerek. Gerçi kendimi suçlu hissettiğim, gizlemeye çalıştığım falan yok görünüşe göre ki hiç mi hiç utanmadan nasıl delisi olduğumu anlatıyorum, hakkında uzun bir yazı döşenmeye hazırlanıyorum falan.



Bilmeyenler için hemen minik bir bilgi vereyim: Acun'un yıllar önce bir ara yaptığı yarışma (Aslanlar-Kanaryalar, Türkiye-Yunanistan falan), Survivor değil. Eğer Survivor - Türkiye isimli programdan biliyorsanız Survivor'ı ve yarışmadan nefret etmiş (ki etmişsinizdir eminim) ama konsepti sevmişseniz, İngilizce de biliyorsanız (çünkü altyazısı yok) indirin Survivor'ı derim. 10 senedir yarışmayı hatasız sunan ve özellikle tribal council ve reunion'larda tüm maharetini göstererek oyuncuları kusursuz bir şekilde idare eden Jeff'le tanışın (bakın hemen üstte). Yarışmanın kurallarını da hemencecik anlatayım: 18 ya da 20 kişiden oluşan bir grup yabancı iki tribe'a bölünür ve bir adaya (ille de ada olması gerekmiyor tabii, dünyada medeniyetin olmadığı bir köşeye diyelim) bırakılır, yanlarında da hiçbir şey götürmelerine izin verilmez -üzerlerindeki giysiler hariç tabii.

Bir şekilde ateş yakmak, yiyecek ve su bulmak, barınak yapmak zorundadırlar, ama genelde yarışmacılar 30 küsur günlük yarışmayı sefil halde geçirir, yaptıkları barınak onları yağmurdan korumaz, uzun süre ateş yakamazlar, yaktıklarında da pişirecek yiyecek bulamazlar, haftalarca midelerine papayadan başka şey girmez, doğru dürüst su bulamaz ve sürekli dehidrasyon yaşarlar ve bu haldeyken kampta sürekli çalışmaları, sosyal bir oyun oynamaları, diğer yarışmacılarla alliance kurmaları, kendi kıçlarını kurtararak başka yarışmacıları sırtlarından vurmaları, üstüne üstlük bir de neredeyse her gün yapılan koşmaya, atlamaya, zıplamaya ve dayanıklılığa dayalı son derece fiziksel challenge'larda başarılı olmaları beklenir.


(Survivor'ın en sevdiğim kısmı challenge'ları. O nedenle yazının sonunda bir challenge görseli bolluğuyla karşılaşacaksınız.)

Challenge'ların yarısı ödül içindir; kazanan tribe yerel köyde birkaç saatliğine gösteriler eşliğinde piknik yapma, battaniye ve yastıklar, lüks yat gezisi, leziz bir öğle yemeği gibi ödüller kazanır. Üç günde bir yapılan challenge'lar ise immunity içindir. Immunity dokunulmazlık anlamına gelir, dokunulmazlık da yarışmada 3 gün daha kalmanın garantisi demektir. 3 günde bir son challange'ı kaybeden tribe, Jeff'in onları beklediği tribal council'a gider ve içlerinden birini eler. Bu kısmı biraz BBG'ye benziyor, ne yapalım. Çoğunluğun yazdığı isim (yarışmacılar diğerleri tarafından görünmeyecek bir köşede, gitmesini diledikleri ismi bir kağıda yazar) yarışma dışı kalır, o tribe'da bir kişi eksilmiş olur. Genelde 20 kişi ve iki ayrı tribe olarak başlayan yarışmada yarışmacı sayısı 10'a düşünce merge olur, artık tribe kavramı kalmaz, herkes kendisi için yarışmaya başlar, immunity de bireyselleşir. Kalan yarışmacılar üç günde bir mutlaka tribal council'a gider ve içlerinden birini elerler. Tabii şimdiye dek elenmeden, sağlık sorunundan dolayı (yaralandığı için mesela) oyunu terk etmek zorunda bırakılan yarışmacılar da olmuştur.


Böcek ısırıkları ve bilumum yaralar, asla dinmeyen açlık, 39 gün boyunca bir diş fırçası yüzü görememe ve sürekli paranoya haliyle birleştiğinde, oyuncunun halet-i ruhiyesi ne oluyor, merak etmemek elde değil..

Sona kalan 2 ya da 3 yarışmacı, bir jürinin karşısına çıkar ve her biri birer açılış ve kapanış konuşması yapar, ayrıca jüridekilerin sorularını yanıtlar. Jüri de onlardan hemen önce elenmiş Survivor oyuncularından oluşur. Final tribal council'ın sonunda, jüridekilerin her biri (7-9 arasında değişir jürideki insanların sayısı) kazanmasını istediği ismi bir kağıda yazar, Jeff de bu kağıtların hepsini tek tek okur, kazanan kişiye 1 milyon dolar ödül verilir (vergiler düşmeden önce tabii, hihho) Hidden immunity idol, Exile Island gibi kavramlar da var ama artık onları da açıklamayacağım, zaten düşündüğümden çok daha uzun bir giriş oldu -bu sadece girişti, evet :)

Survivor şubatta 20. sezonuna başlayacak. Her yıl 2 sezon yayınlandı, tam 10 senedir sürüyor. Feci masraflı olan, yapımında binlerce kişinin çalıştığı (mesela 'Dreamteamer' denilen insanların işi, Survivor'daki challenge'larda yarışmacılardan önce yarışmak ve test etmek) bu yarışmanın bu kadar tutmasının ve hâlâ yeni sezonlar için anlaşma imzalanabilmesinin nedeni, kazanmak için doğru formülün hiçbir zaman bulunamaması bana kalırsa. Her şey stratejiye dayalı, ama yine de her sezon farklı bir strateji işe yarayabiliyor, siz tam "hah çözdüm artık! kazanmak için şu yaşlarda şöyle olmak, şu kadar provide etmek ama başlarda bu kadar underdog görünmek, challange'larda erkeksen göze çarpmamak ama kadınsan çok başarılı olmak, çok güzel olmamak, flört kartını doğru oynamak, 3. günün sabahında tamı tamına şu kadar kişilik bir alliance kurmak, bir de yedekte alliance bulundurmak, ateş yakmayı bilmek ama ancak son anda yakmak vs. vs. gerekiyor" diye ayrıntılı bir profil çizmişken, bir sonraki sezon bunun tam tersini yapan bir adam birinci olabiliyor.



Yazının bundan sonraki bölümünü ancak hardcore fan'ların okuması anlamlı, çünkü 2 hafta sonra başlayacak olan All-Stars sezonundan ve yarışmacılardan bahsedeceğim. Gerçi Survivor'ı güncel olarak takip eden insanlar herhalde bir avuç kadardır Türkiye'de, o insanların da bu blogun varlığından haberdar olmaları milyonda bir gibi bir olasılık olduğuna göre... Evet, sadece kendim için (tabii bir de Umut için) yazıyorum bu yazıyı demektir :)

Daha önce iki kez All-Stars sezonu olmuştu, bir 8. sezon (ki benim için çok anlamlı değildi çünkü önceki sezonları bilmiyor, yarışmacıları önceden tanımıyordum, yine de Rob'ın kibrine, ukalalığına, kendine aşırı güvenmesine ve herkesin ağzına sıçmasına rağmen kimsenin onu göndermeyi aklından dahi geçirmemesine her bölümde yeni baştan şaşırarak zevkle izlemiştim) bir de 16. sezon (16. sezon yani Fans vs. Favorites sayısını unuttuğum blindside'ı ve müthiş kadınlar alliance'ıyla Survivor'ın en iyi sezonlarından biriydi bence ama tam olarak All-Stars sayılmaz, önceki sezonlardan 9 kişi gelmişti, diğer 9 kişiyse yeni yarışmacılar yani "fan"lardı.). 11 şubat'ta ilk bölümü yayınlanacak olan 20. sezon yani Heroes vs. Villains ise tam bir All-Stars sezonu, en azından benim için çünkü tam 20 yarışmacıdan biri dışında hepsini tanıyorum, her birinin zaaflarını ve güçlü yönlerini biliyorum, bir kısmını deliler gibi tutuyorum ("tutmak" doğru kelime sanırım gerçekten de), bir kısmından da sağlıksız bir şiddette nefret ediyorum ve kendi sezonlarının en iyi oyuncularından olan bu manipülatif piçlerin biraraya geldiğinde nasıl bir etkileşime gireceğini merakla bekliyor ve harika bir sezon olacağını düşünüyorum!

Sıra, Heroes vs. Villains'taki 'hero' ve 'villain'ların ayrıntılı incelemesine geldi. Her yarışmacıyı burada tanıtacak, haklarında kısa bilgiler verecek (neden hero ya da villain kabul ediliyorlar mesela) ve bir de tabii benim o yarışmacılar hakkında ne düşündüğümü belirteceğim. "Keşke olsaydı" dediğim eski yarışmacılardan bahsedeceğim bir de en son. Buyrun başlayalım!

HEROES

Rupert
Hangi sezondaydı?
Pearl Islands ve All-Stars

Kaçıncı oldu?
8. ve 4.

Nesini hatırlıyoruz?
Sakalları ve saçlarını en çok :) Karısı ve kızının karşısında gösterdiği o yumuşak yanını bir de -yanlış hatırlamıyorsam ağlamıştı falan. Pearl Islands'ta daha ilk günden diğer tribe'ın ayakkabılarını çalmıştı. Ama aslında 'heroes' tribe'ında olmayı en çok hak eden yarışmacılardan. Gerçek hayatta karşınıza çıksa arkadaş olmayı isteyeceğiniz, çok seveceğiniz adamlardan. Üstelik bu kadar "iyi"liğin üzerine bir de Survivor'ı iyi oynuyordu, kimsenin ağzına sıçmadan, sadece yapması gerektiği kadar kandırmacayla ve son ana kadar medenice. Anlaşılmamıştır şimdiye kadar belki, belirteyim o yüzden: Heroes grubundan favorim Rupert :)

Cirie
Hangi sezondaydı?
Panama ve Micronesia

Kaçıncı oldu?
4. ve 3.

Nesini hatırlıyoruz?
İki sezonda da olağanüstü bir sosyal oyun çıkarırken pek bir tatlı olmayı da ihmal etmemişti. Üstelik Amerikalıların couch potato'larının kendileriyle en çok özdeşleştirebilecekleri oyuncu Cirie: evli barklı, bütün gün kıçı devirip yattığı kanepesinden kalkıp gelmiş (daha önce kamp bile yapmamış), kilolu, pek atletik sayılmaz ama feci kıvrak zekalı, kaç kez blindside yaptı ve en yakın ally'larını eledi sayısını unuttum ama kesinlikle bir hero, çünkü oyunun sosyal aspect'ini herkesten iyi kavramış... Heroes tribe'ındaki en büyük stratejik tehdit Cirie. Umarım diğerleri de benim gibi düşünüp erken göndermezler onu. Kadın hero'lar arasında favorim Cirie diyebilirim. Dedim.

Tom
Hangi sezondaydı?
Palau

Kaçıncı oldu?
1.

Nesini hatırlıyoruz?
Tom tam bir alfa erkeğiydi, üstelik itfaiyeciydi :) Herkese iyi ve uygar davranırken gönderilmesi gereken insanları göndermeyi ihmal etmemişti. Aptal değildi. Kampta tam bir provider'dı: bir köpek balığı bile yakalamıştı (yanlış hatırlamıyorsam çıplak elleriyle). 1 milyon doları da jüride 6-1 üstünlük sağlayarak kazanmıştı. E daha ne, bu adamı hero olarak geri çağırmasınlar da ne yapsınlar. Tom kendinizi kaptırarak "aman yarabbim n'olur kazansın n'olur!" diyebileceğiniz bir adam değil, biraz sıkıcı açıkçası. Ama çok düzgün bir oyuncu, sevmemek mümkün değil kendisini.

J.T.
Hangi sezondaydı?
Tocantins

Kaçıncı oldu?
1.

Nesini hatırlıyoruz?
J.T., Tom'un küçüğü bence. Yaşça daha küçük, aksanca da güney aksanlı olanı. Başka hiçbir farkları yok :) J.T. de tıpkı Tom gibi çok iyi kalpli, sürekli çalışan ve herkesi memnun etmeye çalışan ama aptal da olmayan -belki biraz saftirik- bir "provider". Tıpkı Tom gibi katıldığı sezonda yarışmayı kazanmış (hem de oybirliğiyle yanlış anımsamıyorsam). Pek de cesur, bir challenge'da dişi kırılmış, gıkını çıkarmamıştı -Jeff dişin kırılan parçasını bulup aylar sonra reunion'da vermişti çocukcağıza- Bir sürü de hayranı var. Hiç fena olmayan yerlere gelebilir J.T.

Stephenie
Hangi sezondaydı?
Palau ve Guatemala

Kaçıncı oldu?
7. ve 2.

Nesini hatırlıyoruz?
Stephenie kendi tribe'ından kalan son kişiydi. Diğer güçlü tribe Stephenie'nin tribe'ındaki adamları teker teker elerken Stephenie elenmemeyi başarmıştı, tek kişi kaldığındaysa diğer tribe onu absorb etmişti. Tabii ki kısa sürede ne büyük bir tehdit olduğunu anlayarak elediler Steph'i. Her challenge'da inanılmaz bir kabiliyetle yarışıyor, diğer kaslı maslı erkeklerden çok daha güçlü, hızlı ve çevik davranıyordu -ki bu da benim Stephenie'ye hayran olmama yetti, sanırım atletik olarak challenge'larda gelmiş geçmiş en başarılı kadın yarışmacı Stephenie, kendisinden sonraki sezonları düşündüğümüzde dahi. Stephenie duygusal olarak da çok güçlü ve hırslı bir yarışmacıydı, iki sezonunda da. Ama bana kalırsa bir Survivor yarışmacısında olması gereken strateji kabiliyetinden yoksundu. Tam da bu nedenle, katıldığı ikinci sezonda 2. oldu. Final Two'ya kadar geldi, ama jüri onu seçmedi. Heroes vs. Villains'ta çok ilerleyebileceğini sanmıyorum. Hâlâ en sempatik bulduğum oyuncuların başında geliyor, ama Steph böyle bir kadroda ilerleyebilmek için fazla "düz", onu çiğ çiğ yerler :)

Amanda
Hangi sezondaydı?
China ve Micronesia

Kaçıncı oldu?
3. ve 2.

Nesini hatırlıyoruz?
Amanda, hem China'da hem de Micronesia'da Final Three'ye kaldı, ama ikisinde de kazanamadı, jüriden aldığı oylar pek cılızdı. Survivor'a iki kez katılarak ikisinde de bu kadar ilerleyen tek yarışmacı sanırım. Ayrıca hidden immunity idol'ı bulan (ve kullanan) ilk kadın yarışmacı. Stratejik olarak iyi bir yarışmacıydı Amanda, her ne kadar China'da Todd'ın, Micronesia'da da Parvati'nin kuyruğuna takılmış ve tüm ana kararları vermeyi (ve tüm kötü tepkileri çekmeyi) onlara bırakmış olsa da, tam olarak under the radar oynuyor diyebileceğimiz bir yarışmacı değildi. Kendi fikirleri vardı, ara sıra bir takım kararlar aldığı/aldırdığı da oluyordu, kazanmayı belli ki çok istiyor, taktik üstüne taktik düşünüyordu, üstelik sosyal açıdan da iyi bir oyuncuydu -insanlarla çok yakınlık kurmasa da hepsiyle arayı iyi tutmayı bir şekilde başarıyordu, göz kamaştıracak kadar güzeldi (bu maalesef önemli bir etken bu oyunda), bir de her şeyin üstüne challenge'larda canavar gibiydi, hem hızlıydı hem de güçlüydü, ama.... Ah o yavru köpek bakışları yok muydu!

Final tribal council'lardaki berbat konuşmaları, "yaptım ulan kazanmak için yaptım" diyemeyip de "yaptım ama aslında şu beni zorladı, hem bak bu daha suçlu, ayrıca hiç istememiştim seni göndermeyi allam çok üzgünüm ölmek istiyorum bühü bühü" gibi karşısında çocuk varmış da kanacakmış gibi kusulası bir ikiyüzlülük sergileyerek kaşlarını indirmesi... Amanda'nın iki sezon da yarışmayı kazanamamasının nedeni budur. Ve benim kendisine karşı bu kadar karmaşık duygular beslememin nedeni budur. Niçin bir hero kabul edilmiş (özellikle Micronesia'da onun yanıbaşında, onunkine çok benzer -sadece daha iyi!- bir oyun oynayan Parvati villain sayılırken) anlamış değilim, herhalde köpek bakışları yapımcıların yüreğini yumuşatmış. Amanda'ya karşı az biraz hoş hisler besliyor, en azından Heroes vs. Villains'ta başlarda gitmesini istemiyorum (o benim gözümün süsü), ama yine şu köpek bakışlarla karşılaşacaksak da siktirsin gitsin diyorum... Belki akıllanmıştır, niçin kazanamadığını anlamıştır. Bakışları normale dönecektir. Amin.

James
Hangi sezondaydı?
China ve Micronesia

Kaçıncı oldu?
7. ve 7.

Nesini hatırlıyoruz?
James, China'da cebinde tamı tamına 2 adet hidden immunity idol varken bunlardan birini bile oynamayarak elenmiş, bu yüzden de "En aptal Survivor" ünvanını almıştı. Micronesia'da ise sakatlanma nedeniyle oyundan çekilmek zorunda kaldı, ama zaten daha fazla kalamazdı, Parvati onu gönderirdi. James de -her nedense- Amerikan halkının pek sevdiği bir yarışmacı. Mesleği mezar kazıcılık. Kasları zirvedeki Arnold'ı (Terminator 2 dönemi) andırıyor. Feci düz, strateji kelimesinin anlamını bilmeyen, ama çok çalışkan ve oyunu kazanmayı da deli gibi isteyen bir adam. Biraz da seksist. Eh daha ne olsun, sever tabii Amerikan halkı :) James'e karşı öyle nefret duyguları besleyemiyorsunuz, ama pek sevilesi de değil açıkçası. Hemen gitmese de olur, ama merge civarında bir göndersinler diyorum.

Sugar
Hangi sezondaydı?
Gabon

Kaçıncı oldu?
3.

Nesini hatırlıyoruz?
Sugar'ın Heroes tribe'ında ne işi var allahaşkınıza? Sugar'ın sezonunu izleyen ve hatunun beynindeki herhangi bir kıvrımın azıcık "iyi" olduğuna inanan var mıdır? Yine köpek bakışlı Amanda'da olduğu gibi bir durum mu bu? Ama Amanda bir kaltak değil, üstelik çok klas (!) bir şekilde oynuyor Survivor'ı. Bu ikisini de Sugar için söylemek mümkün değil. Sürekli ağlayıp zırlayan, kirpiklerini kırpıştırıp durduğunda sesini yeteri kadar inceltirse insanların ne söylerse inanacağını düşünen aptal bir barbi var karşımızda.

Colby
Hangi sezondaydı?
The Australian Outback ve All-Stars

Kaçıncı oldu?
2. ve 12.

Nesini hatırlıyoruz?
Valla pek bir şeyini hatırlamıyoruz. En azından ben hatırlamıyorum, zaten Australian Outback'i izlememiştim. All-Stars'tansa Colby ile ilgili tek hatırladığım götü kalkmış ukala bebenin teki olduğu. Hani yakışıklı olduğu için kendini bir bok zanneden, oyunu yönettiğini sanan ama aslında hiçbir şey bilmeyen bir tipti. Nesi hero emin değilim, belki tipi iyi olduğu için hero olarak yuttururuz dedi Survivor yapımcıları? Mümkünse ilk haftadan gitsin.

Candice
Hangi sezondaydı?
Cook Islands

Kaçıncı oldu?
8.

Nesini hatırlıyoruz?
Sanırım yedek olarak seçilmiş Candice. İstedikleri kişiye kabul ettirememişler, Candice'a muhtaç kalmışlar son anda. Tabii ki bu tamamen benim tahminim, ama allahaşkınıza, Candice de kim? Bu kadar özel bir sezonda bu kadar silik bir oyuncuyu yarışmacılardan biri yapmak çok anlamsız. Ne bileyim Colby ve Sugar'ı epey bir yerden yere batırdım, ama onlar birer "karakter", hatırlanıyorlar ve iyi ya da kötü güçlü hisler besliyor seyirci onlara karşı. Candice içinse ancak şu tepkiyi vermek geliyor içimden, tekrarlıyorum: Candice de kim?

Candice, Ozzy, Yul ve Parvati'nin sezonunda hoşlandığı çocuk diğer tribe'da kaldığı için kendisine mutiny şansı verildiğinde bu şansı kullanan genç, beceriksiz ve aptal sarışın dişimiz. Bana kalırsa tribe'ını bırakıp diğer tribe'a geçmek (hem de oyunla tamamen alakasız bir nedenden, sadece 'hoşlandığın' herif diğer tribe'da diye), heroic'i geçtim, inanılmaz evil (ve de aptalca) bir hareket. Nitekim o sezon da Survivor yapımcıları bizim böyle düşünmemizi isteyen bir hava estirmişti, Candice ve Jonathan (Candice'in arkasından Jonathan da öne çıktı ve tribe değiştirdi evet, Candice bu "kahramanca" hareketi tek başına yapmadı. Ve Jonathan "pure evil" dediğimiz bir yarışmacıydı!) tribe'larını bıraktıktan sonra 4 kişi kalan ve birden underdog statüsüne geçen minik tribe, sanılanın aksine kendilerinden sayıca üstün olan diğer tribe'ın ağızlarına sıçmış, onları tek tek elemiş ve son 4'e kalmışlardı.

Candice kimsenin fark etmeyeceği aptal sarışın olacağı için, ilk tribal council'larda elenmemeyi başarırsa (çünkü challenge'larda zayıflatıyor bizi diye göndermek isteyebilirler ilk anda, ama başlarda yırtarsa, sonra çok daha dikkat çekici karakterler ortalığı tutuşturmaya başlayacağı için dikkatler onların üzerinde olur) oyunca çok ilerleyebilecek bir yarışmacı. Kimse onu önemsemeyeceği için, doğru adamı ve doğru alliance'ı bulursa, kendini göstemeden, sinsice... Ama Candice sırf bu silik strateji için bile fazla aptal.


VILLAINS

Russell
Hangi sezondaydı?
Samoa

Kaçıncı oldu?
2.

Nesini hatırlıyoruz?
Nesini hatırlamıyoruz ki? Russell, Survivor'ın 19. sezonunda yarışmasına rağmen pek çok ilke imza attı. Hidden immunity idol'ları hiçbir ipucu olmadan bulmak gibi. "Eğer zayıf durumda olurlarsa onları daha rahat kontrol ederim" düşüncesinden yola çıkarak kendi tribe'ındaki yarışmacıların mataralarındaki suyu boşaltmak ve çoraplarını yakmak gibi. Oyunun daha ilk gününden farklı insanlarla 5 farklı alliance kurmak gibi. Katrina'da köpeğinin öldüğü hikayesini uydurmak gibi.

"Tüm zamanların en büyük villain'ı" diye lanse edilmiş olsa da, adama saygı duymamak imkansız. Oyun tarzı, kendinden önce hiç kimsenin Survivor'ı gerçek anlamda oynamadığına, oraya kamp yapmaya falan geldiklerine inandırdı seyircileri. Fabrika sahibi, zengin, Teksas'lı bir işadamı olan Russell, gündelik hayatta tanışsam büyük ihtimal arkama bakmadan kaçacağım bir adam. Ama Heroes vs. Villains kastındaki en büyük favorim aynı zamanda.

Boston Rob
Hangi sezondaydı?
Marquesas ve All-Stars

Kaçıncı oldu?
10. ve 2.

Nesini hatırlıyoruz?
Rob, bir iş arkadaşı olarak karşınıza çıksa, ukalalığıyla sizi delirtecek, kontrol manyağı, kaba saba, herkesi arkasından bıçaklayan, resmen adi herifin teki. Ama iş Survivor'a geldiğinde, hırsına ve becerisine şapka çıkartıyorsunuz. Ya da en azından ben çıkartıyorum. Elbette Russell kadar tutmuyorum (hatta Russell'ın Rob'ı parmağında oynatmasını ve sonra tekmeyi basmasını hevesle bekliyorum), ama oyun tarzı son derece itici de olsa, bir şekilde çekici geliyor. Çünkü adam her challenge'ı kazanıyor, her puzzle'ı çözüyor ve kurduğu her alliance'ı satıyor!

Marquesas'ta izlemedim Boston Rob'ı, ama All-Stars'ta Amber'la flört etti, bir alliance kurdu, sonra ciddi ciddi aşık oldu ona ve yanında Final Two'ya taşıdı. Kabul etmek gerekir ki Amber da zayıf bir oyuncu değildi, ama çok daha under the radar gidiyordu. Ve finalde jürinin büyük kısmı Rob'a olan kızgınlığından dolayı Amber'a oy verdi, Amber'ın kazanmasını istedikleri için değil. Sonuç? Rob ve Amber evlendi, Rob 1 milyon doların yarısına kondu. Üstelik insanın midesini bulandıran celebrity couple'lardan birine dönüştüler, düğünleri TV'de yayınlandı, iki kez de Amazing Race'e katıldılar, Amazing Race'in ayaklarından birinde İstanbul'a bile geldiler. Saçma sapan bir şanssızlık olmasaydı kazanıyorlardı da.

Parvati
Hangi sezondaydı?
Cook Islands ve Micronesia

Kaçıncı oldu?
6. ve 1.

Nesini hatırlıyoruz?
Parvati kusursuz bir oyuncu bence: Taktiksel yaklaşıyor, kafası çok iyi çalışıyor. Ozzy'i çok güzel harcadı Micronesia'da mesela. Sosyal oyunu oynamaktan geri kalmıyor, Amanda'nın yavru köpek bakışlarına rağmen jüri 1 milyon doları ona veriyor -çünkü birebir ilişkilerde çok başarılı. Flört kartını oynuyor (hem erkeklerle, hem kadınlarla) ama abartmıyor, gereksiz yalanlar söylemiyor. Challenge'larda göze batıp tehlike arz ettiğini düşündürecek kadar iyi değil, ama zayıf olduğunu ve tribe'ı gerilettiğini düşündürecek kadar kötü hiç değil. Kampta tembel değil, ama tepki çekecek kadar çalışkan bir arı da değil. Bu formül Micronesia'da gerçekten işe yaradı ve kazandı Parvati. Russell'dan sonra en sevdiğim oyuncu diyebilirim, umarım Heroes vs. Villains'ta bolca görürüz kendisini.

Courtney
Hangi sezondaydı?
China

Kaçıncı oldu?
2.

Nesini hatırlıyoruz?
En başlarda Courtney'i zorla Survivor'a sokmuşlar gibiydi, daha önce hiçbir sezonu izlememiş olduğunu itiraf etmesinin yanısıra, sürekli ona buna laf sokuyor, yarışmacıları, yarışmayı, Jeff'i, her şeyi küçümsüyordu. Ama bunu esprili bir dille, keskin zekasını göstererek yapıyordu. Üstelik 40 kilo bir şeydi ve platin sarısı saçlarıyla herkese surat yapmasını izlemek çok keyifliydi. Sezonun sonlarına doğru (her ne kadar pek önemsemiyor gibi görünse de) güçlü bir alliance kurdu ve challenge'larda şaka gibi olmasına rağmen elenmemeyi başardı. Final Three'ye kaldı ve 2. oldu. Courtney'nin stratejik olarak hiç de fena oynamayacağını düşünüyorum, üstelik hiç durmayan çenesiyle seyirciye ayrı bir eğlence sunacağı da kesin.

Randy
Hangi sezondaydı?
Gabon

Kaçıncı oldu?
8.

Nesini hatırlıyoruz?
Randy biraz ruh hastasıydı hatırladığım kadarıyla. Loner diye tabir edilen tiplerden, hani "Hayatta sadece köpeğimi sevdim, o da öldü!" gibi açıklamalar yapmaya bayılan, hiç gülümsemeyen, herkese bağırıp çağıran, sürekli çatık kaşlarla dolaşan... Ara sıra sizi eğlendiren ama ara sıra da "deli mi lan bu adam?" diye tepki verdiren bir oyuncuydu. Survivor Auction'da satın aldığı kurabiyelerden birini Sugar'a vermiş, ama Sugar kendisi yemek yerine Randy'nin sinir olduğu birisine verdi diye ortalığı birbirine katmış, sinir krizi geçirmişti falan.

Jerry
Hangi sezondaydı?
The Australian Outback ve All-Stars

Kaçıncı oldu?
8. ve 10.

Nesini hatırlıyoruz?
Jerry'nin ilk sezonunu izlemedim, ama bir başka yarışmacıyı haksız yere yarışmaya gizlice yiyecek sokmakla suçladığını okudum. 10. olabildiği All-Stars sezonunda ise bayağı bayağı bir bitch olarak kalmış aklımda. Ama öyle aman aman strateji kurduğunu ya da challenge'larda parladığını filan anımsamıyorum, sadece sürekli mızmızlanıp her şeyden şikayet eden, etrafındakilere onlardan üstünmüş gibi davranan kıvırcık saçlı şımarık bir hatundu, reunion'da da onu yuhalayan seyircilere küsüp stüdyoyu terk etmişti programı yarım bırakıp. Heroes vs. Villains'ta pek bir şansı olduğunu düşünmüyorum, eğer oyunda ilerlerse bile bir başka yarışmacının kuyruğuna takıldığı ve büyük bir tehdit kabul edilmediği için olur bu. Kazanmasıysa imkânsız.

Tyson
Hangi sezondaydı?
Tocantins

Kaçıncı oldu?
8.

Nesini hatırlıyoruz?
Aslında çok da bir şeyini hatırlamıyorum ben, 18. sezonda yarışmasına ve hatıraların taze olması gerekmesine rağmen :) Tyson bana gerçek bir psikopattan çok, psikopat gibi görünmeye kasan bir uyanık gibi gelmişti sezonunda. İnsanları ağlatmaya bayıldığını söylüyordu röportajlarda, ama iş pratiğe geldiğinde, ancak zayıf kadınlara yetiyordu gücü -ve onları ağlatabiliyordu bir tek :) Bir de çıplak geziniyordu etrafta. Heroes vs. Villains'ta ne yapar hiçbir fikrim yok, biraz "wild card" Tyson.

Danielle
Hangi sezondaydı?
Panama

Kaçıncı oldu?
2.

Nesini hatırlıyoruz?
Bu hatun da neden villains grubundadır anlamış değilim, ne heroine ne de villain olamayacak kadar silik bir oyuncuydu. Panama'da son 3 kişi kaldığında ve son immunity'i kazandığında, Terri'ye yanında onu götüreceğine dair söz vermiş, ama son anda Aras'la daha fazla şansı olacağına karar verip Terri'yi elemişti. Bu mudur Danielle'i villain yapan acaba? Gerekli anlarda ağzını kapalı tutmayı ve görünmez olmayı bilmişti, belki bu sezon da öyle yapar, Russell'ın en büyük destekçisi olacak kapasiteyi görüyorum kendisinde :) Eğer Russell'a bir yardımı olacaksa kalsın, yoksa ilk bölümden gitsin derim.

Sandra
Hangi sezondaydı?
Pearl Islands

Kaçıncı oldu?
1.

Nesini hatırlıyoruz?
Tanımadığım tek yarışmacı Sandra. 7 yıl önce yayınlanan bir sezondaymış ve yarışmayı kazanmış. Ama hakkında okuduklarıma göre pek de bir şey yapmamakmış stratejisi, tek bir challenge bile kazanamamış, birilerinin gidişini orchestrate etmemiş... Niçin bir villain, bilemiyorum. Sandra da yedeklerden gelmiş bence, hero mu villain mı yapacaklarına da yazı tura atarak karar vermişler :)

Coach
Hangi sezondaydı?
Tocantins

Kaçıncı oldu?
5.

Nesini hatırlıyoruz?
Coach'tan şiddetle nefret etmeyen bir Survivor fan'ı düşünemiyorum. Ama Coach'un hakkını Coach'a vermek gerek; Coach'un eğlence değerinin son derece yüksek olduğunu kabul etmeyen bir Survivor fan'ı da düşünemiyorum :) Çünkü o bir Dragon Slayer!

Nerden başlasam ki? Samurayvari saç stilinden mi, integrity sözcüğünü ağzına sakız ettikten sonra her ama her yarışmacıya yalan üzerine yalan atmasından mı, kendisiyle ilgili inanılmaz (gerçekten de inanılmaz) hikayelerinden mi... Hikayeler olsun, peki. Askerler Couch'ı helikopterle bilmemne sınırına atarlar ve Coach bir ruhsal aydınlanma yaşar... Coach tek başına en uzun mesafede kayak yapma rekorunu kırar ve bu kayıtlara geçer... Coach Tom Hanks'le tanışır ve ona başından geçenleri anlatır, bu kişisel deneyimler Hanks'in Cast Away filminde kullanılır... Aslında Lost da Cast Away'den ilham alarak doğduğuna göre, Coach aslında Lost'un babasıdır! Ayrıca Coach Amerika'da ileri seviyede Uzakdoğu dövüş sanatlarını öğrenmiş tek kişidir (bana başlangıç seviyesinde tai chi gibi gelmişti hareketleri ya, neyse). Ve hepsinden önemlisi: Coach bir Dragon Slayer'dır!

Tahmin edebileceğiniz gibi, bu hikayelerin hiçbiri doğru değil. İşin garibi Coach denen şaklaban bunlara kendisi de inanıyor gibi görünüyor, hani etrafında kimse yokken kameraya "Nasıl da yiyorum herkesi ama," demiyor, "Integrity'mle yarışıyorum ben, Dragon Slayer'ım!" diyor. Bu bir rol mü, yoksa gerçekten bu kadar delusional bir adam mı kendisi, bilemeyeceğim. Exile Island'a gönderildiğinde beceremeyeceğini bildiği için ateş yakmaya dahi yeltenmemiş, aç susuz donduğunu çaktırmayarak bunu bir "ruhani deneyim"e çevirmiş, seyircileri böyle yemiş (!) idi. örneğin. Bu sezon ekranda göründüğü her kare bir keyif olacak seyirciler için.

...

Görünüşe göre, Heroes grubundaki oyuncuların büyük kısmı strateji açısından Villains'takiler kadar başarılı değil, ama fiziksel olarak aralarındaki fark, çok daha büyük. İçinde James, Rupert, Stephenie, J.T., Amanda, Tom ve Colby gibi atletik ve güçlü yarışmacıların olduğu bir tribe'ın karşısında, Sandra, Randy, Danielle ve Courtney gibilerden oluşan bir tribe'ın ne şansı olabilir? Merge'den önceki challenge'ların çoğunu hero'ların kazanacağını ve villain'ları teker teker eleyeceklerini gösteriyor durum. Umarım yapımcılar bir noktadan sonra tribal swap gibi bir şeyle ortalığı canlandırır, çünkü Villains çok daha eğlenceli, tek tek elenmelerini izlemek acı verici olur.

Tabii daha yarışma başlamadan alliance'lar kurulmaya başlamış da olabilir. Örneğin Parvati, James ve Amanda'dan şüphelenmemek elde değil.

Sosyal yetenekler açısından güdük kalmış olsa da, stratejik bir noktadan baktığımızda, Russell'ın Survivor oyununu resmen baştan yazdığını gördük bir önceki sezonda. Bu sezon da aynısını yapabilecek mi peki? Sonuçta artık karşısında idol'ı aramaya bile üşenen zayıf ve kafası çalışmayan saftirik yarışmacılar değil, işinin ehli oyuncular var. Ama Russell'ın da, bu oyuncuların karşısında hepsinden daha büyük bi avantajı var: Hiçbiri onu tanımıyor, hiçbiri oyun stilini, zaaflarını ve tarzını bilmiyor, çünkü Heroes vs. Villains çekildiğinde, Samoa yayınlanmaya başlamamıştı bile.

Bunun ilk başta Russell için bir dezavantaj olabileceğni düşünmüştüm; kimse onun nasıl oynadığını, kaçıncı olduğunu ve hangi özelliklerinden dolayı villains'a dahil edildiğini bilmeyecekti ve bu da Russell'ı en büyük tehditlerden biri yapacaktı çünkü bilinmeyenden korkulur. Oysa biraz düşünmek, Russell'a (ve "bilinmeyen"e) gelene kadar çok daha büyük target'lar olduğunu anlamama yetti. Boston Rob'dan korkacak diğer yarışmacılar, Russell'dan değil. Çünkü hiçbiri onu tribe-mate'lerinin çoraplarını yakarken görmedi. Hiçbiri en yakın ally'larını blindside üstüne blindside'la adadan gönderdiğini görmedi. Hiçbiri elinde tek bir ipucu bile olmadan 1 değil, tam 3 tane immunity idol bulduğunu görmedi. Üstelik Russell Samoa'dan çıkar çıkmaz Heroes vs. Villains'a girmiş olacak, sanırım sadece 2 haftalık bir süre varmış arada. Yani bedeni yorgunluğa, susuzluğa, zor doğa koşullarına ağır fiziksel hareketlere alışmış, beyni de hâlâ strateji yaptığı için daha açık (!) olacak. Oysa Sandra ve Rupert'a baktığımızda, 6-7 yıldır Survivor'da oynamadıklarını görüyoruz, bir Exile Island'ın ne olduğunu biliyorlar mı acaba?

Russell'ın kazanmasını ummamak elimde değil, bir sürü avantajla giriyor oyuna ve yarışmacıların tümünden daha "keskin" bir zekası var. Adam sanki bu iş için doğmuş gibi. Fakat Samoa'nın reunion'ındaki hali (dünya başına yıkılmış gibiydi, resmen ağlıyordu) Heroes vs. Villains'ta hiç ilerleyemediğini, tüm umudunun Samoa'da olduğunu ima ediyor. Ama ben de ümit etmekten vazgeçmiyorum :)

Sonuç olarak (artık yazıyı bağlasam mı ne) bu kastı görüp de sevinçten zıplamayan bir Survivor fanı yoktur eminim, ama elbette daha iyisi olabilirdi. Mesela Candice, Sandra, Tyson ve Danielle olmasa hiçbir şey kaybetmezdik sanki. Ve tabii ki onların yerine şu yarışmacılardan hangisi olsa kabülüm:
Villains - Natalie, Shane, Richard Hatch, Johnny Fairplay, Jonathan, Yau-Man
Heroes - Peih-Gee, Terry, Gary, Ethan, Yul, Ozzy
(farkına varmadan her iki gruba da beşer tane erkek, ama sadece birer kadın yerleştirmiş olmam ilginç)

Yazının başlarında bir yerde de belirttiğim gibi Survivor'ı güncel olarak bölüm bölüm takip eden çok çok az insan olduğunu düşünüyorum Türkiye'de, o insanların da Kediler ve Kitaplar'dan haberdar olması veya bu yazıya bir yerlerde rastlamaları çok düşük bir ihtimal. Yine de eğer Survivor'ı izliyorsanız ve yeni sezonu Umut'la benim kadar heyecanla bekliyorsanız, yarışmacıları tanıyorsanız ve şimdiden favorilerinizi belirlediyseniz, yazının yorum kısmında bunları paylaşmaya davet ediyorum sizi :) Kimleri tutuyorsunuz? Kimlere gıcık oluyor, bir an önce gitmelerini istiyorsunuz? Heroes vs. Villains'ı kim kazanır sizce, tahminleriniz neler?


Solda bu sezonki kadın oyuncuların arasındaki favorim Parvati, sağda ise onu sevip sevmeyeceğim tamamen önüne çıkana yavru köpek bakışları atıp atmayacağına bağlı olacak olan Amanda, Survivor'ın 100. bölüm partisinde.

Not: Bu yazıda 'challenge', 'alliance', 'immunity', 'tribal council' gibi sözcükleri İngilizce bıraktım çünkü bu yarışma İngilizce ve bu kavramlar bu şekilde yer etti kafamda, her izleyişimde içimden çevirip "Vay be, gizli dokunulmazlık idolünü buldu" gibi bir cümle zikretmedim kendi kendime. Şimdi yazınca bile çok garip geldi :) 'Villain' tam olarak nasıl çevrilir Türkçeye onu da bilmiyorum açıkçası. Zaten İngilizce bilmiyorsanız bu yarışmayı izleyemeyeceğinizden bu yazıyı okumanızın da bir anlamı yok. Yine de bir yazıya bu kadar italik kelime fazla, şimdi baktım da bir italikler geçidi olmuş, inanılmaz göz yorucu ve... Bir yazıyı ille de her şeyi bağlamadan, pat diye bitirmek ne güzel olurdu diye düşündüm birden. Böyle.













14 yorumcuk:

Kamphopo dedi ki...

Ben ilk sezonunu izlemiştim sadece, yıllar önceydi ama bazı şeyler çok net aklımda. Richard ismindeki adam mesela. Çok tuhaftı, herkesi manipüle edip duruyordu, geydi, ve kazanmıştı. Yılanlarla ve farelerle ilgili bir konuşma hatırlıyorum Richrd'a yönelik yapılan. Bir de çok tatlı bir kız vardı, aşık olmuştum o kıza resmen. Adını hatırlamıyorum ama böyle şirin, minyon, kısa saçlı bişeydi, Richard'ın karşı tribeındaydı heralde ki elenmişti ama sonlara doğru.

Baya zevkli bir yarışmaydı, şimdi bu yazıyı okuyunca da çok merak ettim açıkçası ama nerden bulabilirim bölümleri, onu düşünüyorum.

Yoğurt. dedi ki...

çok ilginç bir yarışma gerçekten survivor. ciddi bağımlılık yapıyor izleyicide, futbol taraftarı psikolojisi yaratıyor ve beyin cimnastiği yaptırıyor çünkü bir hayli zekaya dayalı, bunlar doğru. ama işin bir de bilimsel yönü var: "insan"ı incelemek isteyen herkesin izlemesi gereken bir program olduğunu düşünüyorum survivor'ın. sadece bir kaç sezon izeleyerek son derece tutarlı psikolojik ve sosyolojik tahliller yapmak mümkün.

ben sezonların tamamını izlemedim ve heroes - villans'daki yarışmacıların yarısını ancak tanıyorum. ama tanıdıklarım arasında rob mariano, sugar, randy ve jerry'den irrite oluyorum. favorilerimin başında coach geliyor. tabi ki coach'u adam olarak sevmiyorum, psikopatlığının farkındayım ama sizin de dediğiniz gibi bir eğlence değeri çok yüksek. gerçekten tuttuğum ve birinci olmasını istediğim isim rupert. ama tahminim daha farklı, eğer kazanan bir vilain olacaksa bunun russel, eğer hero olacaksa jt olacağını düşünüyorum. ama tabi bu tahmin, gönlüm rupert'dan yana.

sevgiler.

Umut dedi ki...

Yazıda olmayıp da aklıma gelenler:

James'in sürekli "bu adamlar çalışmıyor" triplerine girmesi, elalemin tiksinerek yediği şeyleri(yarasa gibi) imrenerek yemesi ve hatta ana öğün olarak tercih etmesi.

Tyson'un mormon olması ve etrafta çırılçıplak gezmesi.

Rob M.'in "com-pe-ti-ti-vely" telaffuzu :) (kım-pe-dı-dıvli..)

Amanda'nın iki de bir "honestly" diye başlayan yapmacık cümleler kurması (bence iki sefer de sırf bu yüzden gitmiş olabilir, nereye kadar anıstli de anıstli..)

J.T.'yi birinciliğe elleriyle taşıyan manipülatör jewish kankası.

Bence hero olarak fans vs. favorites'teki Erik'i alsalardı iyiydi, immunity idol'unu iyilik olsun hesabına başkasına verdiği tribal'da çot diye gittiydi. Saftirik yavrum. Onu gönderen manipülatörlerin başında da Cirie geliyordu, kafa bulmuştu çocukla resmen, gülmüşlerdi arkasından, şimdi Cirie heroine olmuş :)

irem dedi ki...

Bu yazıyı küçük şaşkınlık çığlıklarıyla okudum, benim gibi survivor tiryakileri varmış türkiye'de ve blog yazısı olarak uzun uzun yazıyorlar bunu, inanılır gibi değil! Hemen hemen çağrınıza karşılık veriyor ve favorilerimi yazıyorum:

Bu sezon kim kazanıcak kim erkenden gidecek kim kiminle alliance kurucak çok merak ediyorum çok heyecanlı, şimdiye kadar ki en heyecanlandığım survivor sezonu sanırım. Şöyle sıralıyorum favorilerimi:

1. russell
2. parvati
3. stephanie

Evet sizin aksinize rob'dan nefret ediyorum ben ama onun dışında sevdiklerimizle sevmediklerimiz hemen hemen aynı gibi :) Ayrıca tyson ve amanda'ya da özel olarak gıcık olduğumu söyleyebilirim.

Candice'le danielle kimler gerçekten yaa onların yerine yau-man olmalıydı, eliza olmalıydı, johhny fairplay olmalıydı, eric olmalıydı, ami olmalıydı ve tabii ki kalbimin prensi ozzy olmalıydı :)

Gittikleri yerlere bayılıyorum, süper manzaralar, orman, deniz, yerli halk, doğal güzellikler kendimden geçiyorum izlerken, orda olduğumun hayalini kuruyorum. Biliyorum çok saçma yani kim açlıkla cebelleşmek, böcekler tarafından ısırılıp yağmur yağdığında ıslanmak ister ama ben öyle yerlerde olmak istiyorum işte doğaya o kadar yakın olmayı. Her bölümde farklı olan challenge'lar da acaip eğlenceli görünüyor, o challenga'leri ben yapmak istiyorum mesela yani yarışmak değil sadece demek istediğim böyle kalem kağıt alıp çizmek, planlamak, yaratmak.

Ayrıca jeff'le evlenmek istiyorum :) Bence bu yazı mükemmel olmuş inanılmaz ayrıntılı bir survivor rehberi gibi ki böyle bir şeyi türkçe bulmak imkansızdı, ayrıca yeni sezondaki eski yarışmacıların tanıtımı herşey kusursuz bir tek şunlar eksik: "Come on in guys!" "Immunity is back up for grabs!" "You wanna get to today's challenge?!" "Head up to the camp!" :) jeff'in signature lafları yani onları da ben tamamlamış oldum :))

Çavlan dedi ki...

Kamphopo, bu sezonki villain'lardan biri olması için Richard'a da teklif götürmüşler. Ama savcı, ülkeyi terk etmesi için gerekli izni vermemiş. Adam suçlu çünkü, ne yapmış bilemiyorum ama bir süre hapiste yatmış, sonra ev hapsi, şimdi de ülkeden çıkamıyor. Piçin tekiydi zaten :) p2p paylaşım programlarından rahatlıkla bulabilirsiniz yeni bölümleri. Ya da İnternetten izleyebilirsiniz ama pek rahat olmaz.

Sevgili İrem ve Yoğurt ama özellikle İrem, çok mutlu oldum yorumlarınıza :) Ben gerçekten bu ülkede Survivor'ı bizim gibi takip eden adam yok diye düşünüyordum, böyle bir Survivor delisinin varlığını öğrenmek çok hoş bir sürpriz oldu :)

Umut, favorilerini de isterim :)

Umut dedi ki...

Ben içerde söylerim sana favorilerimi birazdan. :p

:)

Selin K. dedi ki...

Cirie, Sugar ve Candice hero değil villain olmalıydı.

Hemen gitsin dediklerim Sugar, James ve Russell.

En sevdiklerim JT ve Tom.

Anatolian dedi ki...

Yazıyı görünce çok sevindim valla, yanlız değilmişim :)

Heroes vs. Villians'ı şimdi indirmeye başladım. Önceki sezonları hiç izlemedim. İlk izlenimlerim yarışmanın Amerika'da daha profesyonelce çekiliyor olması ve yarışmaların daha sert olması. İlk ödül oyununda bi kızın omzu çıktı, Rupert'in ayak parmağı kırıldı mesela.


Şu an güzel gidiyor. Devam edildiği her sezon izleyecem. Burda buluşmaya devam edelim :)

mehmet dedi ki...

Ya ben bunu araştırıyorum fakat indiremiyorum.En çok ta şu ingilizcem bir şey'e yaramıyor ona üzülüyorum.

Tear in a dream dedi ki...

Selam arkadaslar,

Ben de kendi capimda bir Survivor hastasi sayilabilirim ve sizinle ayni dusunceleri paylasiyor(d)um yillardir (turkiyede kimsenin bu kadar survivor hastasi olmayacagina dair olanlar). Hala da bir avuc oldugumuzu dusunuyorum.

Ben su ana dek yaklasik 10 sezon izledim sanirim. Su an 13. sezonu indirmekle mesgulum ama emule kullandigim icin biraz yavas iniyor. tvunderground denen siteden indiriyorum ama gercekten cok az insanda var ve haftalar suruyor eski bolumlerin inmesi. Siz nereden indiriyorsunuz?

Acikcasi survivordan en keyif aldigim sene (ve bolumler) alfa erkegi diye tarif ettiginiz adamlarin ve ust sınıf, beyaz, sarisin, guzel, islerinde basarili kız ve oglanlardan olusan dogal alliance'ların siyahi, latin ve kendilerine gore daha dusuk seviyede gordukleri hemsire, ev kadini, insaat iscisi gibi gruplarca alt edildiği, daha dogrusu hic beklemedikleri anda blindside edildigi bolumler. Kişisel favorilerim var benim de herkes gibi elbette, ama özellikle o Captain America tiplerinin ezilmeleri, fiziksel anlamda 5 kat guclu olduklari tombik teyzelerce alt edilmeleri bana ayri bir keyif veriyor. Kenny diye bir oglan vardi mesela profesyonel gamer, cocugun kız arkadasi olmamis daha, ama siyahi koşucu bir kızla birlesip oyle bir bilet kesmişlerdi ki beyaz Amerikalilara, kendimden gecmistim o sezon.

Bir de bizdeki Survivor'dan da soz etmek isterim. Gercekten de ele gecirdigi her formatın suyunun suyunu cıkaran Acun, Survivor'u da bir reality sov haline getirdi. 40 dakikalık formatı alıp 90 dakikalık Askı memnu'ya cevirince ortalık salya sumukten gecilmiyor elbette. Jeff'in sundugu Survivor'dan ne kadar keyif alıyorsam, Acun'unkilerden de o kadar nefret ediyorum şahsen.

Kişisel favorim: Rupert ve Cirie, ama Russell ya da Boston Bob alır gibi geliyor.

Jeff'e de bayılıyoruz tabii, adam 10 yıldır aynı yahu; gram kilo almadi. Bir de yalnızca agzi oynuyor ya konusurken; ona bayılıyorum. Enerjisini save ediyor sanki haha. 10 Acun toplasak 1 Jeff eder mi acaba.

Selamlar hepinize

Çavlan dedi ki...

sevgili tear in a dream,

demişsin ki: survivordan en keyif aldigim sene (ve bolumler) alfa erkegi diye tarif ettiginiz adamlarin ve ust sınıf, beyaz, sarisin, guzel, islerinde basarili kız ve oglanlardan olusan dogal alliance'ların siyahi, latin ve kendilerine gore daha dusuk seviyede gordukleri hemsire, ev kadini, insaat iscisi gibi gruplarca alt edildiği, daha dogrusu hic beklemedikleri anda blindside edildigi bolumler. sonuna kadar katılıyorum, ve de bu yazdıklarını göz önüne alıp 13. sezonu yani cook islands'ı çok ama çok seveceksin diyorum :)

20. sezonu yani heroes vs. villains'i izlerken bölüm bölüm gelip bizim incelemelerimizi okuyabilirsin, 3-4 bölümde bir yazdık bu sezon. işte şurada var hepsinin linki.

biz de aynı teknolojiyi kullanıyoruz survivor'ı edinmek için (!) ama ilk 7 sezonu izlemedim ben, azıcıcık kaynak olmasını geçtim fena halde kalitesizlerdi. tvunderground'a ek olarak sharethefiles da candır. son sezonlara yaklaştıkça gittikçe daha kolaylaşıp hızlanacak indirmesi...

son olarak jeff gibisi yok evet.

Sempatizan dedi ki...

Acun el atmadan önce Türkiye'de bir Survivor daha yapılmıştı. Kanal D'de geç bir saatte yayınlanıyordu. (İyi bir rating de almıyordu sanırım çünkü devamı gelmedi) Ciddi ve kel bir sunucuya sahipti. Güney ve Kuzey olmak üzere iki takım vardı ki Güney her bölüm ağırlığını koyuyor, ödül dokunulmazlık ne var ne yok götürüyordu. Kazanan da Güney takımından, geçen seneye kadar da Arka Sokaklar'da oynayan bir adamdı. Adı Uğur'du ama soyadını hatırlamıyorum. O yarışmayı izledin mi haberdar mısın bilmiyorum ama ben kaliteliydi diye hatırlıyorum. İyi bir rating almayışı da buna kanıt olabilir. Acunun el attığı diğer Survivor'lardan sadece sonuncusuna baktım. Üstelik şu an gurur duyduğumdan uzun bir süre de izledim yarışmayı. Şimdi bu durumu konsepti ne olursa olsun çok sevdiğime yormak istiyorum. :) O sıralarda internetim olmadığı için araştırma fırsatım yoktu ama bu fırsat elime geçer geçmez ekşi'den araştırdım ve entry'nin tekinde verilen link ile bu yazıyı görmüş oldum. (Ha-ri-ka bir blog bu arada) Senin tavsiyene uyarak orijinal seriyi indirmeye başladım. Birincisini bilmeme rağmen birinci sezondan üstelik. :P Üstteki yorumları daha detaylı incelemek istedim ilk dört bölümü izleyince çünkü türk versiyonlarından sonra oldukça başarılı geldi bana. Şimdi sormak istiyorum. İlk yedi sezonla ilgili yorumun görüntü kalitesi için filan mı yoksa yarışma kalitesi için mı? İlk yedi sezonu izlemediysen Richard'ın piç olduğunu nerden biliyorsun? :P

Çavlan dedi ki...

yok yok sadece görüntü kalitesi için :) ilk sezonu izledim, ondan sonra 8. sezona kadarkileri izleyemedim çünkü hem görüntü kalitesi olarak çok kötüydüler, hem de kaynakları çok azdı. ilk sezon da görüntü kalitesi kötüydü ama ilk sezondur izlemek gerek diye kasıp gözlerim acıya acıya izlemiştim :d

ben hiç bilmiyorum acun'suz survivor'ı, çok merak ettim, nasıl bir şeydi acaba...

bir de "i think this line's mostly filler"ı görünce buffy müzikal geldi aklıma :))

Sempatizan dedi ki...

Doğru şey gelmiş aklına :) Kanal D'deki yarışmayı araştırdım biraz. Adı Survivor Büyük Macera'ymış. 2005'te yayınlanmış. Ekşi'de başlığı var, -araştırma anlayışım sorgulanabilir evet :P- kaliteli olduğuna dair entry'ler varsa da geneli yergi dolu şeyler gibi.