12 Ağustos 2014 Salı

Oculus

Yönetmen: Mike Flanagan
Yazar: Mike Flanagan & Jeff Howard
Oyuncular: Karen Gillan, Brenton Thwaites ve Katee Sackhoff
Tür: Korku
Yapım yılı: 2013
Süre: 104 dk.
Ülke: ABD
IMDb puanı: 6.6/10
Umut'un puanı: 8/10
Çavlan'ın puanı: 8/10


Dostane uyarı: Uzun süredir yazmayan yazarın açılma sürecini atlayıp direkt filme dair yazılanları okumak için alt başlığa kadar olan kısmı geçmek isteyebilirsiniz.

Korku filmleri. Asla herkesi aynı anda mutlu edemeyecek olan sinemanın o kadersiz alt kümesi.

Gerçi aynı şey her tür için söylenebilir, ama diğerlerinde nedense beklentileri karşılamak daha kolay olsa gerek gibi gelmiştir bana hep. Aksiyon, drama, komedi veya aşk filmlerine giderken az çok beklentiniz bellidir ve herkesin beğendiği bir filmi sevmeseniz bile, beğenmediğiniz şeyleri kendinizce açıklamak nispeten kolaydır. Belki karakterleri sevmemişsinizdir, belki senaryodaki mantık hataları sizi rahatsız etmiştir, belki türün tanımında yer alan ve vaadedilen şey her neyse ondan yeterince bulamamışsınız filmde.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Film Günlüğü (Kısa Kısa #12)

Son zamanlarda blog tutmaktan koptukça koptuk. Ne kadar süre uzak kalırsanız o kadar çok uzaklaşıyorsunuz, dönmek gitgide daha zor geliyor. Zaten bir heves olarak başlıyor, epeyce bir zaman yiyen bir eylem olduğu için de o heves gelip geçiyor, yerine başka şeyler koyuyorsunuz, çünkü hayatta yapacak şey her zaman çok, ama onları yapacak zaman bulmak hep güç. En azından Umut'la bize böyle oldu. Tabii artık devrin bir hayli değiştiği, uzun blog yazılarının hiç okunmadığı, eğer görsel ağırlıklı değilse blogların bir çoğunun tarihe karıştığı gerçeği de var. Sonuç olarak, Kediler ve Kitaplar'ı istemeyerek de olsa çok ihmal ettik sevgili okurlar (tabii hâlâ varsanız). Bu bir dönüş yazısı mı bilemiyorum, büyük ihtimalle değil, ama işte, burayı tamamen terk etmedik, kırk yılda bir de olsa güncelliyoruz bakın, deme şeklimiz belki.



The Truth About Emanuel, Jessica Biel, Kaya Scodelario ile Alfred Molina'nın başrollerini paylaştığı etkileiyci gizem/gerilim filmi. Babası ve üvey annesiyle yaşayan, 18'ine girmek üzere olan Emanuel'in annesi, onu doğururken ölmüştür. Yanlarındaki eve yeni taşınan, annesine de epeyce benzeyen bekar anne Linda'ya uzaktan hayranlık besleyip, onu belki biraz da sağlıksız ölçüde ölmüş annesinin yerine koyan kahramanımız, boş zamanlarında Linda'nın bebeğine bakıcılık yapmayı teklif eder. Bu iş başlarda çok kolaydır çünkü bebek telsizinden gelen seslere göre bebek uykusundan uyanmadığı sürece Emanuel'in onun odasına girmesine gerek bile yoktur. Fakat en sonunda Linda'nın bebeğiyle tanışması gerektiğinde, işler çok tuhaf ve şaşırtıcı bir hal alır.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler vol.2

Yeni Zelanda'lı tasarımcı Anjana Iyer, Found in Translation adını verdiği projesinde İngilizcede tek kelimeyle ifade edilemeyen sözcükler için her gün ayrı bir afiş hazırlıyor, 100 Days Project sitesinde de sergiliyormuş. Tüm afişleri buradan görebilirsiniz.

Gattara (İtalyanca): Hayatını kedilere adamış, genellikle yaşlı ve yalnız kadın.
Tingo (Rapa Nui dili): Bir komşunun evindeki eşyaların tamamını, yavaş yavaş ödünç alıp iade etmemek suretiyle yürütmek.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Yeni Oyun: Moonhex

Yeni oyunum nihayet yayınlandı. Oynamak isteyenleri buradan alalım.


25 Nisan 2014 Cuma

Tokat Manyağı Yapılası 25 Dizi Karakteri

En Sevilesi 50 Dizi Karakteri gibi bir liste oluşturduktan sonra, gıcık mı gıcık tv karakterlerini de listelemek gerek gibi gelmişti. Üzerinden birkaç yıl geçti, bu fikri unuttum gitti. Geçen hafta en nefret edilesi psikopat dizi karakterlerinden biri (spoiler vermemek adına bu şahsın kimliğini gizli tutuyoruz) kurgusal evrende hayatını yitirince, fikir yeniden canlanmış oldu ve bu liste oluştu. Benim gıcık olduğum karakterler genelde kötücül karakterler değil de, iyi tarafta olan ama çoğunlukla senaristlerin beceriksizliğinden, nadir olarak da onları canlandıran oyuncuların iticiliğinden pek bir sıkıcı, yargılayıcı, mızmız, sinir bozucu tiplere dönüşen karakterler oluyor. Tabii çoğu zaman bu böyle. Yoksa herhalde kimse Joffrey Baratheon için "iyi" gibi bir sıfat kullanamaz. Buyrun o zaman listeye, yorum kısmında sizi çileden çıkaran dizi karakterlerini belirtmekten de çekinmeyin.

Joffrey Baratheon (Game of Thrones)

10 Ocak 2014 Cuma

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler


Waldeinsamkeit (Almanca)

Ormanda tek başına, doğaya yakın ve yalnız olma hissi.

19 Kasım 2013 Salı

Madville

Uzun bir aradan sonra nihayet yeni oyunumu bitirdim. Eğer deli bir adamın dünyayı kurtarış hikayesini kendi ağzından dinlerken binbir çeşit yaratığa karşı koyduğu ilginç maceraya atılmak istiyorsanız, oynamak için buradan alalım sizleri.


29 Ekim 2013 Salı

29 Eylül 2013 Pazar

The Borgias


Rönesans döneminde papa olmak nasıl bir şey merak etmiş miydiniz? Kabul ediyorum, bu kadar spesifik sorunca evet cevabı veren çok olmayabilir ama soru sorulduktan sonra bence merak etmemek mümkün değil. Hem sıradan bir papanın değil, tarihe geçmiş belki de en tartışmalı papa olarak bilinen Alexander VI, yani gerçek adıyla Rodrigo Borgia ve onunla birlikte ismi cinayet, hırsızlık, tecavüz, rüşvet ve ensest gibi kavramlarla anılan ailesinin hikayesi bu.

19 Eylül 2013 Perşembe

Ruby Sparks

Yönetmen: Jonathan Dayton, Valerie Faris
Yazar: Zoe Kazan
Oyuncular: Paul Dano, Zoe Kazan ve Chris Messina
Tür: Komedi|Fantastik|Romantik
Yapım yılı: 2012
Süre: 104 dk.
Ülke: ABD
IMDb puanı: 7.1/10


Calvin Weir Fields, 19 yaşında yazdığı ilk romanıyla çok satanlar listesini alt üst etmiş ve birdenbire edebiyat dünyasının gözlerini üzerine çekmeyi başarmıştır. Gel gör ki, kendisi oldukça içe kapanık biridir esasında ve bu beklenmedik popularite onu oldukça bunaltmaktadır. Hayranları ve yayıncısı onun yeni kitabının ne zaman çıkacağını merakla bekleyip bu arada onu da gördükleri yerde sıkıştırmayı ihmal etmezken, o bu anları minimuma indirebilmek için olabildiğine içine kapanmıştır. Ayrıca ikinci romanına henüz başlayamadığı gibi içinden tek kelime yazmak da gelmiyordur.


Bu sırada rüyalarında bir kız görmeye başlar ve ona aşık olur. Bu kız gerçek hayatta karşılaştıklarından farklıdır ve onu çok etkilemiştir. Bunu terapistiyle paylaşır, o da kendisine bu konuda yazılı bir ödev verir gelecek sefere geldiğinde getirmesi için. Calvin de oturup Ruby’i, yani rüyalarının kızını kağıda dökmeye başlar böylece. Ta ki bir gün uyanıp, Ruby’nin ta kendisini evine yerleşmiş ve onunla yaşıyorken buluncaya kadar.