7 Ocak 2016 Perşembe

2015 Film ve Dizi Güncesi

2015 yılı içinde izlediğim film ve diziler arasından tavsiye edecek kadar beğendiklerim var bu afiş yumağında. İmleçle üstlerine gelip durunca adları çıkıyor, tıklayınca da imdb sayfalarına gidiyorsunuz. Kaçırdıysanız kitap ve oyun güncesi de şurda.
http://www.imdb.com/title/tt3011894/?ref_=fn_al_tt_1http://www.imdb.com/title/tt3235888/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt2347569/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt1465522/?ref_=fn_al_tt_1
http://www.imdb.com/title/tt1865505/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt2096673/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt2452254/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt4226388/?ref_=nv_sr_1

3 Ocak 2016 Pazar

2015 Kitap ve Oyun Güncesi

Bunlar, geçtiğimiz yıl içinde okuduğum kitaplar ve oynadığım oyunlardan sizlere önerebilecek kadar sevmiş olduklarım. Bir kapağın üstüne fareyle gelip durunca adı beliriyor, tıklayınca da, kitapsa goodreads, oyunsa steam sayfasına gidiyorsunuz. Birkaç gün sonra da film ve dizi günlüğü gelicek!
https://www.goodreads.com/book/show/25396902-algernon-a-i-eklerhttps://www.goodreads.com/book/show/20896110-bir-parmak-balhttps://www.goodreads.com/book/show/7871499-franny-ve-zooeyhttps://www.goodreads.com/book/show/25607015-g-nden-kalanlar
https://www.goodreads.com/book/show/24244630-helena-n-n-r-yalarhttps://www.goodreads.com/book/show/24518145-k-t-evhttps://www.goodreads.com/book/show/27087951-bir-nedene-sunuldumhttps://www.goodreads.com/book/show/22050136-antabus

30 Kasım 2015 Pazartesi

Kitap Günlüğü (Kısa Kısa #14)


Güngezgini, 256 sayfalık bir çizgi roman, bizde Çizgi Düşler'den çıkmış. Brezilyalı iki erkek kardeş yazar ve çizerleri. Kahramanımız Bras de Olivias Dominguez, ilk bölümde 32 yaşında, asıl tutkusu yazmak, ama henüz başarıyı yakalamamış, ünlü bir yazar olan babasının gölgesi altında eziliyor, para kazanmak için de bir gazetenin ölüm ilanlarını kaleme alıyor. Her bölüm, Bras'ın hayatından önemli bir günü anlatıyor ve her bölüm Bras'ın ölümüyle bitiyor. Bir sonraki bölümde bir bakıyoruz, on yıl geçmiş, Bras hayatta ve yaşamının başka bir kilit anında. Sonraki bölümde de çocukluğuna dönüyoruz mesela -zaman çizgisi düz şekilde ilerlemiyor. Ölümün hikayenin bu kadar merkezinde olması, hayatın da merkezinde olduğu için, belki onu kabullenmek yerine tüm hayatlarımızı yokmuş gibi davranarak geçirmeye çalıştığımız için. Güngezgini öyle aklımızı başımızdan alacak hikayeler anlatmıyor, ama hayatın çok içinden, çok gerçek öyküler anlatıyor, üstelik çizimler de harikulade.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Dizi Günlüğü (Kısa Kısa #13)


Nedense son zamanlarda Umut'la yeni keşfettiğimiz ve şahane başlangıç yaptığını düşündüğümüz hemen hemen tüm dizilerden birkaç bölüm sonra sıkılıyor ve izlemeyi bırakıyoruz (örneğin: pek bir övülen Mr Robot ve Daredevil). Aynı durum halihazırda takip ettiğimiz dizilerin bir kısmının yeni sezonları için de geçerli. Televizyon dizileri altın çağını, ülkemiz de son yılların herhalde en karanlık çağını yaşarken, dizilere ve güzel kaçışlara her zamankinden çok ihtiyaç duymamıza rağmen çoğu yapıma burun kıvırıp kurak bir dönem geçirdiğimiz şu günlerde, bu yazıda tanıtacağım diziler ilaç gibi geldi bize. Gerçi bilmem ki bunları alıştığımız dizilerle aynı kefeye koymak ne kadar doğru olur - biri mini dizi, diğeri çizgi dizi, öbürü gizli kamera şakası programı. Olsun. Bu dörtlüye ayrı ayrı bayıldık, bayılıyoruz. İzleyecek yeni bir şeyler arayışındaysanız buyrun:

17 Haziran 2015 Çarşamba

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler vol.3

Marija Tiurina'nın behance sayfası için şuraya tık. Ayrıca bakınız: Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler 1 + Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler 2

Luftmensch (Yiddiş dili): Hayalci insanlardan bahsetmek için kullanılır. Sözlük anlamı "hava insanı"dır.

1 Haziran 2015 Pazartesi

Song of the Sea

Song of the Sea, her karesi ayrı güzellikte olan, İrlanda yapımı bir animasyon filmi.


4 Mayıs 2015 Pazartesi

Seraphina & Ritmatist

Üniversite yıllarından beri fantezi romanlarını okumayı bırakmıştım, nedenini ben de bilmiyorum. Yakın zamanda Çavlan’ın beni Buz ve Ateşin Şarkısı, Harry Potter ve Kralkatili Güncesi dünyalarına sokmasından sonra bu türü ne kadar özlediğimi farkettim.

İlk anlatacağım kitap olan Seraphina, ismini kitabın baş karakterinden alıyor: Kendisi müzik konusunda çok yetenekli olan, çalabildiği her enstrümanla dinleyeni duygu seline boğabilen ve bu genç yaşında (16) kraliyet müzisyeninin baş asistanı olabilmiş bir hanım kızımız, ki romanın geçtiği dünyada o yaşta böyle bir konumu elde etmek sık görülen bir şey değil.

Fakat Seraphina’nın omuzlarında ağırlığı taşıdığı bir sır, onu insanlara karşı temkinli yapmaya itmiş. Bu sırla ilgili olarak babasına zamanında verdiği sözden dolayı olabildiğince az dikkat çekmeye çalışıyor, içine ata ata patlama noktasına gelen duygularını açığa vurmaktan mümkün olduğunca kaçınıyor ve bu da bazen çevresinde soğuk biri olarak algılanmasına neden oluyor.

Gel gör ki, insanlar ve ejderhalar arasındaki barış antlaşmasının 40. yıl kutlamaları yaklaşmakta, kraliyet müzisyeni gut hastalığıyla mücadele ettiği için kutlamalar için yapılacak müzik ve gösteri düzenlemelerinin tüm yükü Seraphina’nın omuzlarına bindiği gibi, prens Rufus’un şüpheli bir şekilde ölmesiyle beraber etki alanı artan saray politikaları da onu saklandığı kabuktan dışarıya çıkmaya ve sırrıyla yüzleşmeye zorlamakta.

10 Nisan 2015 Cuma

Game of Thrones ve Üç Episodik Oyun Daha


Game of Thrones'un 5. sezonunun başlamasına sadece birkaç gün kaldı. Bu yıl öncekilerden farklı olarak, iki sezon arasındaki uzuun aylar süren bekleyişe dayanmayı kolaylaştıracak bir yol vardı: oyununu oynamak. Son dönem tüm Telltale oyunları gibi, tv dizisivari episodik sistemde çıkıyor oyunlar; şu an ilk sezondayız, bu sezon 6 bölümden oluşacak ve şimdilik 3 bölüm çıktı piyasaya (Iron From Ice, The Lost Lords ve The Sword in the Darkness). Her bölümü tamamlamak, aşağı yukarı 2-3 saat alıyor. Game of Thrones'un oyununu ayıla bayıla oynadığımı söyleyemem, hatta bu yazıda tanıtacağım tüm oyunlar arasında en az sevdiğim gibi bir şey. Ama HBO-Telltale ortak yapımı olan oyunun prodüksiyon kalitesinin yüksek olduğu ve dizinin yokluğunda iyi gittiği de bir gerçek.

19 Şubat 2015 Perşembe

Sceneframing

Biriktirebildikleri tüm parayı, zaman bulabildikleri her fırsatta favori film ve dizilerinin çekildiği yerleri ziyaret etmek için harcayan Tiia ve Satu'nun yolculukları, iki yıl önce İngiltere içinde başlayıp, zamanla ABD'ye de uzanmış. Gittikleri yerlerde kendileri gibi 'fan'larla tanışıyor, etkinliklere katılıyor, deneyimlerini bloglarında yazarak paylaşıyor ve filmlerle dizilerin önemli sahnelerinin geçtiği mekanları bulup tabletlerini de işin içine katarak, sceneframing olarak tanımladıkları bir dizi fotoğraf çekiyorlar. Fotoğrafların tamamını görmek ve sözkonusu yerlerin tam olarak nerde olduğunu öğrenmek için, siteleri fangirlquest.com'u ziyaret edebilirsiniz.

The Walking Dead

13 Aralık 2014 Cumartesi

2014 Film/Dizi/Kitap Güncesi

Bunlar, 2014 yılı içinde izlediklerim ya da okuduklarımdan beğenip iç rahatlığıyla önerebileceklerim. Gönül isterdi ki her biri için iki satır açıklama da yazabileyim, ama yazamama hastalığına tutulduğum için sadece afişlerini ve kapaklarını koyabildim. Film ve dizi afişlerinin üstlerine tıklayınca imdb, kitap kapaklarının üstlerine tıklayınca goodreads sayfalarına gidiyorsunuz.
http://www.imdb.com/title/tt2267998http://www.imdb.com/title/tt1798709/http://www.imdb.com/title/tt0359950/http://www.imdb.com/title/tt2334873/
http://www.imdb.com/title/tt2758880/http://www.imdb.com/title/tt2616810http://www.imdb.com/title/tt2053425/http://www.imdb.com/title/tt2404461/

1 Kasım 2014 Cumartesi

Dreamfall Chapters Book One: Reborn


Oyun türü: Adventure
Çıkış tarihi: 21 Ekim 2014
Platform: PC, Mac, Unix/Linux, PS4
Firma: Red Thread Games
Artıları: Seçimlerin güzelliği, harika müzikleri ve başarılı seslendirmeleri, zaman azlığından doğru düzgün işlenemese de sağlam bir zeminden gelen dolu dolu hikayesi, Zoë'nin günlüğü, Zoë'nin yeni ve gelişmiş sesi+aksanı (!)
Eksileri: Bug ve glitch bolluğu, tek bir bölüm olduğu için hikaye namına pek fazla bir şeyin olup bitmemesi, kafamızdaki sorulara yenilerinin eklenmesi, nispeten rahatsız kontroller, zayıf optimizasyon, oyuncuyu zorlayacak bulmaca/puzzle eksikliği, auto-save checkpoint sistemi nedeniyle istediğimiz anda save edemememiz
Metacritic eleştirmen notu: 73/10
Metacritic oyuncu notu: 8.1/10
Benim notum: 7/10

19 Ekim 2014 Pazar

The Quest


Blogu takip edenler, Çavlan’la benim yabancı Survivor’a olan düşkünlüğümüzü bilirler. Televizyona olan genel mesafemin de etkisiyle bana Survivor’un verdiği düzeyde keyif veren benzer bir reality show'a rastlamamıştım... ta ki geçen hafta şans eseri internetten bulduğum The Quest’le karşılaşana kadar!

Şu ana kadar sadece 1. sezonu yayınlanmış olan The Quest, Tolkien’in LotR’una benzer bir şekilde tamamen fantezi ürünü bir dünyada geçen bir hikaye üstüne kurulu bir program; yarışmacılar ise bu dünyanın hikayesine adım atan kişiler. Masaüstü rol yapma oyunlarına aşina olan insanlar bilirler, bu oyunların bir de “live action” versiyonları vardır, bir mekanda toplanılır, herkes bir role bürünür ve bir yandan da kendisiyle ilgili görevi yerine getirmeye çalışır. İşte bu da onun reality show versiyonu diyebiliriz, yarışmacıların gerçek hayatlarından uzaklaşıp, içinde bir sürü aktörün rol aldığı ve kendi başına yaşamaya devam eden yepyeni dünyada, bir kahramanlık hikayesinin parçası olabilecekleri bir deneyim sunuyor.

12 Ağustos 2014 Salı

Oculus

Yönetmen: Mike Flanagan
Yazar: Mike Flanagan & Jeff Howard
Oyuncular: Karen Gillan, Brenton Thwaites ve Katee Sackhoff
Tür: Korku
Yapım yılı: 2013
Süre: 104 dk.
Ülke: ABD
IMDb puanı: 6.6/10
Umut'un puanı: 8/10
Çavlan'ın puanı: 8/10


Dostane uyarı: Uzun süredir yazmayan yazarın açılma sürecini atlayıp direkt filme dair yazılanları okumak için alt başlığa kadar olan kısmı geçmek isteyebilirsiniz.

Korku filmleri. Asla herkesi aynı anda mutlu edemeyecek olan sinemanın o kadersiz alt kümesi.

Gerçi aynı şey her tür için söylenebilir, ama diğerlerinde nedense beklentileri karşılamak daha kolay olsa gerek gibi gelmiştir bana hep. Aksiyon, drama, komedi veya aşk filmlerine giderken az çok beklentiniz bellidir ve herkesin beğendiği bir filmi sevmeseniz bile, beğenmediğiniz şeyleri kendinizce açıklamak nispeten kolaydır. Belki karakterleri sevmemişsinizdir, belki senaryodaki mantık hataları sizi rahatsız etmiştir, belki türün tanımında yer alan ve vaadedilen şey her neyse ondan yeterince bulamamışsınız filmde.