12 Haziran 2016 Pazar

Oh My Ghost

Burayı bilen bilir, tek bir Kore dizisi hakkında bile yazmışlığımız yoktur, ikimizin de ne ilgisi ne bilgisi vardı bu deryada. Derya diyorum, çünkü Güney Kore dizileri almış başını yürümüş durumda ve anlayabildiğim kadarıyla Türkiye'de de ciddi bir takipçi kitleleri var. Ayrı bir isimleri bile var: K-drama. Genelde tek sezonluk oluyor, dertlerini anlatıp bitiyorlar - bizim dizilerimiz gibi uzattıkça uzatmak, sündürdükçe sündürmek yok. Bölümlerin uzunluğu 1 saat. Yazım-yönetim tarzları ise Amerikan dizilerinden çok Türk dizilerine benziyor, çoğunlukla tüm diziyi tek bir kişi yazıyor ve tüm bölümleri aynı yönetmen yönetiyor.

Kore dizileriyle tanışmam, birkaç yıl önce Boys Over Flowers isimli şirin gençlik dizisiyle olmuştu. Başlarda ne kadar hoşuma gitmiş de olsa ortalarında sıkılıp bırakmıştım, fazla çocuk işi gelmişti. Geçen haftaysa tesadüf eseri Oh My Ghost (ya da Oh My Ghostess/O Naui Gwisinnim) isimli bir K-dramaya rastladım, başlayınca da çorap söküğü gibi geldi sezonun kalanı. Bu yazıda da ondan bahsedeceğim.



26 Mayıs 2016 Perşembe

Yeni oyun: Eklips ve diğer gelişmeler!

Belki hâlâ hatırlayan vardır, Kediler ve Kitaplar’ın yazma konusundaki zayıf tarafı olarak uzun süredir (yaklaşık 6 sene) kendi flash oyunlarımı geliştiriyordum.
http://umutdervis.com/
Bunlar oynanış açısından çoğunlukla zaman öldürmelik çerez oyunlar olsa da, hepsini severek ve sürekli daha iyisini nasıl yapabileceğimin yollarını arayarak yapmıştım, keza aklımda her zaman daha da ilginç ve ilgi çekici oyunları yapabilecek birikime ulaşmak vardı.

Tabii bu sırada büyüdüm, dünya değişti, flash öldü, hayalini kurduğum oyunların bazılarını unuttum, bazı hayallerim ise yenileriyle yer değiştirdi. Aynı zamanda hepimize olduğu gibi, hayatın acı gerçekleri dediğimiz suratsızla istemediğim bir sıklıkta aynı masaya oturup sıkıntılı ve uzuuun toplantılar yapmak zorunda kaldığımı söylememe gerek yoktur sanıyorum.

12 Mayıs 2016 Perşembe

How to Get Away with Murder

İlk sezonu bomba gibi başlamış, ikinci sezonunda da türdeşlerinin çoğu gibi düşüşe geçmeyip aynı kaliteyi koruyarak beni şaşırtmayı başarmış hızlı tempolu bir suç ve gizem dizisi How to Get Away with Murder. Formül aynı: iki sezon da birkaç ay sonrasının flashforward'larıyla açılıyor, karakterlerimizin işlediği bir cinayeti parça parça görüyor; bölümler ilerledikçe gitgide daha çok şey öğreniyor, sözkonusu gecede tam olarak neler olmuş anlamaya başlıyoruz. Sezon arası verilmeden hemen önce; sezonun ortasında o melun ve meşum geceye dair parçalar tamamen yerine oturuyor ve gizemin bir kısmı çözülmüş oluyor. İkinci yarıysa sezona yayılan büyük gizemin diğer yarısı, karakterlerin gelişimi ve sonraki sezona yeni gizem (!) hazırlıklarıyla geçiyor. Ayrıca hemen her bölümde, o bölümde başlayıp çözülen ve biten davalar da oluyor -ikinci sezonda bunların sayısı ilk sezona kıyasla iyice azaldı ve hikaye, genel olarak "büyük resim"e odaklanmaya başladı.

Dizinin adı Türkçeye çevrilince "Cinayetten Paçayı Kurtarmanın Yolları" gibi bir şey oluyor. Başrolde, Annalise Keating rolüyle çok iyi bir oyunculuk sergileyen Viola Davis var. Annalise Keating, mahkeme salonundaki yırtıcılığıyla bilinen meşhur bir savunma avukatı ve üniversitede "bir avukat olarak suçluları hapse girmekten nasıl kurtarırız; kanıtların nasıl üstünü kapatır, tanıkları nasıl gözden düşürür, jürinin aklına bir şüphe tohumu atmak için sıfırdan nasıl yeni şüpheliler yaratırız" minvalinde dersler veren başarılı bir ceza hukuku profesörü. Güçlü, sert mi sert, yeri geldiğinde gayet sevimsizleşip kabalaşabilen, ama her gün büründüğü maskelerini çıkardığında aslında ne kadar savunmasız kaldığını da bize fena halde insani bir şekilde gösterebilen çok boyutlu bir karakter Annalise Keating. Her yıl, kalabalık sınıfında sivrilip gözüne giren bir grup birinci sınıf öğrencisine yanında çalışma imkânı sunuyor.

3 Mayıs 2016 Salı

The Long Dark

The Long Dark, şu an erken erişimde ve sadece sandbox modu olan, open-world bir survival oyunu. Survival deyince pek çok kişinin aklına bol zombili, yaratıklı, canavarlı, onları vurmacalı survival-horror’lar geliyor. Ama Long Dark sadece survival, üstelik de çok gerçekçi. İçinde zombiler yok, bir takım yaratıkları öldürmeye de dayanmıyor (o tür oyunlara karşı olduğumdan değil, ama sayıları çok arttı ve kaliteleri de aynı oranda düştü ne yazık ki, bundan on yıl önce bir orijinallikleri ve hoşlukları vardı belki ama artık -en azından beni- baydılar). Long Dark’ta en çok doğaya karşı savaşıyoruz. Küresel bir felaketin ardından uçağımızın düşmesi ve kendimizi –tek sağ kalan olarak- Kanada’nın vahşi, ıssız bölgelerinde bulmamızla başlıyor oyun. Amaç basit: bu dünyadaki her türlü kaynağı kullanarak, olabildiğince hayatta kalmak. İnsanın içine işleyen, eksi yirmilerde gezinen soğuğa, açlığa ve vahşi hayvanlara karşı kıyasıya bir mücadeleye girişmemiz gerekiyor.


7 Ocak 2016 Perşembe

2015 Film ve Dizi Güncesi

2015 yılı içinde izlediğim film ve diziler arasından tavsiye edecek kadar beğendiklerim var bu afiş yumağında. İmleçle üstlerine gelip durunca adları çıkıyor, tıklayınca da imdb sayfalarına gidiyorsunuz. Kaçırdıysanız kitap ve oyun güncesi de şurda.
http://www.imdb.com/title/tt3011894/?ref_=fn_al_tt_1http://www.imdb.com/title/tt3235888/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt2347569/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt1465522/?ref_=fn_al_tt_1
http://www.imdb.com/title/tt1865505/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt2096673/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt2452254/?ref_=nv_sr_1http://www.imdb.com/title/tt4226388/?ref_=nv_sr_1

3 Ocak 2016 Pazar

2015 Kitap ve Oyun Güncesi

Bunlar, geçtiğimiz yıl içinde okuduğum kitaplar ve oynadığım oyunlardan sizlere önerebilecek kadar sevmiş olduklarım. Bir kapağın üstüne fareyle gelip durunca adı beliriyor, tıklayınca da, kitapsa goodreads, oyunsa steam sayfasına gidiyorsunuz. Birkaç gün sonra da film ve dizi günlüğü gelicek!
https://www.goodreads.com/book/show/25396902-algernon-a-i-eklerhttps://www.goodreads.com/book/show/20896110-bir-parmak-balhttps://www.goodreads.com/book/show/7871499-franny-ve-zooeyhttps://www.goodreads.com/book/show/25607015-g-nden-kalanlar
https://www.goodreads.com/book/show/24244630-helena-n-n-r-yalarhttps://www.goodreads.com/book/show/24518145-k-t-evhttps://www.goodreads.com/book/show/27087951-bir-nedene-sunuldumhttps://www.goodreads.com/book/show/22050136-antabus

30 Kasım 2015 Pazartesi

Kitap Günlüğü (Kısa Kısa #14)


Güngezgini, 256 sayfalık bir çizgi roman, bizde Çizgi Düşler'den çıkmış. Brezilyalı iki erkek kardeş yazar ve çizerleri. Kahramanımız Bras de Olivias Dominguez, ilk bölümde 32 yaşında, asıl tutkusu yazmak, ama henüz başarıyı yakalamamış, ünlü bir yazar olan babasının gölgesi altında eziliyor, para kazanmak için de bir gazetenin ölüm ilanlarını kaleme alıyor. Her bölüm, Bras'ın hayatından önemli bir günü anlatıyor ve her bölüm Bras'ın ölümüyle bitiyor. Bir sonraki bölümde bir bakıyoruz, on yıl geçmiş, Bras hayatta ve yaşamının başka bir kilit anında. Sonraki bölümde de çocukluğuna dönüyoruz mesela -zaman çizgisi düz şekilde ilerlemiyor. Ölümün hikayenin bu kadar merkezinde olması, hayatın da merkezinde olduğu için, belki onu kabullenmek yerine tüm hayatlarımızı yokmuş gibi davranarak geçirmeye çalıştığımız için. Güngezgini öyle aklımızı başımızdan alacak hikayeler anlatmıyor, ama hayatın çok içinden, çok gerçek öyküler anlatıyor, üstelik çizimler de harikulade.

7 Eylül 2015 Pazartesi

Dizi Günlüğü (Kısa Kısa #13)


Nedense son zamanlarda Umut'la yeni keşfettiğimiz ve şahane başlangıç yaptığını düşündüğümüz hemen hemen tüm dizilerden birkaç bölüm sonra sıkılıyor ve izlemeyi bırakıyoruz (örneğin: pek bir övülen Mr Robot ve Daredevil). Aynı durum halihazırda takip ettiğimiz dizilerin bir kısmının yeni sezonları için de geçerli. Televizyon dizileri altın çağını, ülkemiz de son yılların herhalde en karanlık çağını yaşarken, dizilere ve güzel kaçışlara her zamankinden çok ihtiyaç duymamıza rağmen çoğu yapıma burun kıvırıp kurak bir dönem geçirdiğimiz şu günlerde, bu yazıda tanıtacağım diziler ilaç gibi geldi bize. Gerçi bilmem ki bunları alıştığımız dizilerle aynı kefeye koymak ne kadar doğru olur - biri mini dizi, diğeri çizgi dizi, öbürü gizli kamera şakası programı. Olsun. Bu dörtlüye ayrı ayrı bayıldık, bayılıyoruz. İzleyecek yeni bir şeyler arayışındaysanız buyrun:

17 Haziran 2015 Çarşamba

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler vol.3

Marija Tiurina'nın behance sayfası için şuraya tık. Ayrıca bakınız: Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler 1 + Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler 2

Luftmensch (Yiddiş dili): Hayalci insanlardan bahsetmek için kullanılır. Sözlük anlamı "hava insanı"dır.

1 Haziran 2015 Pazartesi

Song of the Sea

Song of the Sea, her karesi ayrı güzellikte olan, İrlanda yapımı bir animasyon filmi.


4 Mayıs 2015 Pazartesi

Seraphina & Ritmatist

Üniversite yıllarından beri fantezi romanlarını okumayı bırakmıştım, nedenini ben de bilmiyorum. Yakın zamanda Çavlan’ın beni Buz ve Ateşin Şarkısı, Harry Potter ve Kralkatili Güncesi dünyalarına sokmasından sonra bu türü ne kadar özlediğimi farkettim.

İlk anlatacağım kitap olan Seraphina, ismini kitabın baş karakterinden alıyor: Kendisi müzik konusunda çok yetenekli olan, çalabildiği her enstrümanla dinleyeni duygu seline boğabilen ve bu genç yaşında (16) kraliyet müzisyeninin baş asistanı olabilmiş bir hanım kızımız, ki romanın geçtiği dünyada o yaşta böyle bir konumu elde etmek sık görülen bir şey değil.

Fakat Seraphina’nın omuzlarında ağırlığı taşıdığı bir sır, onu insanlara karşı temkinli yapmaya itmiş. Bu sırla ilgili olarak babasına zamanında verdiği sözden dolayı olabildiğince az dikkat çekmeye çalışıyor, içine ata ata patlama noktasına gelen duygularını açığa vurmaktan mümkün olduğunca kaçınıyor ve bu da bazen çevresinde soğuk biri olarak algılanmasına neden oluyor.

Gel gör ki, insanlar ve ejderhalar arasındaki barış antlaşmasının 40. yıl kutlamaları yaklaşmakta, kraliyet müzisyeni gut hastalığıyla mücadele ettiği için kutlamalar için yapılacak müzik ve gösteri düzenlemelerinin tüm yükü Seraphina’nın omuzlarına bindiği gibi, prens Rufus’un şüpheli bir şekilde ölmesiyle beraber etki alanı artan saray politikaları da onu saklandığı kabuktan dışarıya çıkmaya ve sırrıyla yüzleşmeye zorlamakta.

10 Nisan 2015 Cuma

Game of Thrones ve Üç Episodik Oyun Daha


Game of Thrones'un 5. sezonunun başlamasına sadece birkaç gün kaldı. Bu yıl öncekilerden farklı olarak, iki sezon arasındaki uzuun aylar süren bekleyişe dayanmayı kolaylaştıracak bir yol vardı: oyununu oynamak. Son dönem tüm Telltale oyunları gibi, tv dizisivari episodik sistemde çıkıyor oyunlar; şu an ilk sezondayız, bu sezon 6 bölümden oluşacak ve şimdilik 3 bölüm çıktı piyasaya (Iron From Ice, The Lost Lords ve The Sword in the Darkness). Her bölümü tamamlamak, aşağı yukarı 2-3 saat alıyor. Game of Thrones'un oyununu ayıla bayıla oynadığımı söyleyemem, hatta bu yazıda tanıtacağım tüm oyunlar arasında en az sevdiğim gibi bir şey. Ama HBO-Telltale ortak yapımı olan oyunun prodüksiyon kalitesinin yüksek olduğu ve dizinin yokluğunda iyi gittiği de bir gerçek.