13 Aralık 2014 Cumartesi

2014 Film/Dizi/Kitap Güncesi

Bunlar, 2014 yılı içinde izlediklerim ya da okuduklarımdan beğenip iç rahatlığıyla önerebileceklerim. Gönül isterdi ki her biri için iki satır açıklama da yazabileyim, ama yazamama hastalığına tutulduğum için sadece afişlerini ve kapaklarını koyabildim. Film ve dizi afişlerinin üstlerine tıklayınca imdb, kitap kapaklarının üstlerine tıklayınca goodreads sayfalarına gidiyorsunuz.
http://www.imdb.com/title/tt2267998http://www.imdb.com/title/tt1798709/http://www.imdb.com/title/tt0359950/http://www.imdb.com/title/tt2334873/
http://www.imdb.com/title/tt2758880/http://www.imdb.com/title/tt2616810http://www.imdb.com/title/tt2053425/http://www.imdb.com/title/tt2404461/

1 Kasım 2014 Cumartesi

Dreamfall Chapters Book One: Reborn


Oyun türü: Adventure
Çıkış tarihi: 21 Ekim 2014
Platform: PC, Mac, Unix/Linux, PS4
Firma: Red Thread Games
Artıları: Seçimlerin güzelliği ve bu seçimlerle gidişatı bizim biçimlendiriyor olmamız, harika müzikleri ve başarılı seslendirmeleri, karanlık cyberpunk havası, zaman azlığından doğru düzgün işlenemese de sağlam bir zeminden gelen dolu dolu bir hikaye, Zoë'nin günlüğü, Zoë'nin yeni ve gelişmiş sesi+aksanı (!)
Eksileri: Bug ve glitch bolluğu, tek bir bölüm olduğu için hikaye namına pek fazla bir şeyin olup bitmemesi, kafamızdaki sorulara yenilerinin eklenmesi, nispeten rahatsız kontroller, zayıf optimizasyon, oyuncuyu zorlayacak bulmaca/puzzle eksikliği, auto-save checkpoint sistemi nedeniyle istediğimiz anda save edemememiz
Metacritic eleştirmen notu: 71/10
Metacritic oyuncu notu: 8.4/10
Benim notum: 7/10

19 Ekim 2014 Pazar

The Quest


Blogu takip edenler, Çavlan’la benim yabancı Survivor’a olan düşkünlüğümüzü bilirler. Televizyona olan genel mesafemin de etkisiyle bana Survivor’un verdiği düzeyde keyif veren benzer bir reality show'a rastlamamıştım... ta ki geçen hafta şans eseri internetten bulduğum The Quest’le karşılaşana kadar!

Şu ana kadar sadece 1. sezonu yayınlanmış olan The Quest, Tolkien’in LotR’una benzer bir şekilde tamamen fantezi ürünü bir dünyada geçen bir hikaye üstüne kurulu bir program; yarışmacılar ise bu dünyanın hikayesine adım atan kişiler. Masaüstü rol yapma oyunlarına aşina olan insanlar bilirler, bu oyunların bir de “live action” versiyonları vardır, bir mekanda toplanılır, herkes bir role bürünür ve bir yandan da kendisiyle ilgili görevi yerine getirmeye çalışır. İşte bu da onun reality show versiyonu diyebiliriz, yarışmacıların gerçek hayatlarından uzaklaşıp, içinde bir sürü aktörün rol aldığı ve kendi başına yaşamaya devam eden yepyeni dünyada, bir kahramanlık hikayesinin parçası olabilecekleri bir deneyim sunuyor.

12 Ağustos 2014 Salı

Oculus

Yönetmen: Mike Flanagan
Yazar: Mike Flanagan & Jeff Howard
Oyuncular: Karen Gillan, Brenton Thwaites ve Katee Sackhoff
Tür: Korku
Yapım yılı: 2013
Süre: 104 dk.
Ülke: ABD
IMDb puanı: 6.6/10
Umut'un puanı: 8/10
Çavlan'ın puanı: 8/10


Dostane uyarı: Uzun süredir yazmayan yazarın açılma sürecini atlayıp direkt filme dair yazılanları okumak için alt başlığa kadar olan kısmı geçmek isteyebilirsiniz.

Korku filmleri. Asla herkesi aynı anda mutlu edemeyecek olan sinemanın o kadersiz alt kümesi.

Gerçi aynı şey her tür için söylenebilir, ama diğerlerinde nedense beklentileri karşılamak daha kolay olsa gerek gibi gelmiştir bana hep. Aksiyon, drama, komedi veya aşk filmlerine giderken az çok beklentiniz bellidir ve herkesin beğendiği bir filmi sevmeseniz bile, beğenmediğiniz şeyleri kendinizce açıklamak nispeten kolaydır. Belki karakterleri sevmemişsinizdir, belki senaryodaki mantık hataları sizi rahatsız etmiştir, belki türün tanımında yer alan ve vaadedilen şey her neyse ondan yeterince bulamamışsınız filmde.

6 Ağustos 2014 Çarşamba

Film Günlüğü (Kısa Kısa #12)

Son zamanlarda blog tutmaktan koptukça koptuk. Ne kadar süre uzak kalırsanız o kadar çok uzaklaşıyorsunuz, dönmek gitgide daha zor geliyor. Zaten bir heves olarak başlıyor, epeyce bir zaman yiyen bir eylem olduğu için de o heves gelip geçiyor, yerine başka şeyler koyuyorsunuz, çünkü hayatta yapacak şey her zaman çok, ama onları yapacak zaman bulmak hep güç. En azından Umut'la bize böyle oldu. Tabii artık devrin bir hayli değiştiği, uzun blog yazılarının hiç okunmadığı, eğer görsel ağırlıklı değilse blogların bir çoğunun tarihe karıştığı gerçeği de var. Sonuç olarak, Kediler ve Kitaplar'ı istemeyerek de olsa çok ihmal ettik sevgili okurlar (tabii hâlâ varsanız). Bu bir dönüş yazısı mı bilemiyorum, büyük ihtimalle değil, ama işte, burayı tamamen terk etmedik, kırk yılda bir de olsa güncelliyoruz bakın, deme şeklimiz belki.



The Truth About Emanuel, Jessica Biel, Kaya Scodelario ile Alfred Molina'nın başrollerini paylaştığı etkileiyci gizem/gerilim filmi. Babası ve üvey annesiyle yaşayan, 18'ine girmek üzere olan Emanuel'in annesi, onu doğururken ölmüştür. Yanlarındaki eve yeni taşınan, annesine de epeyce benzeyen bekar anne Linda'ya uzaktan hayranlık besleyip, onu belki biraz da sağlıksız ölçüde ölmüş annesinin yerine koyan kahramanımız, boş zamanlarında Linda'nın bebeğine bakıcılık yapmayı teklif eder. Bu iş başlarda çok kolaydır çünkü bebek telsizinden gelen seslere göre bebek uykusundan uyanmadığı sürece Emanuel'in onun odasına girmesine gerek bile yoktur. Fakat en sonunda Linda'nın bebeğiyle tanışması gerektiğinde, işler çok tuhaf ve şaşırtıcı bir hal alır.

22 Mayıs 2014 Perşembe

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler vol.2

Yeni Zelanda'lı tasarımcı Anjana Iyer, Found in Translation adını verdiği projesinde İngilizcede tek kelimeyle ifade edilemeyen sözcükler için her gün ayrı bir afiş hazırlıyor, 100 Days Project sitesinde de sergiliyormuş. Tüm afişleri buradan görebilirsiniz.

Gattara (İtalyanca): Hayatını kedilere adamış, genellikle yaşlı ve yalnız kadın.
Tingo (Rapa Nui dili): Bir komşunun evindeki eşyaların tamamını, yavaş yavaş ödünç alıp iade etmemek suretiyle yürütmek.

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Yeni Oyun: Moonhex

Yeni oyunum nihayet yayınlandı. Oynamak isteyenleri buradan alalım.


25 Nisan 2014 Cuma

Tokat Manyağı Yapılası 25 Dizi Karakteri

En Sevilesi 50 Dizi Karakteri gibi bir liste oluşturduktan sonra, gıcık mı gıcık tv karakterlerini de listelemek gerek gibi gelmişti. Üzerinden birkaç yıl geçti, bu fikri unuttum gitti. Geçen hafta en nefret edilesi psikopat dizi karakterlerinden biri (spoiler vermemek adına bu şahsın kimliğini gizli tutuyoruz) kurgusal evrende hayatını yitirince, fikir yeniden canlanmış oldu ve bu liste oluştu. Benim gıcık olduğum karakterler genelde kötücül karakterler değil de, iyi tarafta olan ama çoğunlukla senaristlerin beceriksizliğinden, nadir olarak da onları canlandıran oyuncuların iticiliğinden pek bir sıkıcı, yargılayıcı, mızmız, sinir bozucu tiplere dönüşen karakterler oluyor. Tabii çoğu zaman bu böyle. Yoksa herhalde kimse Joffrey Baratheon için "iyi" gibi bir sıfat kullanamaz. Buyrun o zaman listeye, yorum kısmında sizi çileden çıkaran dizi karakterlerini belirtmekten de çekinmeyin.

Joffrey Baratheon (Game of Thrones)

10 Ocak 2014 Cuma

Farklı Kültürlerden Tercüme Edilemeyen Sözcükler


Waldeinsamkeit (Almanca)

Ormanda tek başına, doğaya yakın ve yalnız olma hissi.

19 Kasım 2013 Salı

Madville

Uzun bir aradan sonra nihayet yeni oyunumu bitirdim. Eğer deli bir adamın dünyayı kurtarış hikayesini kendi ağzından dinlerken binbir çeşit yaratığa karşı koyduğu ilginç maceraya atılmak istiyorsanız, oynamak için buradan alalım sizleri.