12 Mayıs 2016 Perşembe

How to Get Away with Murder

İlk sezonu bomba gibi başlamış, ikinci sezonunda da türdeşlerinin çoğu gibi düşüşe geçmeyip aynı kaliteyi koruyarak beni şaşırtmayı başarmış hızlı tempolu bir suç ve gizem dizisi How to Get Away with Murder. Formül aynı: iki sezon da birkaç ay sonrasının flashforward'larıyla açılıyor, karakterlerimizin işlediği bir cinayeti parça parça görüyor; bölümler ilerledikçe gitgide daha çok şey öğreniyor, sözkonusu gecede tam olarak neler olmuş anlamaya başlıyoruz. Sezon arası verilmeden hemen önce; sezonun ortasında o melun ve meşum geceye dair parçalar tamamen yerine oturuyor ve gizemin bir kısmı çözülmüş oluyor. İkinci yarıysa sezona yayılan büyük gizemin diğer yarısı, karakterlerin gelişimi ve sonraki sezona yeni gizem (!) hazırlıklarıyla geçiyor. Ayrıca hemen her bölümde, o bölümde başlayıp çözülen ve biten davalar da oluyor -ikinci sezonda bunların sayısı ilk sezona kıyasla iyice azaldı ve hikaye, genel olarak "büyük resim"e odaklanmaya başladı.

Dizinin adı Türkçeye çevrilince "Cinayetten Paçayı Kurtarmanın Yolları" gibi bir şey oluyor. Başrolde, Annalise Keating rolüyle çok iyi bir oyunculuk sergileyen Viola Davis var. Annalise Keating, mahkeme salonundaki yırtıcılığıyla bilinen meşhur bir savunma avukatı ve üniversitede "bir avukat olarak suçluları hapse girmekten nasıl kurtarırız; kanıtların nasıl üstünü kapatır, tanıkları nasıl gözden düşürür, jürinin aklına bir şüphe tohumu atmak için sıfırdan nasıl yeni şüpheliler yaratırız" minvalinde dersler veren başarılı bir ceza hukuku profesörü. Güçlü, sert mi sert, yeri geldiğinde gayet sevimsizleşip kabalaşabilen, ama her gün büründüğü maskelerini çıkardığında aslında ne kadar savunmasız kaldığını da bize fena halde insani bir şekilde gösterebilen çok boyutlu bir karakter Annalise Keating. Her yıl, kalabalık sınıfında sivrilip gözüne giren bir grup birinci sınıf öğrencisine yanında çalışma imkânı sunuyor.



Dizimiz de bu yılki grubun oluşmasıyla başlıyor zaten: sessiz ve mantıklı Meksika güzeli Laurel, hırs küpü gay Connor, bir başka hırs küpü, sırf iyi notlar ve iyi bir statüye odaklanmış Michela, dallamanın babası ama altın kalpli Asher, okula yedek listeden giren, çok da parlak olmayan ama Annalise'in nedense gözettiği saf Wes ve gotik komşusu sır dolu Rebecca, Annalise'in üniversite hocası kocası, Annalise'in polis sevgilisi ve bir de Annalise'in yanında çalışan iki kişi: her türlü pis işe koşan, mesleği nedir belli olmayan karizmatik Frank ve Annalise'le kocasına sağlıksız sayılabilecek bir sadakatle bağlı bir başka avukat, geçmişi gizem dolu Bonnie. Son olarak, dizinin başında bir su tankında cesedi bulunan, üniversite öğrencisi Lila, Annalise'in kocasının öğrencilerinden biri, Rebecca'nın da arkadaşlarından. İlk sezon bu karakterlerin, Lila'nın cinayetinin ve bizimkilerin bir şekilde karıştığı -bize flashforward'larla gösterilen- diğer cinayetin etrafında dönüyor. İkinci sezonsa işler iyice karışıyor.

Kahramanının her zaman doğru şeyi yapma derdinde olmayan siyahi bir karakter olması HTGAWM'ı benzer dizilerden yeteri kadar farklı kılıyor zaten, ama dokuz başrol oyuncusundan tam dördünün siyahi olması, onu çok da ilginç kılıyor bence. Hepsi fabrikadan çıkmışa benzeyen tv dizilerinden, kullandıkları jenerik formüllerden ve jenerik tipli oyuncularından sıkıldıysanız, bu dizi harika bir seçim olabilir. Evet, karakterlerin aşırı hırslı halleri, rekabetçilikleri ve yalancılıkları çok gerçeğe yakın değil belki. Entrikalar ve cinayetlerle örülü olay zincirleri de cabası. Ama HTGAWM'in, sizi kendi kendinize onlarca teori üretip bölümleri heyecanla devirmenizi sağlayacak bağımlılık yapıcı bir tarafı var -hepsini arka arkaya izleyince bize böyle oldu; toplam 30 bölümlük 2 sezonu birkaç haftada yalayıp yuttuk. Her yeni bölüm için bir hafta beklemek zorunda kalsaydım yine de diziyi bu kadar övebilir miydim bilmiyorum, o yüzden yeni sezona ancak tamamlanınca başlamayı düşünüyorum (3. sezon onayı da almış bu arada). Zekice kurgusu, hızlı akan diyalogları, hepsi birbirinden yozlaşmış karakterleri ve tabii ki alabildiğine gizemiyle, yeni dönem dizileri arasında en cazip seçimlerden biri.




10 yorumcuk:

KadirBey dedi ki...

İlk sezonunu twistler güzeldi, Frank yakışıklıydı, Annalise baya sağlam karakterdi diye severek izliyordum ama ikinci sezonun ortasında beni baydı bu dizi. Twist yapmak için çok çok zorluyorlar ve hep aynı formülle ilerliyorlar bence. İşin içine Wes'in iticiliği ve televizyonda nedense sadece eşcinsel çiftlerde işlenen hiv konusu falan girince iyice soğudum. Belki ikinci sezonda diziyi ilk sezonki gibi art arda değil de her hafta bekleyerek izlememden de kaynaklı olabilir bunlar, bilmiyorum. Ya da sadece bana hitap etmedi How to get away with murder :)

Çavlan dedi ki...

@kadirbey bölüm bölün izlesem senin gibi düşünebilirdim, ama tüm sezon elimin altında olunca 2. sezon keyifli geldi bana. hiv meselesine katılıyorum yalnız.

Mia Wallace dedi ki...

nereye baksam bu ara bu diziyi görüyorum başlasam mı.. :)

Çavlan dedi ki...

@mia wallace başla bence, hazırda iki sezon var nasılsa. sevmezsen bırakırsın.

Orhun Gençosmanoğlu dedi ki...

The legend is back. Sizi buralarda görmek güzel diziyle de ayrıca ilgileneceğim :)

Çavlan dedi ki...

@orhungençosmanoğlu :))) teşekkür ederiz

closet monkey dedi ki...

Oooleey döndünüz mü demek oluyor bu yazılar üst üste? Ama Umut'dan da isteriz ;)

Umut dedi ki...

:D Sanırım bir "neler yaptık ve yapıyoruz" yazısı gelecek benden, ama paslandığım için gecikti :)

Arinna dedi ki...

Diziyi izlemedim ama incelemesi gel beni izle dedirtiyor :] Konu yönünden diğer diziler arasından sıyrılıyor oluşuna belki bir şans verebilirim. Ancak klişe olmamak için yapılmayanı yapmaya çalışmak yeni nesil diziler arasında klişe halini almaya başladı sanki. Son olarak da, ard arda iki yazıyı görünce çok mutlu oldum. Umarım böyle devam eder. :]

delfi kâhini dedi ki...

Selamlar buralari bos birakmayin ozluyoruz valla :), bir sans vermek istiyorum aslinda ama izleyecek o kadar cok dizi birikti ki bilemedim. Final donemini atlatir atlatmaz ilk sezona bi bakip cikacagim, sararsa yollarimiza beraber devam ederiz how to get away with murder'la