William Gibson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
William Gibson etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2010 Perşembe

Distopik Romanlar - III


Mülksüzler aslında ütopik bir toplumu anlatıyor, belki de bu yüzden bu yazı dizisinde tanıttığım kitapların tümü arasında en sevdiğim (ve okuduğumda beni en çok etkilemiş olan) roman. Öyeyse ne işi var distopik romanlarla ilgili bir yazıda dediğinizi duyar gibiyim, eh, çünkü Mülksüzler, aslında distopik bir toplumu da anlatıyor :) Bilemiyorum, büyük ihtimalle distopik bir kitap olarak kabul edilmiyor bile, hiçbir fikrim yok. Ama ben ediyor ve bu listeye alıyorum. Ütopik bir roman olarak sınıflanıyor bile olabilir Mülksüzler, ama yazarın kullandığı gerçekçiliğin dozu, romanın ütopik sayılabilmesini engelliyor bana kalırsa (Anarres kusursuz bir toplum değil, ama bunun nedeni böyle bir şeyin insan doğası düşünüldüğünde imkânsız olması, ki Le Guin aşama aşama ve nedenleriyle gösteriyor bunu bolca).

Kitapta iki farklı dünyayla ve bu iki dünyanın son derece zarifçe çizilmiş portreleriyle karşı karşıyayız. Biri şu an yaşadığımız dünyaya benzeyen, zengin kaynaklarla dolu bir gezegen, diğeri de anarşistlerin isyan ederek ilk dünyayı terk edip gidip yerleştiği ve bir nevi ütopya yarattığı kupkuru çöllerle dolu, çorak dünya. Bu iki gezegenin her biri bir ötekinin "ay"ı, birbirlerinin etrafında dönüyorlar, ama nihai olarak hangisinin dünya, hangisinin ay olduğu, sizin ne taraftan baktığınıza bağlı. Benim distopik olarak nitelendirdiğim zengin dünyanın adı Urras, kapitalist bir ekonomisi ve ataerkil, sömürüye dayanan sistemi var ve besbelli bir biçimde hem ABD'ye, hem de zamanın Sovyetler Birliği'ne gönderme (SSCB göndermesi yorumlardaki düzeltilerle eklendi, Urras'ta başarısız olmuş sosyalist bir sistemi temsil eden ayrı bir bölge vardı belki? O kısmını hatırlayamamaktayım. Ama URRAS sözcüğünün USA ve USSR harflerinden devşirilmiş olduğu kesin). Fakir dünya ise sonradan keşfedilmiş, sonradan yerleşilmiş dünya, adı Anarres. Odo adlı kadın bir anarşist bir isyan başlatarak kendisi gibi düşünenlerle birlikte Urras'ı terk ederek Anarres'e göç ediyor ve burada devletin, otoritenin ve mülkiyet kavramının (Anarres'lilerin dilinde iyelik eki yok) olmadığı bir toplum kuruyor. Kitap, bunun 150 yıl sonrasında, Shevek isimli Anarres'li bir fizikçinin, Urras'a olan ziyaretine odaklanıyor.