2 Ağustos 2010 Pazartesi

Atmosferik Rahatsızlıklar

Bir gün, birdenbire, karısı Rema'nın gerçek karısı değil de bir dublör, Rema'nın tıpatıp benzeri bir Rema taklidi, bir doppelgänger olduğuna inanmaya başlayan bir psikiyatristle ilgili Atmosferik Rahatsızlıklar. Leo (kahramanımız) gerçek karısını aramaya çıkıyor, bu arada bir hastasının da etkisiyle hava olaylarını yönlendirerek karanlık işler çeviren bir örgütle mücadele etmeye koyuluyor -koyulduğunu zannediyor yani. Görünüşe göre Leo Capgras Sendromundan muzdarip; bu rahatsızlıkta yakınlarının yerine onlara tıpatıp benzeyen yabancıların geçtiğine inanmaya başlıyor insan.

Leo'nun kafasından geçenler, düşünceleri, hareketleri ve nedenleri, akıl sağlığı yerinde insanlara çok uzak şeyler, ama okurken anlamakta ve empati kurmakta zorlanmadığımız bir şey var. Leo'nun "karım nerde, kim bu karşımdaki kadın" hezeyanlarının içinde bir yerlerde, Capgras Sendromunun duygusal yansımaları, monotonlaşmış ilişkilere dair yürek burkucu unsurlar bizim de hayatımızda var. Özellikle en yakınımızdakilere atfettiğimiz bazı özellikler son derece asılsız aslında, ama biz alışkanlığın uyutucu gücüyle körleşmiş vaziyette gerçekten o kişiyi tanıdığımızı zannederek etrafta geziniyoruz, yıllar geçtikten sonra bir gün beklentilerimize uymayan ufacık bir davranışını gördüğümüzde yatakta yanımızda yatan kişiye bakıp 'Kim bu yahu' derken bulabiliyoruz kendimizi.

Atmosferik Rahatsızlıklar, neredeyse tamamen delirmiş bir kahramanın deli saçması düşüncelerini, kahraman mantıklı hareketler ve son derece aklı başında çıkarımlarda bulunuyormuş gibi okutuyor okura. Dili o kadar güçlü ki, olağanüstü bir şekilde "inandırmayı" başarıyor okuyucuyu düşünce zincirinin bir yerlerinde bir mantık olduğuna. Tuhaf, benzersiz ve çok özel bir roman bu. Biraz sancılı bir süreç geçirebilirsiniz onu okurken (benim için mesela çok zor ilerledi; doktorumuzun akıl yürütmelerini yorucu bulduğum zamanlar oldu), ama değiyor.

Her şeyden çok, farklı gerçeklik algılarıyla ilgili bir kitap bu; Rema'nın Leo'yu algılayışı, Leo'nun kendisini algılayışından da, Rema'nın annesinin Leo'yu algılayışından da farklı mesela. Aynısı Rema'nın babası, Harvey, ve büyük ihtimalle romandaki diğer tüm karakterler için geçerli. Neyi görmek istersek onu görüyoruz karşımızdakinde, nasıl bir kişilik yüklemek istiyorsak ona, öylesini yüklüyoruz. Aslında daha çok içsel belki de "tanımak" dediğimiz his.

Leo'nun deliliği, Harvey'nin ortaya çıkışı ve Tzvi Gal-Chen'in varlığıyla ilgili ortaya attığı soruları yanıtlamadan bitiyor Atmosferik Rahatsızlıklar. Sıradan bir romanda rahatsız edici olabilirdi bu, ama bu romanda anlatımın güzelliği, hikayede olmayan bütünlük hissinin eksiğini kapatıyor. Psikiyatrist olan (olmasa böyle aklı başında anlatamazdı gerçek deliliği zaten) Rivka Galchen'in ilk romanı olan Atmosferik Rahatsızlıklar, New York Times ve Amazon'un Yılın En İyileri listelerine girmiş. Bana göre de atlanmaması gereken, çok hoş bir ilk roman.

3 yorumcuk:

masal dedi ki...

okumak için iyi bir kitap arıyorum.
Anladığım kadarıyla okumaya değecek bir kitap..

Savaş Çalışkan dedi ki...

Gerçekten güzel bi kitaba benziyor http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=446845 sipariş verdim bile..

ErDo dedi ki...

ihsan oktay'ın kitabını bitirir bitirmez hemen edineceğim