4 Mart 2013 Pazartesi

Güvenli Yerlere Çıkan Yollar

Zihnimizin sahip olduğu en büyük beceri belki de acıyla başa çıkmak. Klasik yaklaşım bize herkesin ihtiyacı doğrultusunda geçtiği dört kapı olduğunu gösterir.

Birinci kapı uykudur. Uyku bize dünyadan ve onu dolduran tüm acılardan kaçabileceğimiz bir sığınak sağlar. Bir insan ağır yaralandığı zaman genellikle kendinden geçer. Aynı şekilde travmatik haberler alan birinin bayıldığı olur. Zihin ilk kapıdan işte böyle geçerek kendini acıdan korur.

İkinci kapı unutmaktır. Bazı yaralar kısa zamanda kapanamayacak, hatta belki de asla iyileşemeyecek kadar derindir. Ayrıca bazı anılar o kadar azap vericidir ki, onlara alışmak mümkün değildir. "Zaman tüm yaraları iyileştirir" sözü yanlıştır. Zaman çoğu yarayı iyileştirir. Geri kalanlar bu kapının ardında saklıdır.

Üçüncü kapı deliliktir. Bazen insanın aklı öyle bir darbe alır ki kendini delilikte saklar. Bu ilk bakışta faydalı gözükmese bile öyledir. Gerçekliğin acıdan başka bir şey getirmediği zamanlar vardır ve bu acılardan sakınmak için zihnin gerçekliği geride bırakması gerekebilir.

Dördüncü kapı ölümdür. Son sığınak. Öldükten sonra bizi hiçbir şey incitemez. Ya da en azından bize öyle söylenir.

(Rüzgârın Adı, s. 145)

6 yorumcuk:

Nuranesc dedi ki...

Kediler ve Kitaplar'da paylasilan icerigin de bircoklarimiz icin bir yasam tarzi oldugu kadar ayni zamanda acilarimizla, dertlerimizle basedebilme yolu oldugunun unutulmamasi dilegiyle. Cok guzel bir paylasim olmus, ben de kendi hayatimda dertlerimle basbasa kaldigimda bu dirt yolu dusunurum once. Sonra insan oldugum ( yani beynimin bir fonksiyonu oldugu) aklima gelir gider bi kitap secer ya da bi filmin basina otururum. Olmadi bir diziye kaptiririm... Baskalarina gore eglence, bana gore nefes almak. Elinize saglik, iyi pazarlar.

even better than the real thing dedi ki...

Alıntı çok hoş. Kitap daha hoş. 2. kitap daha da hoş. 3.sünü beklerken çıldırmamak uğraşı ise ne boş.

:D

melike dedi ki...

Aklı başında herkesin korktuğu üç şey vardır; fırtınalı bir deniz, aysız bir gece ve yumuşak başlı bir adamın öfkesi... :)

Bir solukta okuduğum nadir kitaplardan...

Defne Soysal dedi ki...

Harika ben hep düşünmüşümdür ama bunun bilimsel yönü nedir hiç araştırmadım. Kitap ismiyle bir romana benziyor. Bu alıntının içinde nasıl yer aldığı konusunda kafamda soru işaretleri oluştu. Aslında alıntı çok güzel ama ben kitabı araştıracağım. Teşekkürler paylaşım çok güzeldi.

Persephone dedi ki...

Tesaduf eseri kesfedip bir cirpida okuduyup bayildigim bu kitabi sizin de begenmenize cok sevindim nedense. Bu seriyi bir yandan daha cok kisi bilsin ve sevsin, bir yandan da sadece bana kalsin istiyorum. Bu alintiydi zaten bana da kitabi okutan.

Kutsal Diş dedi ki...

bu blogda görüp okuduğum harika ötesi kitap. hiç ara vermeden bilge adamın korkusunu da okumuştum ardından. üçüncü kitabı sabırsızlıkla bekliyor size de bu kitapla tanışmama vesile olmanızdan dolayı teşekkür ediyorum :)