31 Ekim 2011 Pazartesi

Veronica Mars'ı Neden Seviyorum

Gelmiş geçmiş en iyi dizilerden biri olan Veronica Mars'ı hâlâ izlemediyseniz, işte başlamak için birbirinden geçerli 15 neden:

1- Sıkıcı mı sıkıcı NCIS ve CSI'lardan geçilmeyen bir dünyada dedektifliği hem inandırıcı, hem karizmatik hem de eğlenceli gösteren, çok ama çok zekice bir dedektif dizisi olması
2- Mükemmel müzikleri
3- Pek bir hızlı akan olağanüstü komik diyalogları
4- Üç boyutlu, asla tamamen iyi ya da tamamen kötü olmayan, feci gerçekçi karakterleri
5- Süper kastı yetmezmiş gibi tadından yenmeyen konuk oyuncuları — Amanda Seyfried'den Alyson Hannigan'a, Charisma Carpenter'dan Lucy Lawless'a, Leighton Meester'dan Jane Lynch'e kimler kimler.



6- Veronica'nın kendisi — hem zeki, hem komik, hem alaycı, hem hazırcevap hem de çok güçlü (kas gücü değil tabii kast ettiğim) bir karakter ve kuşkusuz, televizyon dizilerindeki en gerçekçi, en sevilesi kadın kahraman. En yakın arkadaşını faili meçhul bir cinayete kurban veren, hem annesi hem de aşık olduğu sevgilisi tarafından açıklamasız bir şekilde terk edilen, bekaretini -kim tarafından bile bilmeyerek- tecavüze uğrayarak yitiren, okulda sahip olduğu tüm popülarite ve sosyal çevreyi korkunç biçimde kaybeden ve herkesin sürekli konuştuğu, çekiştirdiği ve suratına çemkirdiği bir kız haline gelen, eskiden kasabanın şerifi olan babasının işini (ve tüm itibarını) kaybetmesiyle babasının peşinden motelden bozma bir tesise taşınmak zorunda kalan ve bunların tümünü 16 yaşında yaşayan bir kız Veronica ve ağlayıp zırlamayan, ama haksızlık bu diye sızlanmayan, sadece sertleşerek kendi bildiği yollarla yani zekasını kullanarak dünyayla ödeşmeye çalışan, ama günün sonunda sadece insan olan bir karakter bu. Sonuç olarak, daha iyi bir kahraman yaratılamazdı kesinlikle. Süper yazılmış Veronica karakteri kadar, böyle bir karakteri -aslında çok az aktrisin taşıyabileceği bir karakteri- inanılmaz doğal canlandıran Kristen Bell'in de başarısı bu tabii ki.
7- Keith Mars — dünyanın en havalı babası
8- Logan Echolls — gönüllerin psikotik prensi
9- Weevil, Wallace, Mac, Vinny Van Love ve aslında dizinin ana olsun yan olsun tüm karakterleri (bir tek Duncan hariç)
10- Joss Whedon'ın bile hakkında "dünyanın en iyi dizisi, keşke ben yapsaydım" demiş olması ve bir bölümde kısacık konuk oyunculuk yapması



11- Veronica ve Keith'in baba-kız ilişkisi (ve aralarındaki acayip komik diyaloglar)
12- Veronica ve Logan'ın "epik" hikayesi (ve yine aralarındaki acayip komik diyaloglar)
13- Devamlılık konseptini anlayan sayılı diziden biri olması — pek çok çağdaşı gibi birkaç bölüm önce olanları kolayına geldiği için görmezden gelmiyor, hatta her sezonunun sonu daha o sezonun çekimleri başlamadan belli, ikinci bölümde ta yirmi ikinci bölümde anlamlanacak minik ipuçları bile veriyor ve o bölüm için konuk olarak gelen oyuncu mesela sekiz bölüm sonra hâlâ aynı okulda olduğu için pat diye karşımıza çıkabiliyor.
14- Tüm sezona yayılan ana hikayeleri — genelde alıştığımız diziler her bölümde farklı bir hikaye işlerken, Veronica Mars sezonun ilk bölümünden başlayıp son bölümüne kadar sürecek olan büyük bir hikayeyi işliyor. Her bölüm yine ayrı hikayeler oluyor, ama onların arasına ana hikayeyle ilgili gelişmeler, dallanıp budaklanmalar ve ipuçları serpiştirilmiş oluyor. Bütün parçalar son bölümde biraraya geliyor ve geriye bakan seyirci detaylara verilen öneme ve son kertede ortaya çıkan parçaları düzgünce yerleştirilmiş puzzle'a bakıp şapka çıkarıyor. [İlk iki sezon bu tekniği kullandılar ama ilk ikisi kadar başarılı olmayan (yine de herhangi bir dizinin en iyi sezonuna beş basacak) üçüncü sezon network'un saçmasapan talepleri sonucu tek büyük olay yerine iki adet daha-az-büyük olay işlendi.]
15- Kendini pek ciddiye almazken seyircisini çok ciddiye alması — pek çok tv dizisinin aksine seyircisini aptal kabul ederek her şeyi gereksizce açıklamıyor ya da seyircisinin ilgisini iki ucuz gizem numarasıyla ayakta tutmaya kalkmıyor ya da seyirci nasılsa uyuyor diye düşünerek devamlılığı bozmuyor ya da hikayenin ilerlemesi için karakterlerine salakça kararlar aldırmıyor, tersine en baştan çok zeki ve dikkatli bir seyircisi olduğu varsayımından yola çıkıyor.



Son bölümü yayınlanalı neredeyse 5 yıl geçmiş bir dizi için niçin oturup da böyle bir liste döşendin diyorsanız, belli ki hiç Veronica Mars izlemediniz. Tavsiyem: hemencecik indirin dvd'sini alın ve sezonları yalayıp yutun.

22 yorumcuk:

casey23 dedi ki...

çok çooook severek izlerdim keşke bitmeseydi dediğin gibi son sezona hem çok müdahale oldu ve azıcık da olsa tadını kaçırdılar hem de bence çok rahatlıkla devam ederdi şu senarist grevi bilmem ne zamanına denk gelmeseydi :(

Short Skirt Long Jacket dedi ki...

"Kendini pek ciddiye almazken seyircisini çok ciddiye alması" kesinlikle çok doğru bir tanımlama olmuş. Televizyon dizileri genelde kendilerini çok ciddiye alıyor ve acaip komik duruma düşüyorlar, ve mesela Lost'un mesela Frınge'in yaptığı gibi seyirci kitlelerini hiç ciddiye almıyor ve bizim seyircimiz çok akıllı değildir önlerine ne koysak yer diye düşünüyorlar ve devamlılık hataları yapıyorlar,en basit olayı bile karakterlerine diyalog içine yedirerek açıklatıyorlar felan. Veronica Mars hakkaten çağın en underrated dizisi, değeri bilinmeyen gizli cevheri.

Tabi bu zeki izleyici için, yani kimse kızmasın ama kanımca ortalamanın çok üstünde bi zekaya sahip olmak gerekiyor bu diziyi anlayabilmek ve örümcek ağı gibi olaylar zincirini takib edebilmek için. Çünkü en ufak bişey kaçınca ipin ucu da kaçıyor ve herşey karışıyor.Sadece zeka da değil her bölümün her dakikasını büyük bir dikkatle hiç kaçırmadan izlemek, arka arkaya kısa zamanda izlemek böylece unutmamak ve bunlar gibi.. Çünkü çok fazla olay çok fazla kişi var. Sonra acaip hızlı akan iki dakika süren tek bir diyalogdan yirmi tane espri çıkıyor. Ay çok özlemişim ben bu diziyi :D

foondah dedi ki...

Süper bir dizi ve süper de bir yazı olmuş, eline sağlık. Veronica'yı geç keşfettim ama anında bağımlısı oldum. Ara ara özleyip tekrar izlediğim çok az sayıdaki diziden biri ve öyle çat diye bitirdikleri için de acayip uyuzum network'üne. Güzelim iki sezondan sonra üçüncü sezon pek kesmese de, hiç yoktan iyidir diyerek izliyoruz ama öyle sözde bir finalle de kurtaramadılar yani, bunu da bilsinler buradan :)) Benim için VM hala bitmiş değil -hala inkar aşamasındayım, belki bir umut filmi çekilecekti, bakalım vuslatı bekleyen kumrular gibi oturup beklerim ne yapayım... :(:

Burcu dedi ki...

İzlemedim ama bu yorumlardan sonra izleme kararı aldım :)

Umut dedi ki...

Bu diziye dışardan bakınca çok sıradan gözükmüştü gözüme, "Amerikan lisesinde dedektiflik olsa nolcak yae" demiştim, ama izleyince pek sevdim. Benim sevme nedenlerim (yazıyla aynı olacak ama):

1- Oyunculuk çok iyi. Kristen Bell resmen bu karakter için yaratılmış, bu kadar iyi bir oyuncu olduğunu bilmiyordum. Diğerleri de süper, aralarındaki kimya falan.

2- Senaryo çok başarılı. Abuk sabuk inanılması güç saçmalıklar olmuyor, araştırılan olaylar başta basit gözükse de içlerine girdikçe ilginçleşiyor ve bunları sezon başından planladıkları belli, suçluyu tahmin etmesi genelde zor.

3- Karakterler ve diyaloglar çok hoş. Geçtiği ortamın yarattığı beklentinin tersine pembe dizilerdeki gibi uçlarda karakterler yok (Beyaz atlı manken tipli prensler, onları bekleyen prensesler) Dizide gerçekten bir Joss Whedon havası var, herkes ayrı laf cambazı. Buna rağmen karakterler hiç karikatürize değil, gayet gerçekçi ve sempatik. Joss kıskansın bence de, Buffy'nin yarısı koskoca vampir avcısının manken tipli sevgililerine trip atmasıyla geçiyordu :)

4- Keith Mars. :D

pınar dedi ki...

ben de cnbce'de rastlamıştım bir kaç kez ve hoş görünmüştü baya ama tabi başını sonunu bilmediğimden olacak çok anlamamıştım. dvd'lerini bulmaya çalışıcam :)

piknik tüpü dedi ki...

Hiç duymadığım bir diziydi, bayramda arkadaşımla birlikte VM maratonuna girmeye karar verdik güzel yazınızı okuyunca. Teşekkürler :)

Judy Abbott dedi ki...

ah ah, tadı damağımda kalan enfes bir yazpımdı, cnbc-e'de her tekrarını yakaladığımda izliyorum. Ben dizideki dedektiflik olayından çok zevk alıyordum, esaslı bir dedektif romanı okur gibi bir tad veriyordu bana. Kesinlikle kaçırılmaması gereken bir dizi.

CosmicBird dedi ki...

Her cümlesine katılıyorum. Digiturkte verildiği zamanlar izliyordum ben ve kaçırmamak için her gün saat 6da evde oluyordum.

senisectumpikacuu dedi ki...

Nasıl hiç duymayanlar olmuş anlamıyorum? cnbc-e mi e2 mi ne veriyor Veronica Mars'ın bölümlerini. Her maddeye ayrı bi katıldım. Güzel dizi keşke bi son bölümü olmasaydı hala devam etseydi :\

gökçe dedi ki...

Ya, ben böyle mükemmel bir dizi nasıl 3 sezon sürdü anlayamıyorum. Tamam, çok uzatılıp sakız olması da hoş değil ama 3 sezon bu kadar mükemmel bir dizi için cidden az. O kadar çok izledim ki bütün replikleri ezberlemiş durumdayım neredeyse. (burası okumayı bıraktıgınız kısım olmalı) şaka bir yana, gerçekten mükemmel bir dizi. Diyalogları, senaryosu, devamlılığı,karakterleri... Gerçekten mükemmel. Veronica Mars'ın en güzel yönlerini yazmışsınız, kesinlikler her maddeye katılıyorum.

wimparella dedi ki...

çok öneri aldım artık başlıyorum izlemeye duruyordu pc de iyi bi seçim yapmışım demekki zamanında :)

Onur Ergin dedi ki...

bu diziyi seven şunu da sevdi: spooks(2002-2011)

Mathilde Tahon dedi ki...

Ne zamandır izlemeyi erteliyordum, ama bu yazıdan sonra hemen başladım izlemeye. Başlamamla bitirmem bir oldu zaten, yerimden kalkmadan peş peşe izledim 3 sezonu :) Gerçekten muhteşem bir dizi.

Oglak Kizlari dedi ki...

Ben de izlemedim ama bulup izleyeceğim. Teşekkür ederim.

Dizimanyağı anne Çiğdem

Penguen'in Sepeti dedi ki...

Adını ilk defa duyduğum bu diziye geçen hafta yazınızı okuduktan sonra başladım ve kendime nasıl haberin olmaz diye hayret ettim.Yazınız için teşekkürler...

Unknown dedi ki...

takipçilerindendim ben de...bitti ben de hüzünlere gark oldum....hemen yeni bölümler olsun bize de gelsin!

Unknown dedi ki...

Merhaba,
Haberiniz var mıbilmiyorum ama yeni bir proje başlatılmış, bir devam filmi çekebilmek adına. İlgilenirseniz ayrıntısı,

http://www.kickstarter.com/projects/559914737/the-veronica-mars-movie-project

Ben bir olasılığın bulunmasınyla bile çok mutlu oldum :)

Çavlan dedi ki...

ben de çok mutlu oldum :) ayrıca olur bu proje. bağış yapanlara dağıtılan minik ödüller de şahaneymiş, özellikle filmdeki bir karaktere isim vermek, bir sahnede garson rolünü oynamak gibi ödüller :)

Eren GÖÇ dedi ki...

ilk günden hedefi geçtiler bile :)

Gizem dedi ki...

Filmi seyrettiniz mi acaba? Yorumunuzu sabırsızlıkla bekliyorum :)

Çavlan dedi ki...

seyrettik, bayıldık! :)