29 Ekim 2011 Cumartesi

Şahane Hatalar

Macera Tüneli serisini hatırlayan var mı? Benim çocukken en sevdiğim kitaplardandı, orijinal adı Choose your own adventure (kendi maceranı kendin yarat) olan serinin hikayeleri düz bir çizgide ilerlemez, bölümlerin sonunda önümüze yol ayrımları sürerdi; "Eğer kasabaya geri dönecekseniz sayfa 13'e, yarım saat daha etrafı kolaçan edecekseniz 47'ye geçin" gibi. Kararları okuyucu, yani biz verirdik ve serüvenimizin sonu buna göre biçimlenirdi - her kitabın en az 20 sonu olurdu. Geçen hafta kendi maceranı kendin yarat kitaplarının yetişkinler için olanını keşfedince çok sevindim çünkü süper çerez-eğlencelik görevi gören, üstelik çok kısa aralıklarla elinize alıp bırakabileceğiniz bir türe giriyor Şahane Hatalar. Konusuysa bir hayli ilginç: Hayat.

Birkaç yıl önce internette gezinirken Alter Ego isminde text-based ve online bir browser oyununa rastlamıştım. Tagline'ı "Ya hayatınızı tekrar yaşama şansınız olsaydı?" olan oyun "İşler birazcık farklı gitseydi yaşamınız nasıl olurdu diye merak ettiniz mi hiç?" sorusuyla açılıyor, bir dizi soru sorarak ilerliyordu - hem de sorular, daha annenizin karnında bir cenin olduğunuz zamandan başlıyordu. Verdiğiniz yanıtlar da siz çok da farkına varmadan karakterinizi ve yaşayacaklarınızı belirliyordu. İşte Şahane Hatalar, bildiğimiz Macera Tüneli kitaplarını alıp Alter Ego'yla birleştiriyor ve ortaya okuma şeklinize bağlı olarak 6 saatte de, 15 dakikada da bitirebileceğiniz 600+ sayfalık bir kitap çıkarıyor. Üstelik -kapağında yazdığı gibi "sayısız" ya da basında geçtiği gibi 150 olmasa da- tam 96 farklı sonu var (evet, üşenmedim saydım).

Şahane Hatalar'ın başında, 18 yaşında, gençliğinin baharında, liseden yeni mezun olmuş bir genç kızın yerine geçiyoruz. Daha ilk sayfadan vermemiz gereken bir karar var: Erkek arkadaşla bir ev kiralayıp üniversiteye mi gitmeli, tek başına ve sırt çantasıyla plansız bir yolculuğa mı çıkmalı? Bundan sonra iki sayfada bir çok çeşitli durumlarda karar vermemiz isteniyor ve bir kitapta onlarca hayat yaşıyor, akla gelebilecek hemen her şeyi deniyoruz. Tek başınıza Avrupa yolculuğuna çıkmak, çok şişmanlayıp şişmanlar için özel bir web sitesi açmak, uyuşturucu bağımlısı olmak, sizi döven kocanızın kurban rolünde olacağı kusursuz cinayeti planlamak, üniversitede sanat okuyup çok sanatsal işler yapmak, ölüp gece gündüz uçsuz bucaksız bir Jerry Springer şovundan ibaret olan cehenneme postalanmak, çok gizli bir rahibe topluluğuna katılıp onlar adına kadın düşmanları ve sağcı pislikleri dünyadan tek tek temizlemeye başlamak, oğlunuzu bir başka erkekle evlendirmek, insani gelişim kuruluşunda süper işler yapmak, size tecavüz eden adamı olaydan bir yıl sonra cebinizde bir silah taşırken bulmak, kredi kartı dolandırıcılığından hapse girmek, hayatınızın aşkını bulup (ve o kadın olduğu için lezbiyen olup) onunla bir yastıkta kocamak, İzlanda'da köyün cadısı olarak nam salacağınız bir yaşam sürmek, dini bir tarikata katılıp seks kölesi olmak, evlenip çoluk çocuğa karışmak ve Rusya'ya taşınmak, dünyaca ünlü bir yazar olmak, down sendromlu oğlunuzun fok balıklarıyla nasıl bu kadar iyi iletişim kurabildiğinin sırrını çözmek, orkide çiftlikleri ve sinekkuşu sığınakları açmak ve aklınıza gelebilecek hemen her farklı şekilde ölmek, yetmezmiş gibi bir de ölümden sonra neler olduğunu görmek, bunların tümü ve daha fazlası geliyor başınıza.

Genel olarak okuması ve sayfalarının arasında dolanması, sonra bırakıp birkaç günlüğüne unutması ve sıkıcı bir yolculukta tekrar alıp içine dalması çok keyifli olsa da, eleştirebileceğim iki noktası var kitabın. Birincisi, 20'li yaşlara uzun uzun bölümler yazılmışken, çoğu bölümde orta yaşlılığın hızla (ve ölmeyecek kadar şanslıysanız, yaşlılığın jet hızıyla) geçmesi. Bana zayıf gelen diğer nokta da işin serüven kısmının az, pembe dizi kıvamındaki entrika kısmının bol tutulmuş olması ki okurken yüreğiniz hop oturup hop kalkıyor "şimdi hangi korkunç olay gelecek başıma," diye. Yine de yazarın hakkını çeşitlilik ve hepsi de birbirinden çok farklı olay ve insanları gözlemleyişindeki doğruluk yönü bakımından teslim etmek lazım. Kitabın Türkçesini de pek beğenmedim, birebir ve özensizce yapılmış bir çeviri, mesela karakterim bir noktada sevgilisiyle çeşitli barlarda ve suşi restoranında "sevişti", bir başka hayatında da "yatak tulumu" diye bir şeyin içinde uyudu.

İlgilenenlere: Heather McElhatton'ın orijinal adı Pretty Little Mistakes olan bu kitabın ardından yayınladığı Millon Little Mistakes yine aynı teknikte yazılmış bir kitapmış, bu sefer piyangodan 22 milyon dolar kazanıyor ve o parayla ne yapacağımıza karar veriyormuşuz. O da çıksın buralarda, biraz da piyangodan zengin olma hayalleri kuralım :)

32 yorumcuk:

A-H dedi ki...

Supermis!!
Macera Tunelini kacirmisim :( belkide benim ergenligimde yoktu tabii :D zaman belirtmemissin karar veremedim :)
Onu kacirmisim bari Sahane Hatalari kacirmayayim, kacirmayayim ama nereden nasil bulurum o mechul :))))

Çavlan dedi ki...

a-h, macera tüneli 80'lerin sonlarıyla 90'ların ilk yarısında ortalıktaydı sanırım, gizemli bir şekilde ortadan kayboldular sonra. basbayağı çocuk kitaplarıydı ama çok eğlencelilerdi, şimdi olsalar alıp okurum yine :d şahane hatalar hemen her kitabevinde vardır herhalde.

ddp dedi ki...

bende de 2 tane vardı diye hatırlıyorum ama neredeler şimdi hiçbir fikrim yok:(((
Şahane hataları merak ediyorum genel olarak April'in kitaplarını severim :)

kerevizli kedi dedi ki...

ne güzel bir fikirmiş, macera tüneli diye bir şey de ilk kez duyuyorum, cahil bir çocukmuşum.
hemen edinmeliyim bunu.

kara kitap dedi ki...

kitapçıda gördüm ben bu kitabı elime aldım aldım geri bıraktım. eğlenmek için almalıyım galiba :)

Bay Kavun dedi ki...

Genelde bu çizgideki kitaplardan uzak durmaya çalışıyorum çünkü edebiyat sayılmayacaklarını düşünüyor ve baştan kestirip atıyorum. Sırf hoşça vakit geçirmek için kitap okuma mantığı benim karakterimle uyuşmuyor. Gelgelelim Şahahe Hatalar'ın burnumun direğini sızlatarak çocukken Macera Tüneli'nden aldığım tadları anımsatan değişik yazım tekniği karşısında kayıtsız kalamam... Bu kitap alınmalı, çevirisine rağmen, "çerez"liğine rağmen okunmalı, çeşitli sonlarının içinde kaybolmalı ve geçmiş günler anımsanmalı... :)

sweetthings dedi ki...

Sahane bir kitaba benziyor, paylasim icin tesekkurler..!

Alter Ego'yu da cok sevdim, kendimi kaptirip yarim saat oynamisim :)

gasilhane dedi ki...

Aaa evet, karakter ölürse diye sayfayı kıvırıyodum geri dönüp farklı bişey seçmek için:)

Köşenin Delisi dedi ki...

ya çavlancım ben bunu radikal kitapta gördüm, ama ne D&Rda ne dostta bulamadım? Nerden aldın sen allasen??

Judy Abbott dedi ki...

bayıldım bayıldım:)) ben Macera Tüneli serisinin hastasıydım. Çocuk kitabı olsalar da bazı seçeneklerde gayet ölüp gidiyorduk macera peşinde, ya da sonsuz kısır döngülere takılıyorduk. Bir tane macera zamanda seyahatle alakalı idi, en çok onu severdim. Mağara mı ne vardı, girip çıkıp farklı zamanlara seyahat edebiliyorduk. Çok zevkliydi Macera Tüneli be:) Şimdi Şahane Hayatlar'la pembe dizisel maceralara bulaşmak için sabırsızlanıyorum:))

Esra dedi ki...

çok merak ettim ya, acaba bu yazıdan sonra mı bugün d&r'da yeni çıkanlar rafına kaldırıldı bu kitap merak etmiyor da değilim :)

Euphoric dedi ki...

macera tünellerini inanmayacaksınız bizim mahalle bakkalından satın alıyodum =))

onlardan artık yok mu hiç, "yeğenlerim için" çok aradım bulamadım

Çavlan dedi ki...

gasilhane: aynen ben de kıvırıyordum her sayfayı yalnız şahane hayatlar tuğla gibi olduğundan ve yaklaşık 80953098 tane farklı yol ayrımı olduğundan kıvırarak önceki kararlara hakim olmak zor, ben de işim gücüm yok şemalar falan çizdim aman bir kararı da kaçırmayayım diye :d

köşenin delisi: mesaj kutuna bak :)

judy: zaman yolculuğu diyince çok istedim o kitapları tekrar okumayı şimdi.. neden hiçbirini saklamamışım ki, bir sürü çocuk kitabı saklamışım ama bunların hiçbiri yok, zaman tüneli, kara şatonun esrarı, piramitlerin sırrı, öldüren gölge, denizde tehlike, lanetli şato, ağlıcam... niçin birileri yeni baskılarını yapmıyor bu kitapların? neden yok oldular? neden?

esra: yok canım öyle değildir :)

euphoric: ben yazlıktaki bakkaldan bile bulabiliyordum! bazı sahaflarda vardır belki tek tük, olsa gidip göğsümü gere gere 'kendim için' diyip alıcam ama :p

filmcankisi dedi ki...

alter ago'ya bayıldım ben yanlız keşke türkçesi de olsaydı!

MeLiH dedi ki...

Gerçekten güzel bir yazı olmuş zaten ben oldum olası böyle kitaplara/oyunlara bayılırım =).Alter Agoya baktım biraz.Banada nerden aldığını söylersen bayılırım :D

lucyinthesky dedi ki...

Paylaşım için teşekkürler. Çok merak ettim ve en kısa sürede alacağım :)

Onur Ç. dedi ki...

çavlan, emrah serbes'in "erken kaybedenler" incelemesi ne zaman?

Aycan Doğanlar dedi ki...

oleeey!!! :))

iyi ki, iyi ki, iyi ki takip ediyormuşum kediler ve kitapları'nı!!! :))))

çocukken okuduğum ama yıllardır arayıp da bulamadığım serinin adını sonunda buldum!!

macera denizi, macera fırtınası macera osu busu... her şeyi aramıştım. tabi yaa macera tüneliydi!!

şu an lise öğrencisiyim. kitaplığımda heves edi aldığım ve bitirmem gereken çok fazla kitap olduğu için annem bıktı artık. kitabı almak için para istesem hayatta vermez. ben de okul harçlığımdan biriktireyim dedim. vee tam iki gün önce erkek arkadaşım elinde "şahane hatalar" ile gelmez mi! dünyalar benim oldu.

kitap okumayan erkek arkadaşım bile bu kitabı okuyabileceğini söylüyor. oldukça ilgisini çekmiş.

en kısa zamanda okuyacağım.

çavlan sana çoook teşekkür ederim :)))) ^^

Çavlan dedi ki...

onur: bilmem okumadım, okusam mı?

aycan: süper :) rica ederim ayrıca.

Euphoric dedi ki...

Burda gördükten sonra koşa koşa gidip aldım kitabı.
ama çok büyük hayal kırıklığı oldu açıkçası.
Kitabın çevirisi ve dili konusundaki yorumlarına aynen katılıyorum.
Parçalar çok kısa, apar topar anlatılmış. Sanki astroloji sitesinden burcumu okuyormuşum gibi hissettim.
İlk maceram 5 dk. içinde bitti! Hemde
"Evleniyorsunuz, çok mutlu oluyorsunuz. İkizleriniz oluyor. Sonra zehirlenip ölüyorsunuz." tadında anlatılmış bir sonla.

Daha az yol ayrımı ve seçimle, daha doyurucu bir anlatım sunulamazmıydı ?

Kapağı, konusu, tarzı bu kadar güzelken bu içerikte bir kitap hiç olmadı. :(

Küçükken okuduklarımın tadıysa halaa damağımda

Çavlan dedi ki...

euuphoric, kesinlikle katılıyorum parçaların çok kısa olduğuna. her hayatı okuması 5 dakika falan sürüyor. hadi daha az yol ayrımı olmasaydı da daha az son olsaydı, mesela 100'e yakın son ve farklı hayat yerine bu sayı 50 olsaydı da, her hayat iki kat uzasaydı, azıcık kitap okuyor gibi hissedebilseydik :) ama hayatların çeşitliliği konusunda bayağı iyi iş çıkarmış bence yazar. (çeviride son keşfim: son hayatımda, yan odada uyuyan ev sahibinin bizi yakalarsa evden atacağını bildiğim için hoşlandığım adamla gece ne kadar istesem de "şakalaşamadım" (fool around?). yok artık :d)

Onur Ç. dedi ki...

@çavlan dediğim kitap "erkek çocuk" hikayeleri ve ben hep erkeklerden yorumlar duydum. bi de senden duysak.

Çavlan dedi ki...

onur: aldım bu sabah kitabı hadi bakalım :)

sweetthings dedi ki...

Erken Kaybedenler'i ben de okudum net cok eglenceliydi.. Zaten Emrah Serbes'i Behzat C. polisiyeleriyle kesfettigimden beri cok seviyorum. Murat Mentes ve Alper Caniguz de bu ayarda afilli filinta yazarlari kesin okumussunuzdur ama bilmiyorsaniz oneririm!..

senisectumpikacuu dedi ki...

süpermiş! tüyap'a gitme şansım olursa mutlaka alacağım!
paylaşım için teşekkürler :)

Penguen'in Sepeti dedi ki...

Kitabı dün bir kitap sitesinde görüp meraklanmış ve sipariş listeme eklemiştim... Yazınızı görünce daha da çok heyecanlandım.. Ellerinize sağlık ...

Ic Monolog dedi ki...

Benim için hiç de 'şahane' bir 'hata' olmadı.

Kitabın kapağından ve tekniğinden etkilendim ve buradaki yorumları dahi okumadan aldım kitabı. Hoş, okusam da alırdım, çünkü liseden beri böyle bir kitap olsa da okusam derim. Macera Tüneli serisini bilir ve severim çünkü.
Ama kitabın daha ilk paragrafını okurken hata yaptığımı anladım. Seçimlerimi yaptıkça da yazarın önce bazı duygularını tatmin ettiğini(!), sonra ise sadece sıradan bir Amerikan vatandaşı olduğunu, bu yüzden bu kadar sallapati bir anlatımı olduğunu düşündüm. Yine de kendisine bazı yakıştırmalar da yapamadan edemedim. Nerede yaşıyordu bu kadın? Ne iş(!) yapıyordu yazarlık yanında?
Beni affedin, nihayetinde bir yazardır ama ben cinselliği bu kadar kaba saba anlatan bir başka yazar görmedim. Dahası görmem zannediyorum. Bir de olaylar o kadar hızlı ilerliyor ki okurken ne tat alıyorsunuz ne bir şey...
Çok pişmanım, üzgün ve kızgınım. Metroda reklamlarını gördükçe de o afişleri karalamak ve insanlara 'sakın almayın, sakın' demek istiyorum.
Kendimi kandırılmış hissediyorum.

Euphoric dedi ki...

aynen katılıyorum iç monolog

AssoRTieK dedi ki...

kitap hakkında bi yorum arıyodum,yazına rastladım,fakat okumayı yarıda kestim çünkü sürpriz olsun istiyorum:)kitabı alıp okumam bitince dönerim:))

Vilarant dedi ki...

Bayılmıştım çocukken o kitaplara, resmen kitabın içine girmiş, macerayı birebir yaşamıştım. Büyüyünce uzun süre aramış ama bulamamıştım adlarını, çok çok teşekkürler...

Rüzgarın Rüyası dedi ki...

Macera tünelleri gerçekten çok eğlenceli kitaplardı...Bir arkadaşım ve ben zamanında acaba bu tarz bir şey yazabilir miyiz diye düşünmüştük.Sonrasında sahaf turları ve kitap arayışları başlamıştı...O zamanlar pek seçenek bulamamıştık. Macera yazmak fikri de gerçekleşmedi tabi:/Bu kitabı gördüğüm iyi oldu:) Teşekkürler...

kba dedi ki...

ben bu kitabı fuardan almayı düşünüyorum acaba hangi stantta bulabilirim?