2 Mayıs 2011 Pazartesi

Redemption Island: A Mystery Package

(Survivor 22.5-22.11)

Yaklaşık bir buçuk sene önce Kediler ve Kitaplar’ın açılmasından bu yana yazısız geçen en uzun dönemimizi yaşadık sanırım. 2 haftadır baharın (Ankara için konuşursak bahara denk gelen ama özellik olarak hiçbir mevsime benzemeyen garip havaların) etkisiyle burayı biraz boşladık.

Şimdi de yazacağım şeyin büyük bir kitleye hitap etmeyeceğini biliyorum ama yapacak bir şey yok. Bahar gelmiş, gönül yayları gevşemiş bir kere. İnsanlar sevdikleri konularda geyik yapacağı zaman arkadaşıyla buluşur, kafeye/kahvehaneye gider ya, Survivor söz konusu olduğunda böyle bir şey yapabilmemiz mümkün değil tabii ki, haliyle çok az izleyen var. Bizim gibi Survivor sevenleri bulmuşken fantastik geçen bu sezonun şu ana kadar olan kısmını değerlendirmesek olmazdı yani. Mazur görün :)

Bilen bilir (hala biz bize değilsek diye söylüyorum :p), Survivor’ın bu sezonu, 10 senedir yapılmış olan en büyük format değişikliyle başladı. Oynayanlar tribal council’de elendiği zaman, oyun dışı kalmıyor, Redemption Island’a gönderiliyorlar; orada da diğer elenenlerle yarışıp esas yarışmaya geri dönme şansına sahipler artık. Tahminimce (ki bu tahmini yürütmek çok zor değil) bu fikir bu sezon yüzbininci kez yarışan Boston Rob ve Russell ilk haftadan gönderilirse, adamları boşuna getirmiş olmayalım diye düşünülmüş.

Bu fikrin uygulamasına dair şu ana kadarki izlenimimi hemen söyleyeyim: Genel olarak redemption island’ı sevdim, daha ilk haftadan haksız yere elenip gidecek olan ilginç tiplerin kalma şansı oluyor yeteneklerine bağlı olarak. Ayrıca reward challenge’ler yerine redemption island’daki challenge’ları izlemek, onu izlemeye giden tribe member’larının olanlar üzerine strateji yapması ve karşı tribe’a dair gözlemlerde bulunma şansı gibi şeyler bence eski formata göre daha renkli.



Ama ama ama.. Merge’den sonra redemption island’ın devam etmesi çok gereksiz ve sıkıcı olmuş. Merge’den önce iki kişi arasında olan mücadeleler çok daha heyecanlıyken üç kişilik redemption challenge’ları çok anlamsız. Gereksiz bir b-side formatı oluşmuş, merge’den sonra orayı değil, esas tribe’da olanları izlemek istiyor insan. Bundan daha da önemlisi, iki kere evine gönderilmek üzere adı yazılmış adamın finalde gelip jüri karşısına para kazanma şansıyla oturmasını istemiyorum. Oraya o şekilde gelen adam jüride oturacak kimseyi elememiş, hiçbir noktada tribe’larla iletişim kurmamış, herhangi bir sosyal çaba harcamadan kimsenin tepkisini çekmeden ve de sözüm ona underdog olarak oraya gelmiş olacak, bu da iyi-kötü strateji yaparak finale kalmayı başaranlar için fazlasıyla haksızlık demek. Sonuçta redemption island elenenlerin gittiği yer ve sürekli elenmenin karşılığı çok daha avantajlı bir şekilde jürinin karşısına çıkmak olmamalı. Jeff Probst, duy sesimizi. :p

Bundan önce Çavlan ilk dört bölümü burada incelemişti, gelelim ondan sonra olup bitenlere (kendimi maç yorumcusu gibi hissetmeye başladım, heyecan verici bir duyguymuş :p)... Russell gittikten sonra Ometepe ve Zapatera isimli tribe’larımız kendi içlerindeki sıkıcı tipleri gönderdiler, sonra da merge ile birleştiler. Bu noktada Ometepe daha fazla elemana sahipti, önce redemption island’dan gelen Matt’i tekrar oraya postaladılar ve Rob’un “buddy system” dediği, liseden bildiğimiz tuvalete bile arkadaşla gitme olgusunun hayata geçirilmesine dayanan sistem sayesinde herhangi elemanın karşı tarafla yalnız kalmasını önleyerek (ki bu başarının öznesi Ometepe değil Rob esasında), karşı tarafı tek tek göndermeyi başardılar. Bu noktada Rob ve krallığının elemanları birbirini elemeye başlayacak ve işler uzun süre sonra ilk defa tahmin etmesi zor bir hal alacak gibi duruyor.

Redemption Island sağolsun, final bölümüne girdiğimizde hala 8 kişinin birinci olma şansı olacakmış Jeff Probst’un söylediğine göre (Şu an 10 kişi var toplam, 4’ü redemption island’da olmak üzere). Kazanma şanslarını düşünerek tek tek değerlendirirsem:

Hala yarışanlar (Ometepe):



Boston Rob: Rob survivor’ı 4. kez oynayan ilk ve tek kişi şu anda. Zamanında finale kalmış, o sezonun adıyla anılmasına rağmen milleti sürekli arkadan vurduğu için (Lex'e "If you take care of her, I'll take care of you" diyerek Amber'ı o tribe'da bile olmadığı halde imkansız bir durumdan kurtardıktan sonra merge olur olmaz Lex'i yüzsüzce "Make no mistake about it!" diye diye gönderdiğini hatırlayan var mı?) kazanamamış fakat birinci olan kızı tavlamış ve evlenmiş, sonra o hatunla Amazing Race’e falan katılmış bir eleman olarak Survivor’ın bir kitabı varsa bunu yazacak olan kişi Rob bence. Jeff’in bile kendi yarışmasında Rob kadar iyi yarışabileceğini sanmıyorum. Hani Russell ilk çıktığında “vay anasını, sole survivor’ı bulduk sanırım” falan demiştim ama yok, bu sezon gördük ki yaşadıklarından ders çıkarıp adapte olabilen ve 4. oynayışı olmasına rağmen hala oyunda kalabilen biri varsa o da Rob.

Gerçi bunda tribe’ının saflığı da var biraz. İşin ilginci bence root edilebilecek tüm tipler de bu tribe’da, ama genç ve karizmatik tipler diye mi yanılıyorum bilmiyorum. Sonuçta Rob kendine zıt düşme ihtimali olan herkesi postalamayı başardı ve Rob’u bu noktaya kadar elemeyenler belki kendi sırtlarını da korudu bu süre zarfında ama bu noktada hiç kimse birbirine Rob’a olduğu kadar yakın değil. Tırsmaktan öte hayranlar da biraz tabii, her adımda kuzu kuzu her şeyi Rob’a söylüyorlar. Elemeye kalksalar, immunity Idol Rob’da. Idolü bulduktan sonra ipuçlarını bile toplayıp yanardağın dibine yollayan bir adamdan bahsediyoruz, kolay faka basacağını sanmıyorum. Altın kolyesi, ince bıyıkları, yavşak Boston aksanı, psikopat bakışları, hin gülümseyişi ve İtalyanvari soyadıyla mafya gibi bir şey zaten adam. Diğerleri yokken kameraya söylediği şeyler yüzünden kopuyorum gülmekten.

Kazanma şansına gelirsek, bence yüksek hele ki idol ondayken, ama çekememezlik yapıp vermezlerse bilemem. Belki de elemeyi başarırlar finale kalmadan ama redemption island falan da varken finalde onu değil diğer elenenleri izlersek çok sinir olurum.

Philip: O ki eski FBI ajanı. O ki barış zamanında verilen en yüksek 2. madalyaya layık görülmüş. O ki pembe slip donuyla yengeçlerin korkulu rüyası. O ki rüyasında kızılderili dedesinden vahiy alan. O ki “anlatılmaz izlenir” terimini tam şu anda uydurmama neden olmuş kişi. Bence Philip her survivor’a lazım. Coach’ın upgrade edilmiş versiyonu. Yine de tüm bölümlerin ve olayların böyle tiplere dayandığı sezonlar zevksiz oluyor, Rob’un tribe’ında olmasına sevindim, diğer türlü sadece gevezelik yaptığı için gönderilmiş olacaktı yarışmanın bir noktasında.

Kazanma şansı sıfır. Jüriye karşı oturma şansı ise yüksek, çünkü herkes yanına almak ister. Tabii onun yerine jüriye gönderilen insanlar yanına Philip’i alan adama ne kadar oy vermek ister, o da ayrı bir soru.



Grant: Rob’un sağ kolu ve veziri. Gerçi kendisine yakıştırılanın ötesinde, kas işlerinden öte bulmacalarda falan da iyi gibi, stratejik olarak da under-the-radar olmak dışında pek bir şey yapmasa da son hafta Andrea’yı (göndermeyi düşündüğü kişiyi) reward’da yanına alması zekiceydi, tuttum bu elemanı.

Finale kalırsa Rob’la kalır herhalde, kızların yanında gitmeyi tercih ederse kimse onunla finale kalmak istemeyeceğinden gönderirler bence. Buna rağmen Rob için de yanına almak isteyeceği ilk adam olduğunu sanmıyorum, hele ki Philip ve kızlar varken. Rob’dan çok daha az strateji yapmasına rağmen herkes göndermek isteyecek bir noktada bence, immunity challenge almazsa işi zor.

Natalie: Rob’un hareminin baştacı. :) Finale Rob’la kalma ve kazanma şansı yüksek bence. Zamanında Rob’un aklına Ashley’le (diğer harem kızı) ilgili fitneyi soktuğundan beri yeri daha sağlam, hem finale kalırsa Ashley’den daha çok iş yaptığını da söyleyebilir. Bir dezavantajı şu olabilir: 18 yaşında olduğu için kimse parayı ona vermek istemeyebilir, zamanında Ozzy’e bile “sen n’apcan bu yaşta bu parayı” falan diye vermemişlerdi. Ama söz konusu Natalie Portman’a benzeyen bir dansçı olunca işler değişebilir tabii.

Ashley: Etkisiz eleman gibi bir şey. Her sezon oluyor bunlardan sanırım, sarışın Amerikan kızı, öyle duruyor bir şey yapmadan. Arada Philip’in pembe donundan falan şikayet ediyor onun dışında pek bir olayı yok. Rob’un hareminde takılıyor öyle. Finale çıkar mı, kazanır mı.. Neden olmasın, herkese aynı mesafede olan insanların kazanma şanslarının daha yüksek olduğunu düşünürsek.. Bu şekilde devam ettiği sürece kimse “Ashley bana ihanet etti” demeyeceğinden finale kalırsa kazanma şansı yüksek olabilir. Yeter ki yeterince iyi konumdaki birisi onu finalde yanına almak istesin. Tahmin yapamıyorum bu konuda.

Andrea: Matt’le olan yakınlığı yüzünden Rob’un Matt’i göndermesiyle kendini alliance’ın en altında bulan Andrea, Matt merge’de dönüp saçmaladığında kendini ondan kurtarmayı iyi başardı, bence o noktada hala bir şansı vardı ama sonradan yaptığı ve Matt’e karşı yumuşak olduğunu tekrar tekrar belli eden saçmasapan konuşmalarla kendini Philip’ten bile zor duruma düşürdü şimdi. Kazanacağını sanmıyorum, finale kalacağını da. İlk gönderilecek kişi gibi duruyor, redemption island’da da şansı olmaz. Gerek başka bir kızın Matt’e incil vermesini kıskanmayı becermesiyle, gerek Merge’de Matt’le yaptığı konuşma sırasındaki komik tepkileriyle yarışmaya katkısını yaptı ve miyadını doldurdu bu karakter de.



Redemption Island’dakiler (Zapatera ve Matt):

Ralph, Mike ve Steve hakkında ayrı ayrı yazmaya gerek duymuyorum. Bunlardan biri bile jüri karşısına çıksa, jürinin büyük kısmı Zapatera olacağından kazanma şansı yüksek ve bunu pek istemiyorum, hele ki elenmiş ve çoktan gitmiş olmaları gerekirken. Redemption island’ın merge’den sonra devam etmesi bu açıdan da süper saçma olmuş.

Matt’e gelince... İki kere redemption island’a düştükten sonra hiç tribal council’e çıkmadan direkt jüri karşısına çıkarsa çok hayalkırıklığına uğrayacağım. İki saniyede bir “tanrım beni bu yarışmaya gönderdi” falan diye sayıklayan, kendini peygamber falan sanan bir adamı izlemek zaten belli bir noktaya kadar eğlenceli. Tamam eğlendik falan hop hop git artık. Merge sırasında Andrea’yla yaptığı konuşma süperdi yalnız:

Matt: “Önce Philip’i sonra Steve’i ONDAN SONRA ise (ki yarışma bitmiş falan oluyor herhalde o noktada) Rob’u göndereceğiz (neyle gönderiyorsa?). Bu yarışma büyük hareketlere saygı duyar tamam mı?”

Andrea bu noktada küçük bir kurbağa gibi ağzını gözünü açar ve kikirdemeye başlar heyecandan, ama Matt her düzgün hristiyan oğlanı gibi kadınının gerektiğinden fazla konuşmasından haz etmediği için onu susturup saçmalamaya devam eder. Ertesi gün ise bütün bunlardan vazgeçmekle kalmayıp, “Tanrı böyle istedi ya, böyle böyle düşündüm ama vazgeçtim” diye her şeyi Rob’a anlatır. Bununla da kalmaz, Rob’un yanında Andrea’yı küçük köpeği gibi yanına çağırıp “Şşş plan iptal, elemiyoruz Rob’u” falan der. Bundan çok daha azı için adamın götünü kesmiş olan Rob da bekleneni yapar tabii. Matt çoktaaaan elenmiş olması gerekirken, tekrar kader kısmet muhabbeti yapmak üzere redemption island’a geri gönderilir.

Haliyle bu karakterin geri dönüp sempati oyuyla kazanma ihtimaline dair yorum yapmak bile beni Survivor’dan soğutabilir, o yüzden uzatmıyorum.

Böyleyken böyle... Sizin favorileriniz kimler? Bu noktaya kadar hatırladığınız ve favoriniz olan olaylar neler? Redemption Island olayı hakkında ne düşünüyorsunuz?

16 yorumcuk:

Citizen Erased dedi ki...

Oncelikle hosgeldiniz:) Bir daha bu kadar uzun ara vermeyin rica ediyorum. İslerim aksadi yeni post var mi diye kontrol etmekten:p
Survivor'a gelirsek, Rob bugune kadar en sevdigim yarismacilardan biriydi, hem akilli hem de atletik bir adam, eli yuzu de duzgun daha ne olsun, ideal "Sole Survivor" iste. Ancak Rob'ı izlemek ne kadar zevkli de olsa tum oyunu bu kadar domine etmesi beni rahatsiz etti. Gerci izlemedigim kendi sezonu haric oynadigi tum sezonlarda durum buydu ama bu sezon keske disli bir rakip ciksaydi karsisina da demeden duramiyorum.
Diger taraftan benim beklentim redemption'dan bu hafta 1 kisinin donecegi, sonrasinda da bu geri donus isinin bitecegi yonundeydi. Unutmayalim ki bu oyunun sosyal tarafi cok onemli, kenara cekilip son anda "Cee ben de buradayim" diyen bir adamin sosyal oyunundan bahsetmek nasil mumkun olabilir ki? Bu nedenle Probst'un aciklamasina cok sasirdim. Belki 2 tribe seklinde 5-5 devam eder oyun sayilar esitlenince? Bilemiyorum. Merge'den sonra redemption bitmeliydi yorumunuza ben de katiliyorum.
Son olarak redemption challange'lari yuzunden tribe ici mevzulara zaman kalmiyor bu da rahatsiz edici olmaya basladi, son haftalar geldik yahu!!
Ve en son olarak, heheh, kimler ozel ajana sortunun yerini dedesi degil de ortami senlendirmek isteyen produksiyon ekibi soyledi diyor??
Saygilar:))

Yoğurt. dedi ki...

karışık hisler içindeyim bu sezonla ilgili ben. çok keyifli bir sezondu, en azından merge'e kadar, fakat artık rob'un bir mafya babası gibi yahut general gibi diğer oyuncuları bastırdığını izliyoruz sadece. normalde bir tribe'ın diğerini tek tek elemesini izlemek zevkli olmaz, güçsüz taraftakileri root ederiz, zaten hemen hemen her zaman da zayıf olan tribe 2-3 kişi kaldığında güçlü tribe'da çatlaklar çıkar ortaya ve birbirlerine düşerler. bu açıdan sezar'ın hakkını sezar'a teslim etmek gerek, rob koyunlarını hizada tutmak açısından çok iyi iş yaptı, şu an oyunda (en azından gerçek oyunda, redemption'ı saymıyor ve tadının kaçtığı konuusna katılıyorum) tek bir zapatera dahi kalmamış durumda. ikinci olarak de en yakınındakilerin onu elememeyi akıllarından bile geçirmemesini şaşkınlık verici buluyorum, ne kadar büyük bir tehdit olduğunu görmüyorlar mı? finale onunla kalsalar bile jürinin onlara bakıp: 'sen ne yaptın ki, herşeyi rob yaptı!' diyeceğinin farkına varmıyorlar mı? ne için olursa olsun, bu konuda da sezar'ın hakkını sezar'a vermek gerek, rob artık ne yapıp ettiyse böyle bir etki kurabildi tribe arkadaşlarının üzerinde. sonuç olarak merge'den ve misyoner mızmız 'altın çocuk' bukleli matt'in gidişinden sonraki bölümleri, tahmin edilebilir şekilde ilerlediği için biraz sıkıcı buldum. ama bu noktadan sonra işler çok ilginçleşecek, heyecanla izlemeye devam ediyorum. redemption island konsepti ile ilgili birşey söyliyemeyeceğim, aklımdan geçenleri tıpatıp yazmışsınız. çok güzel bir yazı olmuş, haddim değil ama daha sık yazsanız daha da güzel olur diyeceğim :)

Çavlan dedi ki...

samoa'da russell ve natalie'yi, heroes vs. villains'da da parvati ve sandra'yı hatırlatmak istiyorum. kuyruk acısını unutamayan jürinin gidip o noktaya bir bok yapmadan, başkalarının kuyruklarına eklenerek gelen elemana birinciliği vermesi -özellikle son sezonlarda- görülmemiş şey değil. bu yüzden rob için korkuyorum. hele hele finalde redemption'dan biri olursa -bu zapatera'dan biri de olsa, matt de olsa- kesinkes o alır sole survivor ünvanını, bu da bu oyuna karşı bütün inancımı piç etmeye yeter.

umarım üç ometepe olur finalde, umarım parvati'nin başına gelen rob'un da başına gelmez, ille de gelecekse de mike falan bir yerlerden çıkıp çöreklenmesin, sole survivor'lığı grant kapsın.

sosyal deneymiş, peh! redemption island'ın merge'dan sonra sürmesinin anlamsızlığı, şu an orada tek bir kişi değil dört, tam dört kişi olmasının saçmalığı... rating kaygısı için yaptıkları şeye bak.

Emre Ersü dedi ki...

Ben zapatera'dan daha iyi bir performans bekliyordum açıkçası. Ometepe'den bir elemanı yanlarına çekmeyi hiç düşünmediler mesela. Sadece Zapatera'nın son demlerinde Steve ve Ralph oyunda kalmak için Natalie ve Ashley'e ahlaksız teklifte bulundular. Ama tabi ki kızlar da oyunda kalma ihtimalleri çok az olan bu ikiliyi istemedi haliyle. Aklıma Tocantins merge'ü geldi. Mesela orda 3'e 7 olmalarına rağmen Taj, J.T. ve Steven son 4'e kalmayı başardı.
Redemption'da da mesela Philip'e lunatic demek yerine onu convert etmeye çalışsalardı başlarda, belki işe yarar ve Zapatera oyuna hakim olurdu.
Redemption island'da bu kadar çok kişi bırakılmasının sebebinin bu diğer takımı ezme ihtimallerine karşı yapıldığını zannediyorum. Yani orda da birtakım stratejiler dönecek yakında diye umut ediyorum.
Rob'u da bir türlü sevemedim ya, pis bir gülümseyişi var adamın,hiç güvenilir bir adam değil.Ama kazanacak gibi duruyor bu gidişle.Aman o aptal kızlardan biri kazanmasın da... benim favorim David idi ama iticiliğiyle ilk jüri üyesi de o oldu.Umarım bundan sonrasında mistery package biraz heyecan katar yarışmaya.

darkruse dedi ki...

Sezon boyunca Rob'ın herkesi avucunun içinde oynatması gerçekten adama hayran bıraktırıyor insanı. 2'nci ipucunu alıp Grant'e 1'nciyi vermesi. Sonra diğer ipucunu volkana atması falan gerçekten aklımda kalan birkaç sahneden biri olması açısından hakkı verilesi hamlelerdi. Ben şu anki oyuncular arasından Rob'ın kazanmasını isterim ki zaten finale %100 kalacak gibi görünüyor. Kiminle gider bilmiyorum ama yanına Philip'i alacağını düşünüyorum. Diğer yanına da bir kız gelir sanırım. Tabii Redemption'dakileri saymıyorum. Onlardan biri kazanırsa gerçekten haksızlık olur bence de hele Matt geri döner de son 3'e kalırsa çıldırırım galiba. Umarım Redemption devam etmez sezon sonuna kadar. Neyse Philip'e dönelim. Adamı izlemek müthiş eğlenceli sezon boyunca kahkahalar atarak güldüğüm tek kişi o. Pembe donu, beyaz ayakkabıları ve kafasındaki kuş tüyüyle o bir fenomen. :D :D Dediğim gibi umarım Rob şu ana kadar hedefi kendinden uzak tutmak için adada tuttuğu şekilde son 3'e kadar yanında götürür onu. Bu arada Rob 2'nci idolü buldu mu? Yoksa sadece 1 tane idol ve 2'ncinin ipucu mu var elinde? Redemption Challenge'lar yüzünden adada ne oluyor göremiyoruz ki 5 dakika falan anca görebiliyoruz.

Kweim dedi ki...

Redemption Island hakkındaki olumsuz yorumlara katılıyorum.Yani çok gereksiz ve adaletsizdi merge'den sonra devam etmesi.Matt mesela,tüm o salaklığına rağmen gidip final 3'ye falan kalırsa(en sevilen survivor o olacak orası kesinde) oturup ağlarım,evet yaparım bunu.
Phillip paranoyaklığın veya deliliğin zirvesini yaptıydı o ırk olayıyla.adsasdfasd hala daha gülüyorum yav.Onun dışında Rob bence çok iyi ve yetenekli değil(iyi ve yetenekli ama sole survior mu? Hayır:P) sadece çok şanslı.Yani Zapaterada olsa o da giderdi çoktan RI'ya da abi omatepeyi bildiğin kuklalar gibi oynatıyor.İlk başta ilginç geldi de bu kadar mallık falan izlemeye katlanamıyorum hala.
Bir notum da Jeff karışmasın artık triballere yav.Abartısız Merge'den sonraki her council'de ee zapatera sızdınız mı,hehe naber olm daha uğraşmanız lazım sızmanız için tarzı yorumlar yapıyor ben sinir oluyorum hafiften burada.Nedir bu amatörlük bilemedim bu sezonda.
Onun dışında kızlardan ve elenenlerden biri almasında umrumda değil,ya da dur yav phillip alsın.Onsuz bu sezon izlenmezdi eminim :D

irem dedi ki...

Benim ilk favorim rob, ikinci favorim rob ve hatta üçüncüsüde rob ahaha :)) Valla doğrusunu söylemek gerekirse all stars sezonunda rob'a çok feci ifrit olmuştum ben hatta en nefret ettiğim survivorlardan biriydi ama sonra bi şekilde ne yapıp edip kalbimi çaldı işte.... Aldığı tüm eleştirileri kabul ediyorum o bir ukala, yavşak yavşak konuşuyor, kontrol delisi falan ama herkesin rob'un önünde koyun gibi dizilmesinin bir anlamı var, bu oyunu onun kadar iyi oynayan az bulunur. Belki bir parvati :) Şimdi şuraya yazıyorum, sezonu bu kadar domine ettikten sonra elenirse ya da finale kaldığı halde birinci olmazsa ben burda saçlarımı yolarım ve hatta survivor'a ve canım jeff'e küsüp, bir daha izlememeyi bile deniyebilirim.

En sevdiğim ve hala hatırladığım olaylar yine rob merkezli hep sanırım, clue'ları karıştırması, diğerini volkana atışı, kameraya yaptığı sarcastic yorumlar falan... Ahhh ve tabi ki phill'in kafasındaki tüy ve kah fbi'dan kah uzakdoğu birşeylerinden bahsetmesi favori sahnelerimin başında geliyor! Steve'i ırkçlıkla suçlamasını ise buna dahil edemiyorum çünkü artık çizmeyi çok aştı orda tamam adam deli ya da deliyi oynuyor anladık ama bu kadar çirkin davranışlara bahane olamaz bunlar.

Vee, sadece sevgili umut'la çavlan değil yorum bırakan arkadaşlar da redo olayını yerden yere vurmuşlar ama ben seviyorum, valla seviyorum elimde değil :)) Farklı bir tat bir zenginlik kattı bu sezona sanki ha ama matt orda iki kıçı kırık challenge'ı alıp da adaya döener ve yarışmayı kazanırsa bu laflarımı yerim. Hem de fena yerim.

Nefesimi tuttum finali bekliyorum şimdi!

Puwz dedi ki...

Merhabalar

Öncelikle blogunuzda bulunan bütün Survivor inceleme yazıları için ellerinize sağlık demek ve teşekkür etmek istiyorum.

Sizin de belirttiğiniz gibi Türkiye'deki Survivor(Amerikan Versiyonu) izleyicilerin sayısı oldukça az,insanlar daha çok Türkiyedeki vasat ve kalitesiz versiyonu izliyorlar.

Sizin gibi,Survivor'ın ABD versiyonlarını takip eden ve bölümler hakkında kaliteli yazılar yazan blog sahiplerinin olması oldukça sevindirici.

Gelelim bu sezon hakkındaki yorumlarıma.

Açıkçası,bu sezon hakkında karışık fikirler içerisindeyim.22.Sezon bazı yönlerden hoşuma gitse de bazı yönlerden beğenmedim diyebilirim.İzlerken,Nicaragua'dan daha fazla zevk aldım diyebilirim.Açıkçası ben post-merge döneminde blindisideların ve power-shiftlerin bol olduğu sezonları daha çok sevmişimdir.(The Amazon,Pearl Island,Tocantins vs.vs.)Bu sezondaki post-merge döneminde yaşanan pagonging(1.Sezonda,Richard Hatch ve onun kurduğu ilk Survivor Allyının diğer tribe üyelerini tekt ek elemesinden sonra Survivor sözlüğüne giren terim.Merge sonrasında sayıca fazla olan tribeın diper tribe tek tek elemesine verilen isim)pek zevk vermedi açıkçası.

Rob,kesinlikle muhteşem bir oyun ortaya koydu.20.Sezondan ders almış.O sezonda tam anlamıyla bir 'challange beast'olsa da diğer yönlerden Russell'ın gerisinde kalmıştı.22.Sezonda ise sosyal olarak muhteşem bir oyun ortaya koydu.Yaptıklarından bahsedilmiş zaten.Ayrıca Ometepe üyeleri gelmiş geçmiş en salak Tribelardan.

Rob'un aksine Russell ise diğer oyunlarında yaptığı taktiğin aynısı yapıp zaten kendisine karşı cadı avında olan diğer Zapatera üyelerini daha da kendisinin karşısına aldı ve erkenden elendi.(ki Russell'ın elendiğinde ağlaması beni de hüzünlendirmişti.Russell gibi bu oyunu bu kadar seven kişiler az bulunur ama malesef ki Survivor tarihinde çoğu zaman büyük Villainlar,utandırıcı şekillerde elendiği oluyor.bknz:Lillian'ın Jon'u elemesi)

Phillip için Coach 2.0 ve Matt için Fabio 2.0 diyebiliriz sanırım.

Puwz dedi ki...

Benim bahsetmek istediğim diğer bir nokta ise bu sezonun 5.sezon olan Survivor Thailand ile içerdiği benzerliklerin çokluğu.

Özellikle,Boston Rob'ın bu sezonda ortaya koyduğu oyun,Brian Heidik'in 5.sezonda ortaya koyduğu oyuna çok benziyor.

Aklıma gelen benzerlikleri yazıcak olursam;

-Thailand oldukça sıkıcı bir sezondu ve post-merge döneminde pagonging'in yaşandığı bir sezonlardan biriydi.22.Sezonda merge sonrasında Ometepe,Zapatera üyelerini pagongladı.

-Brian Heidik,kendi tribeını diktatörvari bir şekilde yönetiyordu.22.Sezonda ise Ometepe'nin tüm kontrolü Boston Rob'ın ellerindeydi.

-Her iki sezonun ilk bölümleri güzelken sezonun sonuna doğru izlenme bir düşüş oldu.(Gerçi RI,Phillip ve Rob'ın etkisiyle kendini daha eğlenceli kılıyor)

-Bir tribe,(Zapatera-Sook Jai)immunity challenge sırf tribelarındaki güçlü birini elemek için karşı tarafa verdi.(Russell-Jed)

-Challengeı karşı tarafa veren taraf birden beklenmedik yenilgiler alarak merge'e sayı azlığı ile geldi ve teker teker pagonglandılar.

-Her iki sezonda da izleyiciler tarafından erkek işleri yaptığı söylenen bir kadın yarışması vardı.(Julie-Helen)

-Her iki sezonda da iki siyah yarışması arasında geçen bir skandal vardı ve bu skandalların ikisi de tribe colarları turuncu olan tribelarda olmuştu.(5.sezonda Ted ve Ghandia arasından yaşanlar ve 22.sezondaki Phillip ile Francesca arasınad yaşananlar)

-Oyunu iyi oynayan,fiziksel ve mental olarak tehlikeli oyunculara karşı diğer tribe memberlarının önlem almaması,onlara karşı hamle yapmaması ve resmen onların kuyruklarına dolanmaları(Brian ve Rob)Not:Bu sezonda Rob'a önümüzdeki bölümlerde ne olucağı belirsiz ama ben Rob'un finallere kalıcağını düşünüuotum.

-Clay ve Phillip arasındaki benzerlik.Clay de Phillipte diğer tribe üyeleri tarafından çok sevilen tipler değillerdi.Hatta Clay oyunda herkesle anlaşma yapıyordu.

-Her iki sezondada immunity challengeların krolonojik olarak kaybedne ve kazananların takımların renklerinin aynı olması
Not:Ometepe ve Chuay Gahn'ın tribe colarları turuncuyu,Sook Jai ve Zapatera'nın tribe colarları ise mor renk diyebiliriz.

1:Turuncu(Francesca/John)
2:Turuncu (Matt/Tanya)
3:Mor (Russell/Jed)
4:Turuncu (Kristina/Ghandia)
5:Mor (Krista/Stephanie)
6:Mor (Stephanie/Robb)
7:Mor (Sarita,Erin)

-Her iki sezonda da bolca yenilik,değişilik olmuştu.
Thailand:Tribelar oyundaki en yaşlı kadın ve erkek tarafından,'school yard pick'denilen yöntem ile seçilmişti,Her ne kadar kimse yapmasa da Jeff tribe değiştirmek isteyen varmı diye sormuştu ve en önemlisi;Fake Merge

RI:Redemption Island,Rob ve Russell'ın oyuna katılmaları.

-12.bölümün promosunda gördüğümüz kadarıyla;Phillip'in 'loved-one'ı Ghandia'ya çok benziyor.

İki sezon arasında epey bir ortak nokta var.

Son olarakta,Redemption Island'ın 2.kere başlatılmasını ben de sizler gibi oldukçsa saçma buluyorum.Sadece challenge kazanarak juri karşısına çıkarak birinin 1 milyon dolar kazanması oldukça saçma olur.Zaten insanlar bu sezona oldukça önyargılı baktılar.reytingler geçen sezona göre 1 milyondan fazla bir düşüş içerisinde,eğer RI'takilerden biri sadece challenge kazanarak bir milyon dolar kazanırsa,(hele hele bu Matt olursa tam anlamıyla saçmalık olur)Survivor için çok kötü olur,şovdan soğurum resmen.

Puwz dedi ki...

Umarım çok uzun yazıp sizi sıkmamışımdır.Bu sezonun finalini heyecanla bekliyorum ve gelecek sene yayınlanıcak olan sezonları heyecanla bekliyorum.Açıkçası,eski sezonları özlediğimi söylemeden geçemiceğim.Oyuunda azınlığa düştüğünde HII kullanmak yerine sosyal ilişkilerde becerileri ve iyi bir strateji ile kendini oyunun ilerleyen aşamalarına taşıyan oyuncuları(9.sezonda Chris ve 12.Sezonda Danny bunun örnekleribi vermişti) görmeyi özledim.16 kişilik sezonlarda olan bir çok şeyi özledim vallahi.

Yazılarınızı zevkle takip ediyorum,internetteki başarılı bloglardan birisisiniz.Bu sezon ve önümüzdeki sezonlarda yazıcağınız inceleme yazılarınızı merakla bekliyorum.

Survivor hakkında konuşulan,insanların olduğu bir platformun bulunması oldukça güzel.

Ayrıca şunu söylemeliyim,Acun,Survivor'ı resmen mahfetti.SMS ile elenen belirleme,stratejisi sıfır olan tipleri toplama vs vs ile resmen formatı mahfetti,bir ara o Survivor'ı kaydetip bir kopyasını Jeff'e göndermeyi planlıyorum.

Son olarak,bir fırsatını bulursanız Survivor'ın Güney Afrika versiyonunu torrent bulup izleyebilirsiniz.ABD versiyonu kadar kaliteli olmasa da idare ediyorlar.
Sevgi ve saygılarımla
Sercan

Umut dedi ki...

Hepinize yorumlarınız için teşekkürler! Bu kadar izleyen olduğunu görmek süper, bu detaylı yorumların hepsini tek tek okumak da çok zevkli oluyor :) Umarım finali yazacak zaman da bulabiliriz, bakalım merakla bekliyorum neler olacak diye :)

Kweim dedi ki...

Son bölümü izleyen var mı? Yok böyle mallık demek istiyorum.Ehah neyse.

Çavlan dedi ki...

kweim - neydi ki mallık, andrea'yı göndermeleri mi? mike'ın loved one ödülünü ometepe'ye vermesi mi? redemption'ın hâlâ, hâlâ ve hâlâ devam ediyor olması mı? hem de hâlâ 4 kişiye ev sahipliği yapması ve saçmasapan challenge'larla devam ediyor olması mı? ilkiyse değil ama eğer son üçüyse evet, mallık ki ne mallık :p

darkruse dedi ki...

Sezon başında Jeff Probst, Mike'a Captain America benzetmesi yapmıştı. Cast'ı değerlendirirken. Adam harbiden kendini kahraman falan sanıyor sanırım. :D Geri gelirse yine onu yazacaklar ve o zaman iyi bir güleceğiz. :D :D

Kweim dedi ki...

Evet son üçü kesinlikle,hele o mike yok mu öf orada cidden sorguladım ben niye izlemeye devam ediyorum bu sezonu diye :D Bir de Andrea'nın tribal'deki şapşal havası.Hala tribe'ımızı sağlam tutmalıyız demesi diyebilmesi, ve en sonunda ben kurduğum ilişkilere güveniyorum ve yerim sağlam diye saçmalaması.Tam bu noktada gözüm döndü sanırım :p

MeLiH dedi ki...

Sen ve Çavlanın yayınlarını uzun süredir okuyorum.Çok güzel ve gerçekçi yazıyorsunuz.Russel konusunda ise 20 sezonda gıcık kapardım 22 sezonda ise biraz sevdim.gitmesi tamamen saçmalıktı o gittikten sonraki her oyun kaybedildi neredeyse zaten.Rob ise muhteşem bir oyun sergiliyor kazandığı için mutluyum.Andrea çok sığ beyinli bir kızdı ama 3 kaslı erkeği yenip adaya geldiğinde çok değişti.Kulisler yaptı hatta Rob'ın ada konseyinde oylar atıırken neredeyse ağlamasına bile sebep oldu.Elendiğinde ekrana mal Ashley diye bağırmıştım hatta :) yeni bir sezon dileğiyle inşallah Candice gelir.