1 Temmuz 2010 Perşembe

Geç keşfedilmiş bir The Office ve Carrell'in gidişi



The Office'in kalbi Steve Carrell, önümüzdeki sezon sonunda diziden ayrılacağını açıklamış. Hıh. Dizinin akıbetinin ne olacağı belli değil; bitebilir, Carrell'siz devam da edebilir (ama nasıl?). Aslında bu haber yeni değil, bir ay önce falan açıklamış Carrell bunu, ama benim için çok yeni çünkü ben The Office'i yeni keşfettim. Birkaç ay önce tek bir bölümünü bile izlememiştim ve şimdi 6 sezonun tamamını izlemiş birisi olarak, The Office'in hayatımda izlediğim en komik sitcom olduğunu düşünüyorum. Orijinal İngiliz versiyonunu (2 kısa sezon yayınlanıp bitmiş) yapan adam Ricky Gervais'in, bu versiyonunda yapımcılık yapmasının bunda büyük payı olduğu aşikar. Toby ve Kelly gibi nefis, gerçekçi ve acayip komik karakterleri canlandıran oyuncuların aslında oyuncu değil yazar/yapımcı oldukları ve dizinin pek çok bölümlerini yazmış oldukları gerçeğinin de.

Dwight TV tarihinde yaratılmış en tuhaf ve eğlenceli karakter, onu canlandıran adam da olağanüstü komik. Michael Scott'ı ailemden biri gibi görmeye başladım, hani tuhaf davranışlarıyla beni sürekli utandıran ama çok da sevdiğim uzak bir dayım gibi. Pam ve Jim ideal çiftim oldu, sürekli kendi ilişkim onlarınkine yeteri kadar benziyor mu diye patetik sayılabilecek bir karşılaştırma döngüsüne girdim. Angela, Meredith, Oscar, Kelly ve Creed, daha önce hiçbir dizinin yan karakterlerinde görmediğim kadar egzantrik ve komikler. Hareketli kameranın (ve karakterlerin arada kameraya kayan gözlerinin) diziye çok değişik ve hoş bir hava kattığı apaçık. Formatıyla, süresiyle vs. tam bir sitcom olmasına karşın, diğer sitcom'ların tamamından farklı olarak, seyirciyi aptal yerine koyan gülme efektleri yok The Office'te. Ayrıca her şeyden önce bir karakter dizisi bu, bu nedenle –en başarılı sezonları 2. ve 3. sezonları olsa ve geçmişte kalmış olsalar da– diziyi hâlâ aynı keyifle izlemek dünyanın en kolay işi.

[Michael Scott ve Dwight Schrute fanları, Lazy Scranton rap videosu için sizi şuraya alalım.]

Kendimi bu kadar kaptırdığım bir diziyle ilgili bir şeyler yazmasam olmazdı, ama The Office 6 sezonunu tamamlamış, zaten pek çok kişinin bildiği bir dizi, oturup da dizinin tanıtımını yapmak biraz abes kaçacaktı. Bu şekilde (Carrell'in gidişinden, en komik komediden falan bahsederek) The Office'le ilgili düşüncelerimi tuhaf kaçmadan araya sıkıştırabilmiş olduğumu umuyorum :)

The Office'ten önce, komedinin pek tarzım olmadığını düşünür, hâlâ yayınlanmakta olan sitcom'lar arasında hiçbir dizinin bana hitap etmeyeceğini zannederdim -hâlâ devam eden komedilerden sadece How I Met Your Mother'ı izliyorum, o da ite kaka, son sezonlarında saçmaladıkça saçmaladı çünkü. The Office'ten önce en komik dizi tahtımda Seinfeld oturuyordu, Frasier ve Friends de onun iki yanına dağılmışlardı. Curb Your Enthusiasm ve Coupling'in yerleriyse her zaman ayrı.

Sizin izlerken en çok güldüğünüz dizi hangisi?



27 yorumcuk:

Judy Abbott dedi ki...

benim izlerken en çok eğlendiğim diziler Two and a Half Men; Scrubs ve How I Met Your Mother idi.

Fatih Birinci dedi ki...

En çok güldüğüm (ve bence en zekice olan) Curb Your Enthusiasm. İkinci sırada ise Seinfeld diyebilirim. Zaten ikisi de Larry David'in tornasından çıkma, birlikte değerlendirmek çok olağan :)

Yoğurt. dedi ki...

Bir üste yorum bırakan arkadaşın Curb ve Seinfeld değerlendirmelerine katılıyorum, senin de bilmene ve sevmene çok sevindim Çavlan, özellikle Curb Your Enthusiasm'ı az insan bilir, bilenlerin de büyük bölümü rahatsız olur, sevemez. Benim en çok güldüğüm iki dizi bunlar ancak Office'i de alıp başlayacağım, zevklerine güvenebileceğimi farkettim :) Zaten Office'in mizah tarzının Curb'unkune çok yakın olduğunu okumuştum bir yerde... Utanç kaynaklı! :D

Persephone dedi ki...

Office'e bayılırız da Steve Carell nasıl ayrılır ya :( Onsuz Office??

Arrested Development izle bence bir, seversin, ben de hastasıyımdır :) Ofisli ve absürd karakterli bir şey the Office'in üzerine iyi giderdi şimdi dersen the IT Crowd önerebilirim ki cidden katıla katıla güldüğüm bir dizidir. 30 Rock da iyidir, Tina Fey artık idolümdür ama inişleri çıkışları var onun da, tamamı muhteşem diyemiyorum nedense. Ama zaman kaybı değil kesinlikle, yaptıkları göndermeler özellikle çok başarılı. Hmm başka aklıma gelirse yazarım :)

Manxcat dedi ki...

Two and A Half Men ve Big Bang Theory. Cnbc-e dizilerinden Aliens in America da epey komikti.

gioberg dedi ki...

En çok güldüğüm kesinlikle Seinfeld.
Ben the office'i beğenmem sanırdım; şans eseri bir ofiste çalışmaya başladıktan sonra comedymax'te bölümlerine denk geldim, hastası oldum. Ofis ortamında çalışırken daha da bi' güzel geliyor dizi. (Neyse ki artık o tarz bir ofiste çalışmıyorum.)

plum tree dedi ki...

Ahahahaha lazy scranton videosuna yarildim! Hayal meyal hatirliyordum boyle bir sey ama aklimda kalmamis. The Office daima rulz!

How i met your mother'dan ben de sogudum diyebilirim son sezon, zaten friends'in yerine izliyordum. Friends zamanları guzeldi ama beni The Office kadar guldurdugunu sanmiyorum. Tabi ki Coupling bambaska bir fenomen. Ayrica House'a da cok guluyorum ben :)

tyler78 dedi ki...

In Treatment'dan sonra buna başlayalım o zaman. :)

Zaten bitti Treatment. Boşluktayım böyle. Office doldurur inşallah yerini.

aslı hayvanı dedi ki...

çok şaşırmadım steve carrell'in ayrılmasına. o arkadaş belli ki sinemaya geçmek istiyor. başarısız da değil.

Çavlan dedi ki...

persephone, bu üç dizi önerisi pek güzel oldu, dizi zevklerimiz genelde pek uyduğu için güveniyorum önerilerine :) bunların ve wire'ın dışında bana önerebileceğin dizi var mı peki? (gözüm doysun yahu)

plum tree, videoyu izleyip izleyip kopuyorum ben de :) her izleyişimde sözlerinin bir kısmını daha anlayıp daha çok gülüyorum falan. dün bütün gün kafamda o melodi vardı, korkutucu biraz :)

tyler78, hah umut'la bende de aynen öyle oldu. in treatment bitince boşlukta gezindik bir süre. office doldurdu gerçekten boşluğu geçici de olsa :) ilk sezon (kısacık zaten 20'şer dakikadan 6 bölüm) güzel ama öyle bağımlısı olmuyorsun, yeni sezona başlamak çok içinden gelmiyor falan. ama 2. sezona başladıktan sonra, karakterler de oturunca herhalde delisi oluyorsun, bende öyle oldu en azından.

kurşunkalem dedi ki...

benim için en iyi komedi dizisi her zaman friiends'tir, her bölümünü 5 kez izlemişimdir hiç sıkılmadan. ayrıca ally mcbeal'dede çok gülerdim ama çok eskidendi, şmdi izlesem sevmiyebilirim.

yazıda diziyi çok güzel anlatmışsınız,the office'i izlemeyi istedim açıkcası (izlemedim daha önce). ama gönlümde friends'in yerini kapabileceğini hiç sanmıyorum :p

paylaşım için çok teşekkürler.

Persephone dedi ki...

Ne izlemişsin ne izlememişsin diye eski postlarına baktım da şöyle bir, komedi olmasa da Rome ve Carnivale yok gözüküyor, bir kere onlar olmadan olmaz :P Zaten HBO dizilerini tamamen şöyle toptan izleyesim var, neye elimi atsam pişman olmuyorum. Dizi zevkine güvendiğim insanlar tarafından da Damages izlemek üzere baskı yapılıyorum, bu durumda onun da iyi olduğunu söyleyebilirim :) Yaz dizilerinden Weeds var, o da başarılıdır oldukça, hele ilk sezonları bayağı iyiydi. Bu sene son sezonu sanırım. Tazecik dizilerimizden Glee var bir de, kafa dağıtmak, böyle sebepsiz mutlu olmak için falan birebir. :D Popüler şarkılar sürekli coverlanıyor, hatta bazen orjinallerinden daha çok sevdiriyor kendilerini. Çok fena Gleek olmuştum bi ara, ne yalan söyleyeyim. :P

Çavlan dedi ki...

evet evet rome ve carnivale bekliyorlar izlenmeyi uzun zamandır :) glee de keza. damages'la ilgili ben de çok iyi şeyler duydum, aynı şekilde breaking bad'le ilgili de.

Persephone dedi ki...

Damages ve Breaking Bad izlemediğim için neredeyse utandığım ama nedendir bilmem, bir türlü el atamadığım diziler. İzlemeyi artık sırf içimi rahat ettirmek için istiyorum, merak etmeyi geçtim. :D Var bir iki dizi daha öyle, ah bir de zaman olsa!

wessago dedi ki...

the office candır.

aslı hayvanı dedi ki...

rome sevenler şunu da sevdi: the tudors :)

tyler78 dedi ki...

Weeds'in ilk 4 sezonu bayağı güzeldir.
5.sezonda kaldım ben. İlk sezonların tadı yok 5'te ama tavsiye ederim yine de. Mary-Louise Parker iyi götürüyor o diziyi.

Persephone dedi ki...

Weeds cliffhanger'larıyla beni benden alıyor, 2. sezon finali hala en efsane finallerden biridir benim için :D

my cat is evil dedi ki...

Coupling ve The Office'in orijinal serisinde güldüğüm kadar hiçbir dizide gülmedim herhalde (Öyle bir tarzla ilk defa karşılaşmanın şaşkınlığı da etkiliydi kesin). Taklit olduğu hissinden kurtulduktan sonra The Office'in amerikan versiyonu da gönlümü kazandı. IT Crowd'dan zaten bahsedilmiş, halihazırda bahsedilmemiş Black Books ve Keeping Up Appearances tavsiye edeceğim dizilerdir ve bilemiyorum tek başına bir başlık (açılmışsa kusuruma bakmayın artık) hakediyordur belki burada bahsedilmektense ama Monty Phyton (en başta Flying Circus :)) dönüp dolaşıp tekrar tekrar seyretmekten en çok keyif aldığım "eser" büyük ihtimalle! Sanki biraz İngiliz olmuş yazdıklarım o zaman 30 Rock'tan hiçbir şey anlamamakla ve Seinfeld'e herkes kadar hasta olamamakla beraber zaman zaman How I met your Mother ile Arrested Development ve bir zamanlar Friends'in de benim kişisel listemin tepelerinde dolaştığını ekleyeyim, Steve Carell'li Office'i saymıştım zaten. Puff içimi döktüm biraz galiba :))

Falagar dedi ki...

Henüz iki bölümünü izlesem de şimdiden mevcut farklılığıyla beni çekmiş olan It's Always Sunny in Philadelphia'yı önerebilirim.Herkese hitap etmese de,başlarda adapte olmakta zorlansanız da-ki ben zorlanmadım-aklınızda bulunsun derim.

Lou Salome dedi ki...

Yazımda blogunuzun adı geçiyor..

http://april-ls.blogspot.com/2010/07/kultur-sanat-bloglar-lounun-en.html

Rebecca dedi ki...

South park sandım. o kdar cahilim tamam. ama ama :D açıklasn biri bunu hakknda engin bilgiler ednmek istiyorm :D
http:/aslankizinruyasi.blogspot.com

CosmicSchmuck dedi ki...

Kesinlikle en çok güldüğüm dizi The Office'tir. Ondan önce Seinfeld geliyordu da, Office sonrası sanki Seinfeld'e ihanet ediyormuşum gibi hissediyordum. Sonra durumu kabullendim. Evet Office felaket komik. Yalnız şöyle birşey keşfettim: bir topluluk içinde Office izleyen kişiler birbirlerini buldularmı çok enteresan bir durum oluyor. Çünkü alıntı yapılamıyor, muhabbetler yaaa nasıldı ama? hahaha dan öteye gidemiyor. Çünkü dizinin %75i yüz ifadelerinden ibaret. Asıl güldüğümüz de onlar değil mi zaten.. Carell giderse dizi yine komik olur belki ama burukluk aşılamaz.
Ha Office ve Seinfeld'den sonra üçüncü sırayı The Big Bang Theory alır bana göre...
That's what she said! diyorum herkese :)

Hayri İrdal dedi ki...

konuyu hortlatmış gibi olucam ama six feet under'ı izlememin üzerinden birkaç ay geçti ve sanırım karakterleri öylesine özledim ki blogda bi arayayım da okunacak bir şey yazılmışsa okuyayım dedim, yazı süperdi, burdan belirteyim önce. (:
ordan da savrula savrula buraya geldim. sanırım dizi tavsiyeleri alınmış-verilmiş burada. spaced'ın adı hiç geçmemiş. edgar wright'ın tarzına 2 sağlam filminden aşinaysanız ve simon pegg ve nick frost gibi iki psikopat ne yapsa izlerim diyosanız, 99 yapımı spaced'i kaçırmayın. aslında spaced'in edgar wright'ın filmlerine referanslık etmesi daha mantıklı kronolojik açıdan, ama benim önce filmleri izleyip sonra spaced'a yönelmemden mütevellit böyle bi "saadet zinciri" önerdim. :P hasılı, spaced de, benim için black books-it crowd-cye gibi candır. (:

canarino giallo dedi ki...

Seyirciyi aptal yerine koymaması olayı benim de The Office ile ilgili vurguladığım noktalardandır. Gülme efekti olan hiç bir şeyi izleyemiyorum Michael Scott sağolsun.
Bir de sezon geçtikçe daha iyi bir hal alıyor, 2 yıldır dizinin bağımlısıyım ne yapacağım onu da bilmiyorum...

Mert Koyutürk dedi ki...

ben aslında kendimi tam bir komedi hayranı olarak görürüm. en sevdiklerim seinfeld ve friends onun yanında that's 70s show, how i met your mother var. couplingi, black books ve him and her dizilerini de çok beğendim izlerken ama ingiliz dizilerinin kısa sürmesi aramızda bir etkileşim olmasını engelliyor sanırım. the office'in ilk bölümünü bir türlü atlatıp da bitiremedim. önceleri belgesel tarzı çekimden hoşlanamdığımı düşünüyordum ama modern familyi bayıla bayıla izleyince onda bir sorunum olmadığını anladım. en iyi baştan bir daha şans vermek the office. :)

Çavlan dedi ki...

@mert koyutürk: bence office'in abd versiyonu daha güzel. yani ingiliz versiyonu tabii ki çok başarılı, hem orijinali olduğu için hem de ricky gervais'ten dolayı, ama senin de dediğin gibi kısa olduğu için karakterlere yeteri kadar bağlanamıyoruz, uzun film ya da mini dizi tadı veriyor. benim bu yazıda bahsettiğim ve stev carrell'in canlandırdığı michael scott karakteriyle asıl ünlü olan da us versiyonu, 9 sezon sürdü galiba, geçen yıl ya da bir önceki yıl bitti. ne yap et onu izle derim, özellikle ilk 4 sezonu şahane.