16 Nisan 2010 Cuma

Lost 6.12: Everybody Loves Hugo



Şanslı olmakmış Hurley'nin en çok istediği. Numaraların lanetinden kurtulmuş durumda flash-sideways'de, etrafındaki herkes pek seviyor kendisini, çok ama çok zengin, fena halde de şanslı üstelik. Piyangodan falan da zengin olmamış, kendi başına (şansıyla?) başarmış bir şekilde. Hayırsever olmuş, ona buna para dağıtıyor, Pierre Chang kendisine onur ödülü veriyor falan. Ama ne babası var yanında, ne de bir sevgilisi.

Bir önceki mükemmel bölümden sonra hiç eleştirmeden sabırla seyretmeye kararlıydım bu bölümü, ama Libby'ye dair gizemlerin hiçbiri açıklanmadığı için biraz zor oldu bu. Hele hele gerçek dünyayı anımsayabilmek için karakterlerimizin "gerçek aşk"larını bulması gerekliliği, kötü bir tat bırakmakta ağzımda. Romantik ilişkiler Lost'un merkezinde olmadı hiçbir zaman, Hurley ve Libby de hiç öyle "ruh eşi" falan olarak sunulmadılar, birkaç şirin sahneleri vardı sadece -daha ilk date'lerine gitmek üzereyken ölmüştü Libby hatta yanlış hatırlamıyorsam. Desmond ve Penny'i Hurley ve Libby ile aynı kefeye koymak biraz densizlik (!) gibi geliyor bana. Ta 2. sezondaki yan hikayelerden birini alıp allayıp pullayıp büyük bir şeymiş gibi süsleyerek seyirciye sunmak da öyle.

Akıl hastanesinde işler biraz mantıksız yürümüyor mu? Libby gönüllü olduğunu, orada kendi isteğiyle kaldığını açıkladı Hurley'e, canı istediği anda çıkıp sahile gittiler mesela. Bu durumda niçin doktor Hurley'nin Libby'i ziyaret etmesi konusunda bu kadar gönülsüzdü de, Hurley'nin 100 bin dolar bağış yapması gerekti sırf Libby'le görüşebilmek için?

LAX'te bundan sonra olacaklara dair tahmin: Ben, Locke'la birlikte hastaneye gidecek -Dedektif Sawyer ve Miles da bu bir vur-kaç vakası olduğu için Locke'la konuşmak isteyecek, hastaneye gelecekler. Locke'ı, Jack ameliyat edecek. Bu arada Claire hâlâ Ethan'ın hastası olarak hamile hamile yatıyor olacak. Sun da hamile ve vurulmuş bir vaziyette Jin tarafından aynı hastaneye getirilecek, ona da Juliet bakacak. Sayid kardeşini ziyarete gelmiş olacak aynı hastaneye. Desmond da Charlie, Faraday ve Hurley'i toparlayıp hastaneye götürecek, hepsi orada karşılaşacak. Kate'in gelmesi imkansız bir tek, kendisi en son Sawyer tarafından tutuklanmak (ya da öpülmek?) üzereyken görülmüştü, ama ne yapalım, herkesi mutlu edecek bir son imkansız.



Fısıltılar
Fısıltıların ne olduğuna dair bir "açıklama" vardı bu bölümde: yaptıklarından dolayı adada tutsak kalmış ölülerin ruhlarının sesiymiş tüm o fısıltılar efendim. Önceki sezonlarda her zaman "others"dan birinin ortaya çıkmasından hemen önceye denk getiriliyordu fısıltılar, bambaşka teoriler geliştirmişti seyirciler bu nedenle. Hadi bunu kabul ettik diyelim (ki bence çok ama çok fasa fiso bir açıklama, hayaletlerin fısıltılarıymış, peh) bu açıklamanın yapılış şekli feci hayalkırıklığı yaratıcıydı. Bu kadar amatörce ve tembelce yazılabilir mi bir sahne, altını azıcık doldurmaya bile gerek görmeden açıklanmış olabilir mi bu gizem? Üstelik bu bilginin Michael'dan gelmesi, bu büyük gizemi onun açığa çıkarmış olması biraz büyük bir çelişki olmamış mı? Hani adanın işi bitmişti onunla? Flocke olmadığını, bu dünyadan çekip gidemeyen ruhların sözcüsü olduğunu (!) açıkladığı sahne yeterince kötü değilmiş gibi, bir de Hurley'nin Libby'e acayip ucuz bir özür iletmesini istedi. Seni öldürdüğüm için özür dilerim, Libby. Ya benim algılarımda bir terslik var, ya da bu dizi mantıklı olmaya çalışmıyor artık.

Ilana'nın Ölümü
Ilana'nın patlayıp gitmesi ne öyle aman aman sürpriz oldu benim için, ne de herhangi bir üzüntü yarattı bünyemde. Ölsün, ölmesin, pek umrumda değil aslında, hatta belki daha iyi olur da örneğin sezonun başından beri harcanan Ben karakterine örneğin zaman ayırabilir biraz yazarlar diye umuyorum. Ama yine de biraz kandırılmış hissediyorum kendimi. Sezonun başından beri ismi kastta geçiyordu mesela, ama bir türlü arkaplan hikayesi lütfedilmedi kendisine, karakteri derinleştirilemedi, bunun üzerine kendisine böyle bir ölüm (Dr. Arzt) uygun görülmüş olması fazla zorlama geldi bana. Sanki Jacob'cıların anlaşmazlığa düşmesi, sonra geri kalan adaylar Flocke'ın yanına giderken Ben, Richard ve Miles'ın ayrı bir tarafa savrulması için bir bahane gibiydi Ilana'nın ölümü.

Bu arada Hurley Ilana'nın eşyalarını şöyle bir karıştırıp bir çanta aldı yanına, o çantada Jacob'ın külleri vardı. Belki de Hurley'nin Smokey'i o küllerle alt etmek (?) gibi bir planı vardır, aksi takdirde tüm adayların gidip kuzu kuzu Smokey'e teslim olmasını biraz aptalca bulduğumu belirtmeden geçemeyeceğim.



Desmond, Locke ve Flocke
Flocke, adayı terk edebilmeleri için, Ajira uçağıyla adaya dönmüş olan Oceanic 815'cilerin tümünün birarada olması gerektiğini söyledi. Yalan söylemediğini düşünüp buna gerçek bir bilgi muamelesi yapmalı mıyız bilmiyorum, yarı yarıya doğru da olabilir. Örneğin Flocke'ın planladığı şey o kadar insanın adadan gitmesi değildir, ama bir şekilden onlardan "kurtulabilmesi" için gerçekten de birarada olmaları gerekiyordur. Tabii ki bu kurtulabilme işini yine o yapamayacaktır çünkü onları doğrudan öldüremediğini biliyoruz, fakat yine bir loophole bulmuş olabilir.

Sawyer'ın sezonun başındaki bölümlerden birinde gördüğü çocuğun aynısını, Desmond gördü bu bölüm. Sawyer'ın o çocuğu görebiliyor olması fena korkutmuştu Flocke'ı, bana kalırsa Desmond'ın görebiliyor olması da fena korkuttu. Peki Alpert niye göremedi? Sadece adayların görebileceği bir çocuk da o, Desmond gizli aday falan mı? Bir de aynı aktörmüş bu esrarengiz çocuğu oynayan, ama ben saçının renginin çok çok daha açık olduğunu hatırlıyorum daha önce, sarışındı resmen. Bu da Jacob'a, Flocke'a, içimizdeki saflığa, kötülüğe falan filan bir gönderme miydi acaba?

Flocke ve Desmond'ın yüzleşme sahnelerinde (ki bu bölümde sadece o sahnelerin çok iyi olduğunu düşünüyorum) Flocke, Desmond'ın kendisinin kim olduğunu bildiğine emindi, ama Des bir nedenle aptalı oynadı. Bu konuda Flocke'a katılacağım, bence de Desmond gayet haberdardı her şeyden. Flocke'ın Desmond'ı kuyudan atma (yazık yahu) nedeni Widmore'un Desmond ve elektromanyetizma planlarını bozmak için miydi, yoksa alternatif evrende Desmond'ın ne yaptığının farkında olduğu ve onu durdurmak istediği için mi? -pek mantıklı olmadı ama yazarların, Flocke'ın Desmond'ı kuyuya attığı sahneden hemen sonra diğer evrende Desmond'ın Locke'a arabayla çarptığı sahneyi arka arkaya getirmeleri ilginçti.

Bu arada kuyuya atılan Desmond tabii ki ölmedi, bu dizide ölüm anını ve cesedi göstermiyorlarsa kimse ölmemiş demektir, hem pek de derin değildi kuyu, su falan vardı içinde.

LAX'te, okul bahçesinde Ben'in Desmond'a sapık muamelesi yapıp öğrencileri korumaya çalıştığını görmek çok komikti. Bu arada aynı araba sahnesinde Desmond oğlunun isminin Charlie olduğunu söyledi, oysa LA'deki zaman çizgisinde bir oğlu yok. İki zaman çizgisinden de haberdar olduğuna ve iki dünyayı da bildiğine bir kanıt daha olarak kabul edebiliriz bunu.

Peki Desmond neden ezdi geçti zavallı Locke'ı? Son derece saçma üç teorim var bununla ilgili.



Saçma ihtimal no.1: Locke'ın tekrar yürüyebilmesi için. Kaza geçirince Locke hastaneye kaldırılacak, orada da Jack'e Locke'ı "fix" edebilmesi için bir şans verilmiş olacak. Bu kulağa o kadar saçma geliyor ki, niçin saçma olduğunu anlatmaya gerek bile görmüyorum.

Saçma ihtimal no.2: Charlie'nin ölüm tehlikesi geçirdiği anda adadaki zaman çizgisini hatırlaması gibi, Locke'ın bir şeyleri hatırlaması için. Ne de olsa Desmond ona aşk üzerinden ulaşamaz -ki ilginç bir şekilde, LA'de gerçekten sevdiği kişiyle birlikte olan tek karakter Locke-, bir başta travma yaşatması gerekiyor. Ama bu da mantık dışı, bu kadar tehlikeli, acı verici ve tesadüfi bir yol seçmezdi Desmond, öldürüyordu adamcağızı neredeyse.

Saçma ihtimal no.3: Belki de alternatif evrendeki Locke ile adadaki Flocke arasında bir bağlantı var ve Desmond'ın amacı da kendisini kuyuya attığı için ondan intikam almak (bu biraz fazla saçma oldu farkındayım) ya da bambaşka bir şey mesela, LA'deki Locke'a zarar vererek adadaki Flocke'ı da kontrol edebileceğini düşünüyor belki. Bu ihtimal öncekinden de mantıksız, bir kere adadaki Flocke Locke'ın bedenini bile kullanmıyor ki, yani Locke gibi görünüyor evet ama Locke'ın asıl bedeni -daha doğrusu cesedi- çoktan toprağın altını boylamış, o zaman aralarında bir bağlantı olması imkansız görünüyor. Yine de birazcık irdeleyelim bu ihtimali:

LAX'teki Locke'ın içinde uyuyan bir Flocke olabilir mi?

LA'deki karakterlerin tümü gibi, Locke da adadaki zaman çizgisiyle ilgili hiçbir şey hatırlamıyor. Belki de Locke'tan değil de Smokey'den bahsediyoruz, diğer Lostie'ler gibi kapana kısılmış ya da sadece belleğini yitirmiş bir Flocke'tan. Tabii ki bu, LAX zaman çizgisinin 1977'de değil, 2000'lerde oluştuğunu varsayarsak geçerli. Yani Locke öldükten sonra, Flocke onun bedenini (daha doğrusu onun biçimini) kullanıyorken bu yalancı-evren yaratıldıysa, ancak şimdiye kadarki teorilerimin aksine Flocke tarafından değil de başka bir varlık tarafından yaratıldıysa, o başka varlık da Flocke'ı yani Smokey'i, Locke formunda attıysa bu baloncuğa, tüm bunlar Flocke'ı hapsetmenin başka bir (son bir) yoluysa... O zaman olabilir tabii. Ada sular altında kalırsa, Flocke özgür kalacak. Belki ada sular altına gömülürken, son dakikada yaratıldı bu yalancı-dünya, Eloise gibi her şeyi bilen/gören bir varlık tarafından. Üstteki saçma ihtimallerden de daha saçma bir ihtimal gibi bu ama :)

Zaman darlığından biraz sallapati bir inceleme yazısı oldu bu, ama böyle bölüme böyle yazı, birbirlerine yakıştılar diye düşünüyorum :) Sonuç olarak, Flocke'lı ve Desmond'lı (adadaki Desmond ama) sahneleri sevdim, bölümün geri kalanı ise pek hitap etmedi bana. 4 üzerinden 2.

22 yorumcuk:

Onur Demirsoy dedi ki...

Her hafta incelemelerinizi zevkle okuyorum. Bu hafta aklıma takılan bir şey var. Haftalardır bir ayna göndermesi vardı. Bu hafta göremedim. Mantığı ne acaba?

Çavlan dedi ki...

ben de göremedim, olduysa bile dikkatimden kaçmış, fark eden var mı? bu bölümde bir ayna ayna anı var mıydı?

Mustafa dedi ki...

benim bu desmond olayındaki yorumum:

efem bir şekilde adada desmond la flock bir daha karşılaşmıyorlar yada desmond onun flock olduğunu bilmiyo ve diğer dünyada öç almak için (artık adada ne olduysa) lock a alternatif evrende çarpıyor

iyi günler efem

Junon dedi ki...

belki de Desmondın Lockeın yanına giderken planladığı çarpıp kaçmak değildi, ama diğer tarafta kendisini kuyuya atınca o an intikamiçin o da çarpmışolabilir...
yada...dediğin gibi amacı travma yaşatmak olabilir ve jackle hastanede bir araya getirmek...dizi boyunca sürekli birbirine zıt düşen iki karakterin adayı hatırlamaları için gerken belki de gerçek aşkları değildir...

sacidu dedi ki...

locke u bikaç desmond çarptıktan sonra olduğu gibi sırtüstü yatar pozisyonda gördük. adada ilk uyanışı, 8. kattan itildikten sonra jacob ın dokunuşu sırasındaki uyanışı. bi bağlantı olabilir diye düşünüyorum. desmond ın locke u öldürmek değil hatırlatmak istemesi daha mantıklı görünüyor bana. öldürmek isteseydi daha kesin bir yöntem bulurdu, kafasına fln sıkardı. locke un mib olma ihtimali de var tabi. locke önemli karakterler arasında gerçek zaman çizgisinde ve dünyada ölmüş tek insan. oceanic 6 i toplamaya çalışırken ben öldürmüştü. charlie olsun libby olsun fsw dünyasında canlı, ama onlar adada ölmüştü.

michael ın fısıltı açıklamasına inanmalı mıyız bilmiyorum. michael locke un kandırma yöntemi olabilir. ki michael patlama sırasında ölmüş olmalı. gemi patlamasında. cesedi de adada veya civarında olmalı.

BaDo dedi ki...

Bence Desmond bir şekilde LA'deki karakterlerin ölmesinin mümkün olmadığını farketti, Charlie'nin iki denemesinde de ölmediğinden mi yola çıktı bilmiyorum. Benim tahminime göre Locke'a yaptığı şeyin intikamla bir ilgisi yok. Yani ya bu adam beni çukura attı dur ben de şuna bir çarpayım da gününü göstereyim durumu yok. Desmond'ın bilinci ada ve LA arasında gidip gelseydi, isim listesini istemezdi, herkesi hatırlardı. O yüzden çukur yüzünden çarpmış olamaz. Saçma ihitmal no.2 gibi düşünüyorum.

tyler78 dedi ki...

Sıkıcı bir bölümdü. Hatta yazı gelmeyince dedim herhalde yazı yazmaya bile gerek görmedi Çavlan.
Ama bir dahaki bölümün güzel olacağını düşünüyorum. Bu biraz geçiş bölümü gibiydi. Birşeyler gösterip kurmaya çalışıyorlar gibi. Büyük gizem için yani.

Persephone dedi ki...

Aman allahım, o fısıltılara getirilen açıklama ne tırttı! Resmen Harry Potter evreninden kopya çekmişler, bayağı bildiğin hayalet çıktı hepsi... Zaten Maykıla kılım, bir de bu açıklama kendisiyle gelince, kafa göz dalacaktım ekran mekran, kurgu, dizi dinlemeden...

Bu arada, Pierre Chang günümüzde nasıl hala o yaşta? 77'de değil miydi o yaştayken? Miles oğlu değil mi o zaman? Saçma bir hata mıydı yoksa Richard'ın anti-aging metodlarını çok iyi mi benimzemiş sadece?

Ya bu arada, sahilde Hugo ve Libby öpüşürken Desmondın uzaktan bunları izleyip, gözlüğünü düzeltip gülümseyerek uzaklaşması kadar lame bir sahne olabilir miydi Lost tarihinde??

Locke konusunda benim teorim (kaynak olarak tamamen kaba etlerimi göstermek şartıyla): bu paralel evrende babası tarafından aşağı itilme gerçekleşmemiş gibi duruyor. Bildik evrende Locke'un hayatındaki en büyük olay da sakat kalması ve babasının ihaneti olduğuna göre, Desmond ona böyle bir şey yaşatmış olmak istemiş olabilir. Kuyuya düştükten sonra düşünülmüş bir hareket de olabilir, ona açıklamam yok...

Ayrıca desmondlar ölmez Lost bölünmez!

Sanat Notları dedi ki...

Hastane partisi fikrine bayıldım:)

Bende Des'in intikam için yaptığını düşünmüyorum, Lock'un hatırlamasını sağlamak içindi bu hareket. En son şöföründen uçaktakilerin listesini istemişti, şimdi teker teker herkese hatırlatmaya çalışacak diğer yaşamlarını ve bu paralel dünyayı yokedecek ve herkesi diğer hayatlarına döndürmeye çalışacak (Penny'le evlendiği dünyaya)

Persephone dedi ki...

bu arada sacidu: Michael'ın fısıltılar açıklaması doğru ve kesin. Daha önce aldığım spoilerlardan bu bölmde açıklanacağını ve bu açıklamanın Michael tarafından yapılacağını okumuştum.

Ayrıca Libby ve Hurley'nin Pen&Des'le aynı kefede tutulması ve Hurley'yi bir nevi 'uyandırmak' için Libby'i kullanmaları bana da saçma geldi. Bildik evrende Hurley'nin hayatında en büyük rol oynayan şeyin sayılar olduğunu bildiğimiz halde özellikle.

Ha ama derseler ki, 'lostun ana fikrini bu yaptık, sevgi, aşk, hani kuşlar ağaçlar binbir renkli çiçekler' peki, der, susarım.

Çavlan dedi ki...

sacidu- yazdıklarını okuyunca aklıma yeni bir teori geldi (gerçek zaman çizgisinde dünyada ölmüş olan tek insan ya locke), gerçi sen tersini söylemişsin ama bana şu da ihtimal dahilinde gibi göründü:

saçma ihtimal no.4: desmond, locke'ı ciddi ciddi öldürmek istedi belki de, course correction ayağına. ne de olsa aslında ölü olması gereken bir adam o asıl zaman çizgisinde. tabii desmond niye bunun için vur-kaç yöntemini kullanıyor, ayrıca bu kadar ruhsuz ve zalim bir adam mı kendisi, vs. vs. bu da o yüzden adı üstünde saçma :)

bado- haklısın, desmond'ın isim listesini istemesinin anlamını kaçırmışım. demek sadece böyle hafif bir farkındalık çöktü üstüne, ama aslında adada olanları eş zamanlı algılamıyor. ama eski zaman çizgisinde bir oğlu olduğunu ve adını nasıl hatırlıyor? ay bilemedim.

tyler 78- içimden gelmedi de yazmak :) sıkıcının ötesinde kötüydü, böyle her şey bir aşka gelip dayanıyor falan, diğer gizemler abidik gubidik şekillerde tırnak içinde açıklanıyor... bence de bundan sonraki bölümler çok daha güzel olacak, ama artık geçiş bölümü çekecek noktayı geçmiş olmaları lazım, kaç bölüm kaldı şunun şurasında.

persephone- aynen, utandım resmen desmond'ın öpüşen hurley'le libby'e gülümsediği sahnede, off! ve de aklımdan 'lame' sözcüğü geçti, umut'a sordum hatta nedir ki türkçesi, nasıl ifade etsem falan diye :D laaaame diye bağırmak istiyorum şu an.

o fısıltılar ne ayrıca, michael'ın tırt ötesi "açıklaması" ne, o spastikçe özrü ne, kim yazıyor ki bu sahneleri? her seferinde "artık çok güzel oldu dizi tamam sorgulamıycam eleştirmiycem mızmızlanıp duruyorum yeter zevkini çıkarıcam" diyorum, son 5 bölümde her seferinde (desmond'lı bölüm hariç) bu oluyor, her şey mi saçma olur!

pierre chang nasıl yaşlanmamış ciddden?

serenity dedi ki...

o arada çıkan sarı saçlı çocuk bence JAcop ve gittikçe büyüyor :) Yeniden bir Jacop oluşuyor yani..

even better than the real thing dedi ki...

Happily Ever After'da pek güzel toparlamışlardı, "bu bölümde pek güzel batırmışlar" diyemememin tek nedeni bir önceki bölümdeki toparlamanın becerisi ve profesyonelliği.Ancak bir bölüm daha Everybody Loves Hugo gibi olursa, hiç birşey kurtaramaz bence Lost'u.

İlana'nın patladığı sahne şok ediciydi bence ama dönüp tekrar izlediğimde baktım ki dinamitleri sallayıp duruyor, ne kadar akıllıca böyle birşey? Aynen dediğin gibi sadece o grupta conflict yaratabilmek, ikiye bölebilmek için harcamışlar İlana'yı. Zaten hiçbir zaman invest etmemiştik o karaktere, derinleştirmediler hiç çünkü. Fısıltılara ise hiç birşey demiyorum, yazılabilecek herşeyi yazmışsın (LAME diye bağırma isteği bende de oluştu bir anda).

Libby'i tekrar görmek hoştu ama adadaki deli Claire'in kuaförüne gidiyor galiba. O saçların çok da bir açıklaması olamaz bence.Ayrıca bu bölümde Libby'le ilgili (teknesi, akıl hastanesi, wedmore'la bağlantısı) sırlar açıklancak demişlerdi. Hadi oradan demek istiyorum.

Desmond'ın niçin John'a çarptığına dair teori bile üretemeyeceğim çünkü yazdığın gibi hepsi birbirinden saçma. Bitsin artık şu dizi, bizi bitirdi resmen.

Kemal dedi ki...

saçma ihtimal no:5 desmond locke'a çarptı çünkü locke'un hatırlaması gerekiyordu. locke'ı en mutlu edecek şey ise tekrar yürüyebilmek. adaya düştüğünde de locke yürümeye başlamıştı. biraz türk filmi gibi olacak ama bir sonraki bölümde locke ayaklarını oynatmaya başlarsa şaşırmamak lazım

Umut dedi ki...

Saçma ihtimal no:6, Desmond esasında Desmond değil, İsmail YK'nın Amerika'da yaşayan fakat daha önce hiç karşılaşmadığı kardeşi Bonanza Mustafa (colormatik güneş gözlüğü ve araba seçiminden açıkca belli oluyor bence), en büyük zevki vandallık, serserilik, sübyancılık(okul önünden çocuk kaçırmak) ve sakat adamlara bmw'siyle çarpmakmış meğersem, aile sevgisinden mahrum büyüdüğü için böyle olmuş. Valla böyle çıksa daha çok sevincem bu noktadan sonra.

Dizinin son bölümünde bence Lindelof bizzat ekranın karşısına geçip dizinin gizemlerini tek tek çocuğa anlatır gibi açıklayacak, şu ana kadarki açıklama yapmaktan anladıkları şeylere bakınca sonuç bu çıkıyor. Diyecek ki: ada tıpa, fısıltı hayalet, black monster sinirli adam, Jacob mıymıntı adam, Desmond Bonanza Musti. Bundan ötesini beklemiyorum artık ben :p

Kürşat Arslan dedi ki...

"Piyangodan falan da zengin olmamış, kendi başına (şansıyla?) başarmış bir şekilde." demişsin ama yanlış. Hugo yine piyangoyla zengin oldu ama farklı sayılar sayesinde. hatta sayılarda 10, 80 falan vardı hatırladığım kadarıyla, o sayılar arasında da acaba diğer sayı dizisinde olduğu gibi bir bağ var mı, düşünmüştüm.

Desmond'un tek işi, LA'deki lostie'lerimize adayı hatırlatmak. Locke'a çarpmasının tek nedeni de bu bence. Bunun Jack ile karşılaştırmayla bir alakası yok, çünkü o da zaten Jack ile karşılaşmadı henüz. Jack'in gene omurilik cerrahı olduğundan Desmond emin değil. Charlie'nin "ölüm anı" meselesi ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Yani yoğun bir duygusal travma yaratmak zorunda. Locke adada aşk yaşamadığına göre...

Buraya ilk defa yorum yazmış olsam da yazılarınızı beğeniyorum. Sadece bu bölüme çok haksızlık ettiğinizi düşünüyorum hep bir ağızdan.

Dizi feci bir şekilde olayları birbirime bağlayacak gibi görünüyor. Lost bunu beklememizi haketti sonuçta...

engin dedi ki...

fısıltı konusuna biraz mantık kazandırmaya çalışayım :P şöyle olabilir , adada sıkışıp kalan insanlar sürekli feryat halinde konuşuyorlar fakat bunlar yaşayan insanların kulağına gelmiyor sadece çıkış anlarında ( michaelin hurleye görünmesi gibi) bu sesler bir anlık duyuluyor olabilir , kapının açılması olarak düşünebiliriz :

spike spiegel dedi ki...

Bu Michael'dan gelen uyduruk fısıltı açıklaması canımı sıktı açıkçası. Yazar teyfası ne yapsak ne yapsak, nasıl uydursak deyip bu sahneyi yaratmışlar gibi sanki. Piuu. Ben de çok hayal kırıklığına uğradım.

sacidu dedi ki...

şimdiye kadar lost'u her ortamda savunmaya çalıştım, saçma demeyin abi ya bu onların hayal gücü fln dedim, bu uğurda adımı dizinin credits inde görmeyi bile bekledim, ama fısıltıların açıklanmasını ben de saçma buldum. hele de bunun michael gibi negatif bir karakter tarafından yapılmış olması.

bu arada, ikinci izleyişimde şöyle bişey takıldı aklıma. gerçi persephone doğru olduğuna eminim demiş ama. hurley diyor ki "herkes burda mı, ölenler fln". "evet" diyor michael. belli ki hurley libby'i görmeyi umuyor. sonra michael diyor ki "libby i görürsen üzgün olduğumu söyle". iyi de, hurley libby i nerden görsün ki, yoksa michael bu fsw dünyasından ve orda libby ile hurley nin tanışacağından haberdar mı? yok öyle değilse. ölenler hep adada sıkışmış işte. libby nin hayaleti de orda bi yerde olmalı. hurley nin görmesi ihtimalinden daha fazla olmalı michael ın görmesi ihtimali. gitsin kendisi özür dilesin. burda ya bi tutarsızlık var, ya da micheal ın yalan söylemiş olmasına bahis koyuyorum :)

evvah dedi ki...

ahahaha,,, saçma ihtimal no6'ya bayıldım,, pislost.

Persephone dedi ki...

Valla emin olmamın sebebi şu (http://i43.tinypic.com/abkyzq.png) açıkçası, ama bir daha okuyunca fark ettim, final bölümünü izlememiş bu spoilerı verenler, benim hala umudum var şeklinde şarkılar söyleyebiliriz kısacası :D

sezen dedi ki...

6. sezonun basından itibaren paralel evren, alternatif gelecek diye tabir edilen zaman dilimi 2004senesinde ucagin kaza gecirmesi gereken donemdir.. zira butun yeni olaylar ucagın lax e gelmesinden 3-4 gun sonra gelismektedir..
su anda adaya geri donen ve flocke la beraber yasayanlarsa 2007 senesindedirler.. dolayısıyla 3 sene sonrasindadirlar..
bu sebeple alternatif gelecek veya paralel evren diye hatırlanmaları bence saçmadır.. olsa olsa alternatif gecmis olur..
sun'ın aynaya baktıgı sahnede aynı anda adada adada kafasını agaca vurmus olmasından dolayı oldugu dusunulmesi imkansızdır.. kafasını 2007 de agaca vuruyor.. 2004 te aynaya bakarken acımasının imkanı yoktur..