22 Ağustos 2011 Pazartesi

Bir Ayrılık

Jodaeiye Nader az Simin (A Separation)
Yönetmen: Asghar Farhadi
Yazar: Asghar Farhadi
Oyuncular: Peyman Moaadi, Leila Hatami, Sareh Bayat, Shahab Hosseini
Tür: Dram
Yapım yılı: 2011
Süre: 123 dk.
Ülke: İran
Dil: Farsça
IMDb puanı: 8.6/10
Çavlan'ın puanı: 9/10
Umut'un puanı: 9/10

Altın Ayı alan ilk İran filmi olma özelliğini taşıyan Bir Ayrılık, hem din baskısının, hem de sınıfsal ahlak anlayışının kültür kodlarını belirlediği bir toplumun, sosyal ve ekonomik olarak apayrı sınıflara ait iki ailesinin arasındaki çatışma ve uyuşmazlık üzerine. Sözlükte birisi, "güzel bir film değil, basbayağı iyi bir film." diye yazmış Bir Ayrılık hakkında. Cidden öyle, çoğu zaman film izleme nedenimiz olan kaçış mantığına uymuyor, bize iki saatlik eğlence falan vaat etmiyor, güzel şeyler gösterip görsel bir şölen de sunmuyor, ama masaya yatırdığı etik problemleri ve insanın canını acıtacak dozdaki gerçekçiliğiyle çok ama çok "iyi" bir film kesinlikle. Bu sene izlediğim en iyi film hatta.

Bir erkek ve bir kadının bize bakarak hararetli bir şekilde tartışan yüzleriyle açılıyor film. Bu çift, boşanmak için mahkemeye başvurmuş olan Nadir ve Simin. Bizim olduğumuz yerde, kameranın yerinde aslında hakim oturuyor; hakimi hiç görmüyor, sadece sesini duyuyoruz. Çift, on bir yaşındaki kızları Termeh'le birlikte İran'dan ayrılıp kapağı yurtdışına atma planları yapmış, ancak zar zor alınan vize çıktıktan sonra Nadir gitmekten vazgeçmiş. Alzheimer olan ve hastalığı kötüleyen babasını bırakmak istemiyor. Simin'se İran'daki yaşamdan kurtulabilmek için sevdiği adamı bırakmayı göze alıyor ve boşanma davası açıyor, amacı kızının "böyle bir ortamda" büyümesine engel olmak. Babasının rızası olmadan Termeh'i yurtdışına götüremeyeceğini söylüyor hakim Simin'e, Simin de bunun üzerine yurtdışı hayallerini erteleyip, bir süreliğine anne babasının evine taşınıyor. Termeh bu dönemde babasıyla kalacak.

Simin yokken, evde bir an bile yalnız bırakılmaması gereken babasına bakması ve ev işlerini yapması için Raziye isimli bir kadını işe alıyor Nadir. Kadını ortak bir tanıdıkları aracılığıyla Simin bulmuş, fakat ona kendisinin evde olmayacağını söylememiş. "Bekâr bir erkeğin evinde" çalışması, ne Raziye ne de kocası için kabul edilebilir bir şey değil, ama hem etrafa sürüyle borcu olan işsiz kocasına, hem de küçük kızlarına bakmak zorunda olan, bir de üzerine gelecek bir boğazı daha düşünmek mecburiyetinde olan hamile Raziye, kocasından Nadir ve Simin'in ayrı olduklarını gizleyerek işi kabul ediyor. Nadir bir gün evine geldiğinde babasını kolundan yatağa bağlanmış ve yere düşmüş, neredeyse ölmek üzere bir halde buluyor. Raziye'nin bir şey olmamış gibi dönmesiyle de içine Simin'in, Termeh'in ve Raziye'nin kocasının da dahil olacağı, mahkeme salonlarına ve adliye koridorlarına taşınacak olan kavga-dövüş ve yalanlar ağı örülmeye başlamış oluyor.

Gerçeklerin sadece küçük bir kısmını bilen seyircinin daha yakın hissettiği ve haklı bulduğu bir aile oluyor belki, ama nihai olarak aslında ortada suçlu olmadığını ve her tarafın aslında bu olay içinde birer 'kurban' olduğunu düşünüyor insan. Farhadi seyircisini yargıç yerine koymayı çok seviyor, ama son kertede siyah ve beyazın arasındaki çizgiyi son derece soluk bir şekilde çizerek, hiçbirinin tam suçlu olmadığı ya da hepsinin yalanlarıyla suçlu sayılabileceği karakterler yaratarak bizden bir yargıda bulunmamamızı, taraf tutmamamızı, sadece gözlemlememizi talep etmiş oluyor. İncelikli oyunculuklar, gerçeklerin soğan gibi kat kat açılarak açığa çıkmasına izin veren kurgu, tümü de kusurlu ve gerçekçi karakterler, hepsi de olağanüstü. O kadar önemli bir film ki Bir Ayrılık, keşke doğru düzgün dağıtımcı bulabilseydi Türkiye'de, keşke genel olarak daha çok kişiye ulaşabilse dünyada diye düşünüyor insan ister istemez.




25 yorumcuk:

KadirBey dedi ki...

Şuan acayip derecede bu filmi izlemek istiyorum.

Doctor Blue Balloon dedi ki...

3 haftadır aklımın bir ucunda, fragmanını izlediğimde vurulmuştum..

Avukat dedi ki...

Gerçekten benim de çok fena izleyesim geldi.

Esra Aslanturk dedi ki...

ben nereden bulabilirim ki bu filmi?

Çavlan dedi ki...

esra: şu an sadece ankara, batman ve hatay'da birer sinema salonunda oynuyor görünüyor. bir süre sonra dvd'si çıkar herhalde ya da malum ortamlara düşer ama şu an yok.

Bay Kavun dedi ki...

Ben de festivalde izlemiştim ve bir iki sinema salonunda, ancak aylar sonra, ite kaka ve zorlamayla gösterime girdiğini biliyorum. Üstelik internette, online izleme sitelerinde ve torrentte hiçbir kopyası da dolaşmıyor. Aylar boyu sinema salonlarını işgal eden hepsi birbirinden kötü filmleri ve onların IMDB'de aldıkları yüzbinlerce oyu düşündükçe insan üzülüyor, bu başyapıtı kaç yüz bin kişi görme fırsatı buldu acaba? Hakikaten de bir başyapıt, siz de çok güzel yazmışsınız.

kurşunkalem dedi ki...

genelde böyle filmleri sevmem, yani içimi karartırlar ama a separation'ı gerçektende çok sevdim.hiç ağır olmaması bir yana çok akıcıydı. kızılırmak sineması olmasa ne yapardık bilmem.

Yağmurdan Önce dedi ki...

cok guzel bir kritik yazisi olmus.

Alchemist dedi ki...

Anlatımın Rashomon'u hatırlattı bana?

Çavlan dedi ki...

alchemist: izlemedim rashomon'u ama konusuna bakınca pek benzetemedim, o şekilde bir "suç" yok bu filmde.

Bokolog dedi ki...

Ne yapıp edip bu filmi bulmalıyım!

Alchemist dedi ki...

hakim yerine bizim oturmamız, yalanlar ağı gibi ifadeler hatırlattı sadece. yoksa konu bambaşka anladığım kadarıyla.

Watcha! dedi ki...

Iran'daki adalet sistemi, din anlayisi, kulturel durum, sosyal iliskiler... O kadar cok sey var ki bu filmde. Dinin baskici gucunu sadece bir tutam azalttigimizda Turkiye'yi ve Turk insanini da cok andiriyor.

Kayhanoviç dedi ki...

Bu filmin torrenti falan yok mu?

Onur Ç. dedi ki...

çavlan, sen nerde izledin bu filmi?

Çavlan dedi ki...

sinemada. büyülü fener'de izlemiştim ama orda oynamıyor artık sanırım, istanbul'da da bir sinemada görünmüyor şu an. işte seans bilgileri.

Onur Ç. dedi ki...

kursağımızda bıraktığın için sağol .)

Avukat dedi ki...

Gözümüz açık olsun, ben umutluyum maximum bir kaç aya ya torrente düşer ya dvd olarak çıkar inanıyorum buna (:

adonis dedi ki...

okudum çok etkilendim.
filme nasıl ulaşabilirim ?
izmirdeyim. özelden ulaşabilir misiniz bana ? epeydir takip ediyorum zaten sizi , arada da rahatsız ettim çok :)şimdiden teşekkürler.

Çavlan dedi ki...

adonis: inanın bilmiyorum filme nasıl ulaşabileceğinizi, ben sinemada izlemiştim, yani ne yazık ki benim de elimde bir kopyası bulunmuyor.

Burakged dedi ki...

Film şu an Beyoğlu Yeşilçam sinemasında gösteriliyor, ben de vizyonda kaçırdığıma hayıflanırken bugün gidip izledim. 1 eylül tarihine kadar programda gözüküyor, bilginize.

Onur Ç. dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Onur Ç. dedi ki...

bugün gideceğdim, gidemedim. iki bayram arası gitmeye niyetliyim ama. eminim bütün dünya yorumlarımu merakla bekliyor olacak.

antique dedi ki...

yazıyı okudum da, bütün filmi anlatmışsınız nerdeyse.. hiç izlemeyenlere de birşeyler bıraksaydınız daha mı güzel olurdu acaba?

Çavlan dedi ki...

antique: bilmem, öyle mi olmuş? "filmde olanlar" açısından bakınca filmin on beşinci, en fazla yirminci dakikasına kadar olanları ancak anlattım diye hatırlıyorum.