9 Aralık 2009 Çarşamba

Aşk Hastalığı

Aşk romanı görünümünde, ama aşk romanı olmayan bir kitap. Sözde aşkı anlatıyor, ama aslında anlatmıyor, aşkla -en azından 'hastalık' olmayan formuyla- uzaktan yakından ilgisi yok anlattıklarının; varoluşsal roman diyebileceğimiz bir eser var ortada. Kişi: kendisi ve çevresi. Bunun üzerine Aşk Hastalığı.

Hayatları evler, yazlık evler, arabalar, lüks restoranlar, markalı giysiler vs. ekseninde dönen evli ve çocuklu iki ortayaşlı insan gün geliyor, yaşamlarının ne anlamsız olduğunu fark ediyor ve aşık olarak yaşadıklarına anlam katmaya karar veriyorlar. Yani aşık oldukları için hayatlarının muhasebesini yapmaya koyulmuyorlar, hayatlarından sıkıldıkları için aşık oluyorlar. Bu iki insan birkaç gün içinde eşlerini, çocuklarını, işlerini ve evlerini bırakarak, yaşamlarını darmadağın ederek birlikte uzaklara gidiyorlar. Ama 'sonsuza kadar mutlu' yaşamıyorlar bunun üzerine. Bilinçdışı karmaşaları yüzeye çıkıyor, varoluş duvarına tosluyorlar.

Levent Mete aynı zamanda psikiyatrmış ki bunun bu kitap üzerinde inanılmaz etkisi olmuş bence. Karakterlerin çatışmaları, kederleri, derinlikleri, suçlulukları olağanüstü gerçekçi işlenmiş. Yazar aynı zamanda hikayeyi iki kahramanın ağzından ayrı ayrı anlatıyor. Bir bölüm kadının, sonraki bölüm erkeğin ağzından ilerliyor ki sonlarda bu iki karakter birbirine benzemeye başlıyor, sanki zihinleri birbirine karışıyor. Akademik gözle okunduğunda Levent Mete'nin neredeyse kitap boyunca psikoloji/psikiyatri dersi verdiği görülebilir, ama bunu işin içine edebiyat katmayı ihmal etmeden yapıyor.

Sonuç olarak Aşk Hastalığı okurlara tavsiye edebileceğim bir roman, işin garibi bana -belki de konu açısından- çok hitap etmeyen bir roman oldu, açıkçası bir an önce bitireyim de yeni kitaba başlayayım diye hızlı hızlı, biraz da sıkılarak okudum. Fakat hakkını teslim etmek gerek ki, bu duygularla okurken bile ustalıklı bir roman olduğunu görebildim. Eğer varoluş üzerine kitaplar okumaktan hoşlanırsanız, buyrun, okuyun bu kitabı. Dili de son derece akıcı olduğundan rahat ve keyifli bir okuma olacaktır.


(Görseli Joe Beale'in blogundan aldım;
Existantial Crisis isimli çalışması.)

4 yorumcuk:

comestos dedi ki...

Levent Mete'nin Büyücüler diye bir kitabını okumuştum, fena değildi. Güzel inceleme yazısı olmuş.

Blogunuz harika bu arada.

Ferda dedi ki...

Levent Mete'yi hiç okumamıştım. Bu tanıtım yazısından sonra kesinlikle okumak isterim. Teşekkür...

Bence de blogunuz harika!

Joe Beale dedi ki...

Hey, nice to meet you. Just saw this from a long time ago - glad you like my image! Best wishes, Joe

Çavlan dedi ki...

hi joe, it's really kind of you to leave a comment here, your artworks are amazing! cheers